Güncel Haber Yazarlar

Hayır Gelmez!!!!

 

24 Temmuz  Gazeteciler ve Basın Bayramı. Her yıl bu tarihte , resmi ve ulusal bayramlara katılmamayı alışkı haline getiren Belediye Başkanı gazetecilerle buluşur kahvaltı eder

 

Bu yıl da öyle oldu.

Böyle oldu ama, “Bayram benim neyime/Kan damlar yüreğime.” Türküsünün teması  haline getirilen bu günde başkan 7 ay öncesinden ulaşacağı yeri işaret etti. Hem de aday olabilecekleri küçümseyerek, batan, acıtan gereksiz bir dil ve abartılı söylemle.

Mensubu olduğu fakat içine bir türlü sindiremediği partiyi kınamış, onun üyelerini küçümsemiş. Kendisinin aday olma koşulların sıralamış.

Bodrum Belediye Başkanlığı için kesinlikle adaylığını koymayacakmış Hedef Büyükkentmiş Salt haklarını istiyormuş (ne demekse) Meydanlara, ana arterlere, , liman otogara karışamadığı için  yükselen adrenalini harcayamadığı için paslanmış hissediyormuş.

Muğla’da %50 barajını aşan tek Belediye Başkanı kendisiymiş. İstenmemesine katlanamıyor, rıza gösteremiyor ve “öyle yağma yokmuş.”Halk neredeyse Kocadon oradaymış.

Cumhuriyet Halk Partisi geleneğinden gelen bir aileye mensupmuş.

Diğer taraftan kendisinin Erdoğan’ı öykündüğünü iştah ve derin bir takdir ve saygıyla anlatırken bilindiği gibi CHP ve onun bu günlerdeki durumuna alaylı bir üslupla yaklaşan Başkan, CH Partisinden kesinlikle ayrılmayacağını  dillendiriyor.  Bu arada bizim külahlar da gülüyor elbet.

Önce çelişki dolu yukarıdaki fikirler ve eylem kararları için birkaç söz edelim istedik.

Başkan önce mensubu yapıldığı partiyi içine sindirmeli.  CHP mutlak anlamda kimseye elbette muhtaç değil ve bu güne değin de olmamıştır. Abartılı, anlamsız ve boş laflara karnı toktur. Çünkü bu parti, Atatürk’ümüzün Türk Halkına armağan ve emanetidir.  Oyları %15 lere düşürenlerin şimdi yerlerinde yeller esiyor zaten.

Bodrum’a aday olsa seçilmesi olanaksız . Kendisi de biliyor bunu fakat bilmezlikten geliyor yeğliyor (tecahül-ü arif). Ayrıca Halk ta biliyor ve işaretlerini açıkça çeşitli şekillerde gösteriyor.

Salt haklarını istiyormuş. Anlaşılmayan, anlaşılınca da çeşitli yorumlara ulaştırılabilecek bir söylem.  Kocadon gökten zembille indirilmedi. Halkın değer ve itibarını kale almayanlardan ancak Halk hak isteminde bulunabilir.

Büyükkentin egemenliği dışındaki yerler Bodrum’a hiç yakışmayacak durumda. Bunca adrenalini onları ıslah ve düzeltme için harcasa pasını da gidermiş olur. Yarımada 65o km2 Kendisini engelleyeni söylesin Halk umarını hemen bulur.

Muğla’da %50 yi aşmış ama, zaten o miktar %60 tı. Yani indirdi. O yönden de Muğla’da tek. Diğerleri elliyi aşmadı ama yaşayan nüfus ve seçmen sayısına göre arttırdılar. Ne ise düşürdüğü %10 Sayın Gürün’e gitti de üzüntü olmadı. Bu durum aday olduğu takdirde Bodrum’da başkanlığın kaybedileceğini işaret ediyor.

Güneyde, “öyle yağma yok” diyenler için geçerli bir ironi dilendirilir.  “Yav sen Ali Güro baş kesen mi oldun. Allah’ına gurban” Buralarda daha kısa ve öz “Yaveeeş!.” Ne tatlı değil mi? Ayrıca neden yağma yok. 9 Yıldır talan edilen veya göz içine bakılarak yağmalanan yerlerin 650 km2 içindeki oranı açıklayıverme yürekliliği gösterilirse seviniriz.

Halktan çoktan koptu Kocadon zaten onun da, partisinin sıkıntısı da orada.  Ailesi, CHP geleneğinden gelen saygın insanlardan oluşmaktadır kendisi ise DP hatta Ağar kültür ve geleneğinin temsilciliğini unutmuş değildir.  (zamanında kendi söylemi) Geçmişten bu güne  konuda epeyce bilgiye sahibiz. Çünkü biz Bodrum’a geldiğimizde Başkanın yaşı 6 idi.

Başkanın bu tutumuna karşın CHP ilçe Başkanı ve yönetimi saat 16:00 da basın toplantısı yaparak  Kocadon’un Erdoğan için övgüleri ile CHP hakkındaki yergilerini kınayıp reddettiler. Ayrıca çöp sorununun bu denli uzamasının tek nedenin Başkan olduğunu kesin yargı niteliğinde bildirdiler. Evet eksik de olsa yapılması gerekeni yaptılar demek.

Kocadon hakkında dosya hazırlanıp Genel Merkeze gönderilecekmiş.Bu dosya olayı SHP zamanında da oldu. Rahmetlik Emin Anter hakkında hazırlanan dosya Muğla’da O zaman Genel Başkan olan Karayalçın’a verildi.

Anter‘in başkanlıktan alınması kararı çıkmıştı. Fakat sabah durum değişti. Ancak onunla seçimin kazanılabileceğine hükmedildiğinden dosya uygulanmadı. Kural, seçim kiminle kazanılabilecekse onunla gitmekti. Seçime gidildiğinde Başkan koltuğuna Sayın Tuğrul Acar oturdu.

Bize göre dosyanın içeriğinde  neler olmalı:

Bu güne değin dava konusu dosyalardan  ilişkilerle  ilgili alıntılar ve kişilerin siyasal tercihleri.

İhalelerin verildiği kişi ve firmalar . Siyasal tercihleri

Hizmet alınan firma ve kuruluşlar. Siyasal tercihleri.

İmar kolaylığı gösterilen şahıs ve firmalar, aracılar bunların siyasal tercihleri Ayrıca başka kanıtlanmış ilişkiler.

Böyle bir dosyanın içeriği, Kocadon’un yedi ay sonra gideceği yeri ayan beyan gösterir. Bu konularda bilgi kaynakları çok olmakla birlikte en önemlilerden birisi de  Sayın Mustafa Gündoğ’dur . Arşivinde aykırı işlemlerle ilgili bilgi depili. Bilinen şeyi saklamak alışkanlığımız olmadığından ismini vermekte sakınca yok.

Birkaç gün önce Soner Yalçın’ın köşe yazısında şöyle bir anlatıma rastladım: “Biliriz ki, gerçek en büyük devrimcidir.  Biliriz ki, gerçeklikten kopma/gerçek dışılık, farkındalığı öldüren duraksamadır.  Kendi yarattığına inanmak ise hurafe.

Evet pratik yoksa teori hiç demektir.

Bir yönetici teorisyen olduğunu iddia edenlerle, hurafe sokuşturuculara esir düşmüşse, boş anlamsız çelişkili girişim , söylem ve eylemlerin tutkunu olmuştur.

O artık dosyalıktır. Hayır gelmez!!!!

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Önceki yazıyı okuyun:
150 Liraya aldığı motosiklete,23 bin lira Otopark Ücreti

Bodrum’da bir otoparktan icra yoluyla yapılan satıştan aldığı motosiklet yüzünden evini kaybetme tehlikesiyle karşı karşıya kalan Nadire-İbrahim Caner çifti olanlara...

Kapat