logo

Başkan Aras Tehdit Altında mı?

Dün, Bodrumgundem.com haber sitesinde Can Pulak’ın ”İnşaatla, Turizmin Savaşı” başlıklı yazısını okudum. Sayın Pulak; Başkan Ahmet Aras ile sohbetinde Aras’ın söylemlerini ve edindiği izlenimlerini kaleme almış.

Sayın Pulak’ın bu yazısını okumanızı tavsiye ederim. Beğendiğim ya da beğenmediğim için değil, bilgi amaçlı okunmalı yazı.

Dikkatimi çeken bölümleri sizlerle paylaşmak istiyorum…

Ahmet Aras’ı tehdit edip, kararından döndürmeye çalışıyorlarmış.” Bu söylem, bir makalenin arasına sıkıştırılıp geçiştirilmemelidir.

Geçmişte yaşanan bir olayı hatırlattı bu söylem. Zamanında Sayın Bodrum Belediye Başkanı Tuğrul Acar tehdit edilmişti, o tarihte Özgürlük ve Dayanışma Partisi Bodrum İlçe Başkanıydım. Partili arkadaşlarımızla durum değerlendirmesi yaparak bir basın açıklaması yaptık.

Bodrum Belediye Başkanı’na yapılan tehdit Bodrum’a yapılmış demektir, Bodrum’a yapılan tehdit bize yapılmış demektir. Sayın Başkanı tehdit edenler Bodrum Halkını karşısında bulur”

Yaptığımız açıklama, hangi partiden olursa olsun, halkın oylarıyla gelen belediye başkanının sindirilmesine karşı çıkarak, arkasında değil yanında olduğumuzu ifade edip, başkanın yalnız olmadığını, şehir eşkıyalarına gereğinin yapılacağını bildirmekti.

Peki Sayın Aras’ı tehdit edenler kimlerdir? Kamuoyuna açıklanmalıdır. Kendisi ve üyesi olduğu siyasi parti bu konuda ne yapmıştır? Bodrum Belediye Başkanı’nı tehdit eden eşkıyaları bilmek hakkımız.

Sayın Aras’a gerçekten bir tehdit varsa, bütün Bodrum Halkı Aras’ın yanında yer alacaktır. Bu tür söylemler sıradan söylemler değildir ve Bodrum Halkı gerçeği bilmelidir.

Can Pulak’ın yazısının içeriğinden devam edeyim. Sayın Aras, turizm ve inşaat sektörünü hasım haline getirecek açıklamalardan kaçınmalıdır. Bodrum’da yaşanan karmaşanın nedeni sektörler değil, yöneticilerdir.

İnşaat Yasağı” diye bir olay yoktur, turizm sezonunda bu işlerin düzenlenmesi vardır. Başkan inşaatı yasaklamak istiyorsa,Temmuz Ayı Belediye Meclis Toplantısı’nda konuyu gündem yaparak, iki ay süreyle yasaklayabilir. Kanunen Belediye Meclisi yetki dahilindedir.

Bodrum Ticaret Odası İnşaat Meslek Komitesi, yaklaşık 15 yıl önce turizm sektörüyle toplantı yaparak, yapılan inşaatların turizme zarar vermemesi konusunda ciddi bir çalışma yapmıştır. Bu çalışma geliştirilmiş ve güncel olarak durmaktadır. Zamanın hiçbir yöneticisi bu çalışmayı dikkate almamıştır.

Her gelen Amerikayı yeniden keşfetmesin…

Sayın Pulak’ın yazısında yer alan kaçak yapılarla ilgili yıkımlara gelince, merak ettim yıkılan 36 adet kaçak yapı neredeymiş?

Kaçak yapıyla mücadele; ne tek başına belediyenin, nede kolluk kuvvetlerinin işidir. Yargı da bu konuda gereğini yapmalıdır. Kaçak yapı yapanlar ,TCK 184 den yargılanır. Bu kanun içinde affı da bulundurur, evet kaçak yapı yapan hapis cezası alır, yapı yapılan yer eski haline getirilirse dava düşer veya ceza kalkar.

Hukuk işlemezse adalet olmaz. Sonuçta adaletli olmak zorundayız. Yol göstermeliyiz. Halkı yanıltmamalıyız.

2 B’den araziyi almışlar, 2 milyona kaçak villa yapmışlar, biz yıkmaya gelince de garibanla uğraştığımızı söylüyorlar. Garibanla değil, Bodrum’un sırtından yasalara aykırı servet sahibi olanlarla uğraşıyoruz…’’

Yukarıdaki türden açıklamalarla sonuca gitmek olası değildir. Uyduruk bir kanunla “İmar Barışı” evet uyduruk bir kanun. Neden mi? Bu kanunla ilgili olan, tüm kanunlara aykırıdır. Önce yapan aklanır, sonra yapan cezalandırılır.

Belediye kendi kaçak yapılarına işlem yapmadan, halkın kaçaklarına ceza yazamaz. “Ali Kıran Baş Kesen” misin demezler mi adama. Sormuştum tekrar sorayım, belediyede ve geçmiş ve günümüzde seçilmişler dahil, kimler “İmar Barışı” dan yararlanmıştır.

Sayın Pulak, uygulamalardaki çifte standardı ve haksızlığımızı haklıymış gibi göstermek, sizinde iyi bildiğiniz gibi, baskıcı rejimlerin yöntemleridir.

Siz, vatandaşa kanuni hakkını kullandırmazsanız, vatandaş kendi yöntemini belirler.

Güvercinlik Mahallesinde yaşanan olay gibi, evet yapı kaçak, kanunlara uygun değil, yapılan yazışmalarda, verilen hükümlerde de yanlışlık yok gibi. Lakin yıkılan binanın sahibi imar hukukuna vakıf olasaydı, Bodrum belediyesi bu binanın tamamını yıkamazdı. Yargı; binanın yasalaşıp yasallaşamayacağına göre karar verirken, belediye kendi vatandaşına bu hakkı kullandırmamıştır.

Binası yıkılan Şafaktan Öztürk’e ceza yağdıracaklarına “burada imar var, projeni çiz getir, fazlalıkları kaldır” demek yerine, Bodrum’un bütün kaçağının sorumlusuymuş gibi işlem yapılması, onlarca kolluk kuvveti ile sanki terör örğütüne operasyon yapılıyor görüntüsü verilmemeliydi.

Yapılan yıkım ve yıkımcıklar, basını davet ederek veya basına servis edilerek yapılmasında ne amaçlanmış olabilirdi. Şafaktan Öztürk’ün 2B den arazi alması suç mudur? Evet garibana yetti gücünüz, şimdilerde İmar Barışına Başvuru yapan ve 31/12/2017’ den sonra yapılan devasa inşaatlara bu işlemi yapabilecek misiniz?

Sorun bakalım Sayın Pulak, yıkımlarda öncelik verilen yerler mi var, yoksa alınan karar tarihlerine göre mi uygulama. Sorun bakalım on yıllardır Güvercinlik Mahallesi’nde İmar Planı varken, kim ve kimler ne amaçla imar yokmuş muamelesi yapmıştır.

Binası yıkılan vatandaş idari yargıya gitmiş, ancak mahkeme sonucu Bodrum Belediyesi tarafından beklenmemiştir. İmar Barışı süresi uzatılmadı belki haziran sonunda bir 3 ay daha uzatabilirler. Geçmişten gelen yaklaşık 7 bin kaçak yapı yıkım kararı olduğu söylenmekte, bunlar tek tek kontrol edilecek mi, başvuru yapmayanlar için yıkım işlemi yapılacak mı?

Binalarının yasal olduğunu sanarak konut, iş yeri alan binlerce insan var. Sorunun değil çözümün parçası olacaksak, akşam düşündüğümüzü sabah işleme koymayacağız.

Bodrum Belediyesi işi iyi bildiğini iddia eden, kılavuz kargadan kurtulmadıktan sonra ve çözüm halkla içselleştirilmezse, kargaşa devam edecektir.

Herkes kendine bakmaz, komşusunu şikayet eder.

Sayın Pulak kaleminize sağlık, en azından Başkanımızın ne düşündüğünü öğrendik sayenizde, lakin kimse Başkan’ın iyi niyetini ve kişiliğini sorgulamıyor….

Share
#

SENDE YORUM YAZ

5+10 = ?

gaziantep escort