logo

Az Öte Yapın Otelinizi, Sayın Bakan


facebooktwitter
Mustafa Gündoğ
mustafa@bodrumhaber.com

Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy’un şirketi ETS Grup’a ait olan, Adalıyalı’da  toplam 124 bin metrekarelik alanda inşa edilecek “Maxx Royal Bodrum Oteli” için 8 Mayıs Çarşamba günü Mazı’da bakanlık tarafından Çevre Etki Değerlendirme (ÇED)  toplantısı düzenlendi.”

Dün yapılan bu toplantı, keyfi bir toplantı değil, yasalarımıza göre yapılması zorunludur. Basında çıkan haberlerden mutlaka izlemişsinizdir. Bodrum halkı, toplantıya duyarlılık göstererek yoğun katılım sağlamıştır.

Bak ne güzel, Devletimiz bir şey yaparken bize soruyor.” diye düşünebilirsiniz. Uluslararası anlaşmalara göre, zorunlu olmasa soracağını zannetmiyorum. Devlet yatırımlarından da bellidir. “Ben sizin için en iyisini düşündüm” der, yapar, geçer.

Bodrum’da yapılan imar planları kimseye sorulmadan yapılır. “İlan ettik itiraz etseydiniz” der ve olayı kapatırlar. İlan nasıl yapılır, valilik ve belediye binalarında ilan panosuna asılır ve bakanlığın ve/ veya belediyenin web stiesinde yayınlanır.

Sanırlar ki, halk her gün belediyenin ilan panosuna bakarak hayata başlıyor veya web sitesine. Yaptım mı yaptım, oldu mu oldu. Hani hepimiz teknik eleman olsak neyse, harita ya da plan okuma beceriniz yoksa, neye itiraz edeceksiniz ki.

Bodrum koyları bu şekilde talan edilmek isteniyor adına da kalkınma, büyüme ve her şey turizm için deniliyor. Bizler olayı, atı alan Üsküdar’ı geçtikten sonra fark ediyoruz.

Gelelim Adalıyalı toplantısına.

Yapılması planlanan otel dört yüz kişiye iş verecek, bu yatırım işsizliğin önüne geçecekmiş. Bak sen! hiç düşünemedik biz, aklınızla bin yaşayın, demek geliyor insanın içinden. Lakin katılımcılardan Erdem Ağan gerekli cevabı vermiş “400 personel değil, 25 bin kişi ekmek yiyor yani bu ve benzeri yatırımlar gerçekleşirse, 25 bin kişi direkt yada dolaylı olumsuz etkilenecek.

“Bodrum Dünya markası olurken, mavi yolculukla olmadı.” iddiasında bulunan bir katılımcı işi abartarak Bu koyda mevcut alanın kanunsuz olduğu vurgulandı, buna karar verecek olan Devlettir. Sizin o kanunsuzlukları haykırmanız, çok bir şey değiştirmiyor.” diyerek devam ediyor konuşmasına :

Bodrum’un, kayda alınabilecek bir destinasyona sahip olması için ihtiyacı var, Bodrum’un bu tür markalara ihtiyacı vardı. Bu markalar gelmediği sürece, yarın deniz turizmi de olmayacak”

Umarım dememiştir bütün bunları…

Yani ne diyor katılımcı siz istediğiniz kadar kendinizi yırtın, bu yatırım olacak. Nede severmişsiniz Bodrum’u, ne kadar çok düşünürmüşsünüz bizleri, Allah sizleri başımızdan eksik etmesin.

Devlet karar verirmiş kanunsuz olup olmadığına. Sizin bildiğiniz yanlışı, biz düzeltelim sayın katılımcı, Devlet siyasi bir organizasyondur, içinde yaşayanlarla birlikte. Sanırım hükümet yada iktidar demek istediniz, biz sizi yanlış anladık.

Sizin o kanunsuzlukları haykırmanız çok bir şey değiştirmiyor” diyor ya, bu ne şiddet, bu nasıl bir söylem, korkumu salmaya çalışıyorsunuz? Bir projeyi savunmakla, sahiplenmek birbirinden farklı şeylerdir.

Güney Şirin güzel söylemiş: “Yatakhane yapmakla, turizmcilik birbirine karıştırılmamalı.”

Katılımcı arkadaşlarımızı duyarlılıklarından dolayı kutluyorum. Katılımcılar arasında Bodrum Belediyesinden gözlemci var mıydı, çıkan haberlerden gözüme ilişen yok. Yıkım işlerinden zaman bulamamış olabilirler. Bu işi iyi bildiği iddia edilen, kerameti kendinde gören, yetkili, etkili birileri katılabilirdi. Başkanın dizinin dibinde oturmak, belkide işine gelmiştir.

İşin en can alıcı açıklaması Çiftlik Mahallesi Muhtarı Halil Köse ‘den geliyor: “Toplantının yeri burası olmamalı, Adalıyalı Çiftliğe 6 km uzaklıkta iken, siz 30 km uzaklıkta toplantı yapıyorsunuz, bu toplantının yeri burası değil , bu toplantı yeniden yapılmalı”

Toplantıya katılıp, söz alan arkadaşların çoğu bu işte mahirdirler. Düşünceleri ve ifadeleri son derece önemlidir. Yetkililerin değerlendirme yaparken, söylenenleri önemsemeleri gerekir. 

Az öte yapın otelinizi Sayın Bakan

Bulunduğunuz konum itibariyle, elinizdeki erki kendi faydanıza kullanırsanız, hem sizin, hem temsil ettiğiniz kurumun güvenilirliğine gölge düşürürsünüz.

“Koskoca Turizm ve Kültür Bakanı işini gücünü bıraktı kendisine tahsis edilen mülkün üzerine otel yapmaya çalışıyor.” söyleminin önüne geçemezsiniz.

Kanun, nizam bir yana işin meşruluğu tartışılacaktır. Onca, kazı yapılması öncelikli yer varken, talimatınızla arkeolojik kazıların oradan başlaması dahi, niyetiniz iyi olsa da, doğruluğu tartışılacaktır.

Bodrum’un faydasını düşünüyorsanız, yetkiniz alanında bulunan ve çok geniş bir alanı kapsayan “Turizm Merkezi “ olarak imar planında belirlenmiş alanda, parça parça imar planları yaptırmayın.

Yerel halkın sesine kulak verin. Halk kendi yaşadığı alanda şu ya da bu şekilde turizm kalkınacak diyerek, karın tokluğuna çalışır, köleler haline getirilmemelidir.

Bodrum turizminin geleceği hakkında çalıştay yapınız, referandum yapınız. Bodrum halkı, nasıl bir turizm istiyor? Turizmin ekonomik girdileri halkı nasıl etkiliyor?

Aksi halde; Bodrum’da ne gereksiz nüfus artışı önlenebilir, nede trafik. Küçük sanayi siteleri, konut ihtiyaçları, kreş, sağlık ocakları, eğitim kurumları, emniyet, sosyal alanlar, enerji, su gibi saymakla bitmeyecek, ihtiyaçların temini sağlanabilir.

Bodrum’un şu anki içler açısı durumu ortadayken, “Saldım çayıra, mevlam kayıra” yatırımlarının önüne geçilmelidir. En kötü planlama dahi plansızlıktan iyidir.

Ölü bir kent yaratılma çabalarına, bir son verilmelidir. 

Bodrum’da Turizm’in son hali. Bu sabah okurumuzdan gelen e-posta, bakın ne yazmış: 

Günaydın , Mustafa bey

Yazılarınızı  ilgiyle izleyen birisiyim.

Ben,  Salı günü Stuttgart’tan, Sunexpress firmasıyla Bodrum hava alanına geldim.

2 karton sigara aldım  ve ödediğim  para 56,00 Euro.

Bakkaldaki perakende fiyatından  pahalı  !

Niye pahalı  olduğunu sorduğumda,  cevap ;

“Buraya  daha cok İngiliz turist iniyor,o yüzden Pound bazlı  fiyatlar” dendi.

“Ayrıca  burası Bodrum o yüzden fiyatlar böyle.”

2 Karton sigara dışarıda  bugün  300.00 TL

Gümrüksüz  satış  mağazasında  399.000 TL.

Bu bir Soygun değil mi  sizce ?

Kime nasıl  şikayet  edeceksin,aklıma  siz geldiniz.

 

Bu haberi mutlaka okuyunuz

“Biz sizleri ikna etmeye geldik,  ikna olmaya değil”

Share
#

SENDE YORUM YAZ

5+6 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • Bu gün 19 Mayıs 2019

    19 Mayıs 2019 Köşe Yazıları

    Atatürk ün Samsun a çıkışının Yüzüncü yıl dönümü.Çok az insan bu kadar zaman yaşıyor.Bir yüz yıl geçti.Anamla Babamın evlilik resmine bakıyorum ve o zamanla gurur duyuyorum.Bir yüz yıl içinde bana,çeyrek asırdan az bir zaman var. Allah nasip ederse görürüm.Etmese de yine şükür olsun iyisi ile kötüsü ile bu günlere geldim ve Bu üç çeyrek asırda bir kitaba konu olacak kadar çok şeyler yaşadım. Hayatımın son on sekiz senesini Türkiye de Bodrum da yaşıyorum. Bodrum kozmopolit bir sahil şehri. CHP'nin de kalesi gibi. Bu şehri CHP li beled...
  • Kimin Ne Kazancı Olabilir ki !

    18 Mayıs 2019 Köşe Yazıları

    Her birey yaşadığı alanda olup bitenleri eleştirme hakkına sahiptir. Yapılan eleştirileri, karalama olarak değerlendirmek, eleştiriyi yapanları baskılamak anlamına gelir. Yazılanları enine boyuna düşünmeden, kanun, yönetmelik bilmeden eleştirinin ötesinde, suçlamak yanlıştır. “Görev süresi henüz iki ayı doldurmamış bir belediye başkanını eleştirmek de neyin nesi oluyor.” diye sitem edenlere; testi kırıldıktan sonra eleştirsek ne olacak, demek doğru olacaktır sanırım. Düşünün ki; bir kuaföre gidiyorsunuz, acemi usta saçınızı, bıyığınız...
  • Şundan Bundan

    15 Mayıs 2019 Köşe Yazıları

    Sineğin Kanadından Otogardaki Belediyemiz Gıda Şirketine ait ücretsi konakladığım otoparkın çıkış noktasına geldiğimde her zamankinden farklı bir olgu gerçekleşti. Çıkışa izin veren bariyer açılmadı ama , onu idare eden emekçi kardeşim üzgün ve telaşla yanıma geldi: “Ağabey sana çok önemli bir haberim olacak, senin basın kartın iptal edilerek otopark konaklamasında geçersize aktarıldı.” Anladım. Borcumu sordum . 6 lira dedi hemen ödedim O emekçiyi gerçekten çok üzgün gördüm. Emekçi kardeşim biraz kendine gelince lafın gerisini söyleyebil...
  • “Bildiğini Bilme, Bilmediğini Bil”

    14 Mayıs 2019 Köşe Yazıları

    Ne kadar eğitimli olursak olalım bir yanımız halen ilkel. Zaman zaman, toplumsal olaylarda şiddet gösterenlere veya iktidara karşı yapılan eylemlerde “Şunlardan iki tanesini sallandıracaksın, bak o zaman bir daha yapabiliyorlar mı?” sözleri bir çoğumuza yabancı değildir. Sallandırdılar, sallandık, konu hiç bitmedi. Gücü kendisinde görenler, her türlü yaptırımı sonsuz olarak görmekte. Kaçak yapılaşmada uygulanan ilkel yöntemle, nereye varacak sınız? Bodrum’da kaçak yapılaşmayı önlemek için yapılmak istenen, güç gösterisinden öte git...