logo

“Bir musibet,


facebooktwitter
Mustafa Gündoğ
mustafa@bodrumhaber.com

“Bir musibet, bin nasihatten iyidir” diyerek başlamak istedim. Bazen insan, içinde bulunduğu ortamdan dolayı gerçekleri gözden kaçırabilmekte. Hepimiz zaman zaman başımıza gelenlerden, ders çıkarmışızdır.

Çarşamba günü Başkan Kocadon tarafından açıklanan, “38 gün görev mahrumiyeti” cezası tamda bu anlamıyla musibet olarak görülmeli ve ders çıkarılmalıdır diye düşünüyorum.

Olay nedir, ne olmuştur diye yapılan açıklamaların karşısında açıklamada bulunmayacağım, şahsıma düşen buradan, Başkan Kocadon’a geçmiş olsun demekten öte gitmeyecektir.

Geçmiş olsun Başkan Kocadon …

Kim ister ki böyle olmasını, elbette kimse istemez. Bu olayda fırsatçılık yapıp sevinenler, sevinmeyeler gruplaşmalarına taviz vermemek gerektiğine inanıyorum. Bizim kültürümüzde yoktur müşküle düşene, oh olsun demek.

Keşke olmasaydı, keşke yaşanmasaydı…

Çarşamba günü Başkan Kocadon açıklamayı yaptıktan sonra, gözümde geçmişte yaşanmış hak mahrumiyeti ve özgürlüğünün kısıtlaması canlandı.  O gün, zil takıp oynayanların, bu gün tam tersi bir tavır içerisinde olduklarını görüyorum. Göbeğini kaşıyarak “hapisten çıkamaz” diyenler, kimseciklerin olmadığı yerde mutluluklarını gizleyemeyenler, nasıl olduysa özgürlüğüne kavuştuğu günden bugüne, yanından ayrılmadılar.

Kim ister ki dedim ya, burada ki “kim” den, aklı başında olan bireyleri anlamak gerekmektedir. O, bu, şu diye sınıflandırmak, yanlış sonuçlar doğurabilir.

Demiştim demeyeceğim ve bundan sonrada diyeceklerime devam edeceğim, dip notunu düşerek asıl belirtmek istediğim konuya geliyorum.

Sosyal medyada, Başkan Kocadon’un verilen hak mahrumiyeti ile ilgili paylaşımlara baktığımda, konudan bir haber, goygoyculuk tan öte gitmeyen söylemler görmekteyim.

Biz senin yanındayız…

Yürü be başkan…

Adalet bir gün yerini bulacaktır…

Sen dik dur arkandayız…

Daima omuz omuza, hep birlikte ve her zaman seninle Başkanım…

Bu da geçecek.

Gülmek Devrimci bir eylemdir…

Aklı sıra sevinenler yaratıp ve bunlara akılları sıra kapak yapmaya çalışanlar v.s v.s

“Kafamda deli sorular …”

Serdar Ortaç’ı dinlemesem de, birden bu sözleri mırıldandım kendimce, baktım ki albümün adı “Kara Kedi”

Şu goygoyculuğu bırakıp, kendimize düşen geçmiş olsun dileklerimizi iletip, süreç içerisinde konuyu anlayıp dinledikten sonra kanaat belirtilmesi gerekiyorsa, belirtmekte fayda var diyorum.

“Yok biz öyle yapmayız” diyorsanız, Başkanı istenmeyen bir durum içerisine sokabilirsiniz.

Geçmişten başlayarak sormak isterim…

100 gün ceza evinde kaldığında yanında mıydınız?

Başkan Hapisteyken, çoluğunuzdan çocuğunuzdan siz mi uzak kaldınız?

Başka bir partiden seçilmiş Belediye Başkanıyken, o durumdan yararlanıp kendi adayınızı çıkardınız mı?

Çıkardığınız adayı, meclis çoğunluğuyla başkan seçtirdiniz mi.

Yanındayız diyenler, bir gün gidip “şu konularda yanlış yapıyorsun” dediniz mi ?

Benden sonrası tufan, kral öldü yaşasın yeni kral diye mi düşünüyorsunuz?

Kaos ortamından yararlanıp, ben Başkanı daha çok seviyorum oyunu mu oynuyorsunuz ?

Davanın içeriğini ve kararın ne olduğunu, biliyor musunuz ?

Duygusal mı davranıyorsunuz, yoksa Bodrum’da olan biten her şeyi onaylıyor musunuz?

Ne desem boş…

Hız limitini aşıp, kaza yapan yaralı sürücüye, “adalet bir gün yerini bulur, sen dik dur,biz daima seninleyiz” demek gibi bir şey bu.

Neyse uzatmaya gerek yok, herkes fikrini açıklamakta özgür, ama fikrini açıklamakta. Kimseyi eleştirmek için yazmadım, gözüme çarpanları sıralayayım dedim.

Geçmiş olsun Başkan ve geçecek başka dertlerin olmasın…

Share
#

SENDE YORUM YAZ

1+1 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • Bu gün 19 Mayıs 2019

    19 Mayıs 2019 Köşe Yazıları

    Atatürk ün Samsun a çıkışının Yüzüncü yıl dönümü.Çok az insan bu kadar zaman yaşıyor.Bir yüz yıl geçti.Anamla Babamın evlilik resmine bakıyorum ve o zamanla gurur duyuyorum.Bir yüz yıl içinde bana,çeyrek asırdan az bir zaman var. Allah nasip ederse görürüm.Etmese de yine şükür olsun iyisi ile kötüsü ile bu günlere geldim ve Bu üç çeyrek asırda bir kitaba konu olacak kadar çok şeyler yaşadım. Hayatımın son on sekiz senesini Türkiye de Bodrum da yaşıyorum. Bodrum kozmopolit bir sahil şehri. CHP'nin de kalesi gibi. Bu şehri CHP li beled...
  • Kimin Ne Kazancı Olabilir ki !

    18 Mayıs 2019 Köşe Yazıları

    Her birey yaşadığı alanda olup bitenleri eleştirme hakkına sahiptir. Yapılan eleştirileri, karalama olarak değerlendirmek, eleştiriyi yapanları baskılamak anlamına gelir. Yazılanları enine boyuna düşünmeden, kanun, yönetmelik bilmeden eleştirinin ötesinde, suçlamak yanlıştır. “Görev süresi henüz iki ayı doldurmamış bir belediye başkanını eleştirmek de neyin nesi oluyor.” diye sitem edenlere; testi kırıldıktan sonra eleştirsek ne olacak, demek doğru olacaktır sanırım. Düşünün ki; bir kuaföre gidiyorsunuz, acemi usta saçınızı, bıyığınız...
  • Şundan Bundan

    15 Mayıs 2019 Köşe Yazıları

    Sineğin Kanadından Otogardaki Belediyemiz Gıda Şirketine ait ücretsi konakladığım otoparkın çıkış noktasına geldiğimde her zamankinden farklı bir olgu gerçekleşti. Çıkışa izin veren bariyer açılmadı ama , onu idare eden emekçi kardeşim üzgün ve telaşla yanıma geldi: “Ağabey sana çok önemli bir haberim olacak, senin basın kartın iptal edilerek otopark konaklamasında geçersize aktarıldı.” Anladım. Borcumu sordum . 6 lira dedi hemen ödedim O emekçiyi gerçekten çok üzgün gördüm. Emekçi kardeşim biraz kendine gelince lafın gerisini söyleyebil...
  • “Bildiğini Bilme, Bilmediğini Bil”

    14 Mayıs 2019 Köşe Yazıları

    Ne kadar eğitimli olursak olalım bir yanımız halen ilkel. Zaman zaman, toplumsal olaylarda şiddet gösterenlere veya iktidara karşı yapılan eylemlerde “Şunlardan iki tanesini sallandıracaksın, bak o zaman bir daha yapabiliyorlar mı?” sözleri bir çoğumuza yabancı değildir. Sallandırdılar, sallandık, konu hiç bitmedi. Gücü kendisinde görenler, her türlü yaptırımı sonsuz olarak görmekte. Kaçak yapılaşmada uygulanan ilkel yöntemle, nereye varacak sınız? Bodrum’da kaçak yapılaşmayı önlemek için yapılmak istenen, güç gösterisinden öte git...