Güncel Haber Mustafa Gündoğ Yazarlar

Kılıçdaroğlu daha ne yapsın

Siyasetle, Siyasi parti sözcüklerinin anlamları genelde karıştırılmıştır. Bazen büyük laflar ederiz “Biz siyasetin üstündeyiz” diye, hani partiler üstü denilse anlaşılacak konu.

Siyasetin üstünde olmak

Siyaset “Yurt ve devlet işleriyle ilgili anlayış, görüş, tutulacak yol ve yöntem” basit tanımı budur

Siyasi Parti “Ortak düşünce ve görüşteki kişilerin oluşturdukları siyasal topluluk” olarak tanımlanır.

Her iki tanımda Türk Dil Kurumuna aittir.

Sözcüklerin anlamlarından da anlaşıldığı gibi partilerin üstünde örgütlenme yapabilirsin “Ulusal mutabakat gibi” Ancak siyaset üstünde olmak  ,konu yurt ve devlet işleriyse beyhude bir davranıştır.

Siyasetin üstüne çıkmadan konuyu siyasi partilere getireyim. Bodrum yerelinde mecliste grubu bulunan, bulunmayan bir çok partinin örgütlenmesi var, varda varlıklarını hissetmek önemli, hissedilen bir durum var mı, elbette ki yok. Siyasi parti yönetimlerinin rutin işlerinin dışında, siyasetin anlamınıda öğrendiğimize göre, işlevi olmalı.

Kağıt üzerinde maşallahları var

Bodrum’da siyasi parti yönetimleri merasim mangası gibi, bayram -seyran, kutlama- anma, nişan- düğün, doğum- ölüm, açılış v.s gibi işlerden yoruldukları için yurt ve devlet işlerine mecalleri kalmıyor olacak ki ,bu işlerde ne yazık ki varlık gösterememektedirler.

Bodrum’un sorunları buzluğa konulmuş, gelecek nesillere miras olarak bırakılmak üzere durmakta.

Kimse kimseye seste çıkartmıyor, can ciğer kuzu sarmaları ,hepsi yüksek perdeden siyaset yapıyor sanırsın ülke kurtaracaklar. Dedikodu bol ama nezaketen, siyasi terbiye gereği herkes her şeyi görmezden geliyor.

Bazen yaptığımız haberlerden sıkılıyorum, magazinci gibi hissediyorum kendimi. O ordaymış , bu buraya gitmiş, o geliyormuş, bu gidiyormuş.

Hiç unutmam unutamam da ;Akil Adamlar gelmişti Bodrum’a ,yerel basınla toplantı yapmaya basına haber vermeden, haber alan arkadaşlar gidince de toplantıya sokmamışlardı, klinik bir vaka olarak belleğimde hep saklıdır.

Milletvekilleri gelir ,niye gelir bilinmez. Ben biraz ego tatmini olarak görüyorum, mecliste varlıkları olmadığı için gideyim köye de vekil görsünler dercesine. Bir defasında vekilin biri ,Çarşamba kahvaltısı adlı 25 yıldır geleneksel olarak devam eden  toplantıya katılmış, Çarşamba kahvaltısı müdavimlerine bir soru sormuştu cevabını dinlemeden kahvaltısını bitip çekip gitmişti. Şimdilerde duyuyorum Büyükşehir Belediye Başkanlığına göz dikmiş, hayırlısı ne diyeceksin Allah’ta onu öyle yaratmış.

Son dönemde ülke gündemlerinden biriside  şeker fabrikalarının özelleştirilmesi. Karşı duruş sergileyende ,en çok eylem yapan da Cumhuriyet Halk Partisi. Laf döndü dolaştı CHP ye geldi diyeceksiniz ama, diğerlerinden umudu kestiğim için çaresiz konu CHP olacak.

Geçtiğimiz Salı günü CHP Genel Başkanı Sayın Kılıçdaroğlu Grup toplantısında Şeker Fabrikalarının özelleştirilmesiyle ilgili yerinde açıklamalarda bulundu, bana göre en can alıcı bölüm ;

“Bakın bir şeker pancarı üreticisi Nihat Babaözlü şöyle diyor: “Ben geceleri uyuyamıyorum, gözümüz gibi baktığımız bebeklerimizin zehirlenip kanser olduğunu göreceksiniz. Bunun sonu buraya gidiyor” diyor.”

Ve ekliyor

NİŞASTA BAZLI ŞEKERİ KİM KULLANIYORSA, ONUN ÜRÜNLERİNİ SATIN ALMAYIN

Daha ne yapsın Sayın Genel Başkan. Bunu duyan il ve ilçe başkanları hemen harekete geçip bu ürünlerle üretim yapan ve satan kendi sınırları içerisinde bulunan tüm üretim yetkililerine uyarıda bulup, üretmemeleri gerektiğini izah ederek işe başlayabilirler.

Ya sonra ;

Başta parti üye esnaflarında, bu ürünleri üretenler varsa ,vaz geçirmelidirler.

Bu ürünleri satan üyeler uyarılmalıdır.

Partili Belediye Başkanları’yla toplantı düzenleyip almaları gereken önlemler konusunda eylemlilik talep edebilirler.

Mülki amirlerin bu konuda önlem alması istenebilir.

İl ve ilçe sağlık müdürlüklerine, sağlıksız ürün yapıldığı ve engellenmesi gerektiği ile ilgili dilekçeler verilebilir.

Tüketici dernekleriyle, topluma uyarı toplantıları yapılabilir.

Diğer partilerle bu konuda ortak çalışma yapabilirler.

Sağlıksız besin maddesi üretenler hakkında, Cumhuriyet Başsavcılıklarına suç duyurusunda bulunabilirler.

Bunların hepsi yapılabilir, yapılıyor mu hayır.Muğla ve ilçelerinde ben duymadım duyan var mı?

Ya Genel Başkanınızı dinlemiyorsunuz, yada umursamıyorsunuz.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Önceki yazıyı okuyun:
Bodrum’a İngiliz Akını

TURİZM sektöründe erken rezervasyon patlaması yaşanıyor. Muğla'da turistik tesisler yeni sezon için hazırlıklarını sürdürürken, yeni pazarlar ile bölgeye gelen turist sayısında artış bekleniyor. Geçen yıl 2...

Kapat