logo

Bir yerden başlamak lazım…


facebooktwitter
Mustafa Gündoğ
mustafa@bodrumhaber.com

Delinin biri çıkmış, dört direk dikmiş ve bu alan benimdir demiş, tüm akıllılarda inanmış. Bu rivayetten yola çıkarak, mülkiyet hakkı belki de böyle doğmuştur. Zaman içerisinde de kutsamışız mülkiyet hakkını. Buna karşı çıkanları da suçlamışız, şu yada bu şekilde.

Toprak, hava ve suda mülkiyet olmamalıdır.

Ne demiş Şeyh Bedreddin ;

“Yârin yanağından başka her şey ortaktır, ektiğin toprak senindir, diktiğin ağaç senindir” diyerek, toprağın, üretimin toplumsallığını ifade etmiştir.

Anlayana…

Mevcut durum farklı elbette.

Mülkiyet hakkı, mevcut anayasamızın teminatı altındadır. Anayasamız diyor ki ;

“ANAYASA MADDE 35

Herkes, mülkiyet ve miras haklarına sahiptir.

Bu haklar, ancak kamu yararı amacıyla, kanunla sınırlanabilir.

Mülkiyet hakkının kullanılması toplum yararına aykırı olamaz.”

Her ne kadar mülkiyet hakkını teminat altına almış görünse de anayasamız, toplum yararına gönderme yaparak, “Evet bu mülk senindir ama kafana göre kullanamazsın.” demiş.

Kapitalist sistem içerisinde , hüküm ve tasarrufunun, kendimizde olduğunu iddia ettiğimiz kara parçalarının, kullanım şeklini yasalarımız sınırlandırmıştır. Medeni Kanun başta olmak üzere, birçok kanunla mülklerimizin nasıl yönetileceği belirlenmiştir.

Çok detaya girmeden mülkleri; özel ve kamu diye ikiye ayırdığımızda, özel mülklerin hüküm ve tasarrufu, kendimizde olurken, kamu mülklerinin hüküm ve tasarrufu dolaylı olarak yine bize aittir.

Aslen, kullanım hakkına sahip olduğumuz mülklerin gerçek sahibi, bizler değiliz. Çok şey söylenmiştir bu konuda.

“Mal sahibi, mülk sahibi, hani bunun ilk sahibi” diye boşuna dememişler. Kısaca götüremediğimiz hiçbir şey bize ait değildir. Bir nevi hepimiz işgalciyiz de denilebilir.

İşgalciliği abartmamak gerekir.

Tamam, miras kalmış olabilir, para vererek almış olabilirsiniz, mülkiyet hakkı kutsaldır diyerek, yasa dışı davranamazsınız. Bu kısım yasa uygulayıcıları ve özel mülk sahipleri arasında bir ilişki gibi görünse de, toplumu rahatsız edici durumda hepimizi ilgilendirmektedir. Yasalar hiçe sayılırsa, toplumsal barış bozulur.

Özel mülkiyetlerinizdeki hüküm ve tasarrufunuzun sınırlarını aşıp kamu mülklerinde hüküm sürmeye kalkarsanız, toplumun sizin dışınızda kalan bireylerini, karşınıza alırsınız.

Yer, Konacık Mahallesi, Derviş Sokak, yaklaşık 5 bin metre karelik bir alan, içinde çam ve zeytin ağaçları var. Durumu bakımsız ve işgal altında. Mülkiyet yeşil alan, yani kamu malı.

Bizler sizin mülklerinize aynı işlemi yapsak siz ne yaparsınız? Kendinize yapılmasını istemediğiniz bir şeyi, kamu, yani halkın mülküne neden yapıyorsunuz?

Bu durum, sadece Konacık’ta bir alanda yaşan durum değildir, imar yolları işgal altındadır. Birçok site ve otele ait gibi görünen yollar , o yollara konulan bariyerler, gayri yasaldır.

Bir yerden başlamak lazım…

Her mahallenin 1/ binlik İmar Planı muhtarlıklarda asılı olsa, başta muhtar olmak üzere, mahalle sakinleri de kamu mülkleri konusunda bilgi sahibi olabilirler.

Bildiğiniz gibi imar planları alenidir. Bodrum Belediyesi web sitesi üzerinden planları yayınlamış olsa, bu konuda kimse belediye kapılarını aşındırmaz.

Her yurttaş, etrafındaki kamu mülküne sahip çıkmalıdır! Ben kapımın önünden başladım.

Ağaçlara uyarı tabelalarını kim çaktı?

Share
#

SENDE YORUM YAZ

6+1 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • “Bodrum’un Delisi”

    30 Mayıs 2019 Köşe Yazıları

    Sözcü Gazetesi, birkaç gün önce Başkan Aras’ın önceki söylemlerini derlemiş, yeni bir habermiş gibi tekrar yayınlamış. Haberin başlığı “Bodrum’a bir deli lazımdı, o da geldi”. Eyvallah hoş geldi sefa geldi. Deli olduğunuzda cezai ehliyetiniz yok demektir. Her türlü kuralsızlığı kendinize kural edinebilirsiniz. Bir standardı olmadığına göre, bu durumda “delidir ne yapsa yeridir” kuralı geçerli olacaktır sanırım. “El deliye, biz akıllıya hasret” diyerek ,sitem edebiliriz. Delilik iyi bir şey midir ki koskoca Belediye Başkanı, Bodru...
  • Bodrum Kent Konseyi

    23 Mayıs 2019 Köşe Yazıları

    Bodrum gibi rantın yüksek olduğunu yerlerde, adınız çıkmadan, iş takip ederek kazanç sağlamanın yollarından bir tanesi belediyeye yakın olmaktan geçiyor. İş takip etmenin iki yolu var. Ya belediyenin dışında olacaksınız, yada içerisinde. Dışında iseniz; belirli dernek ve kuruluşlarda aktif rol alacaksınız. Belediyenin içerisinde olarak iş takip etmenin en etkili yolu, belediye meclis üyesi olmaktan geçmektedir. Bugünkü konumuz belediye meclis üyeliği değil. Diğer bir yöntem ise ne içinde olacaksınız belediyenin, nede dışında. Ne dışın...
  • Penceremin Altındaki Balıkçılar

    22 Mayıs 2019 Köşe Yazıları

    37 yıl önce Kumbahçe Mahallesindeki Cevri Hasan Kaptanın evinde oturmak, bugün ve yarın Bodrum’da ayrıcalıklı yaşamakla eş anlamlıdır. Günümüzde bu değerlendirme geçerliliğini yitirmiş sayılabilir. Evin, yanı-yönü, üstü-altı, önü-akası ticari amaçla kullanılıp değerlendiriliyor da ondan yitirdi. Ev yerinde duruyor. Önemli ölçüde çarpıtılıp yamuklaştırılsa da iskelet sağlam özgün yapı hakkında fikir verecek görüntüler de var. Eski sessizliği, estetiği yok artık. Geride gelmez. Kaptan köşkü gibiydi. Görüş açısı 180 dereceyi aşıyord...
  • Bu gün 19 Mayıs 2019

    19 Mayıs 2019 Köşe Yazıları

    Atatürk ün Samsun a çıkışının Yüzüncü yıl dönümü.Çok az insan bu kadar zaman yaşıyor.Bir yüz yıl geçti.Anamla Babamın evlilik resmine bakıyorum ve o zamanla gurur duyuyorum.Bir yüz yıl içinde bana,çeyrek asırdan az bir zaman var. Allah nasip ederse görürüm.Etmese de yine şükür olsun iyisi ile kötüsü ile bu günlere geldim ve Bu üç çeyrek asırda bir kitaba konu olacak kadar çok şeyler yaşadım. Hayatımın son on sekiz senesini Türkiye de Bodrum da yaşıyorum. Bodrum kozmopolit bir sahil şehri. CHP'nin de kalesi gibi. Bu şehri CHP li beled...