Güncel Haber

Bodrum’da İlginç Bir Rüşvet-İrtikap Vakıası ve Cezası

 

Rüşvet; “ hukuki olmayan bir işin yapılması veya yapılmaması yoluyla haksız menfaat temin edilmesi ” şeklinde tarif edilen bir suçtur.

Rüşvet; insanlık tarihinde toplumsal hayatla birlikte ortaya çıkan çok eski bir suçtur.

Rüşvet; Osmanlı’dan beri ülkemizin başbelasıdır. İdarecilerdeki “mirî malı deniz, yemeyen domuz” zihniyeti, bu suçun temel kaynağıdır. Peçevi’ye göre Osmanlı’ya bu illeti bulaştıran ilk devlet-i ali muhteremi, Rüstem Paşa’dır. Elindeki padişah mühürlü belgesine rağmen işini bir türlü yaptıramayan 16.yy’ın ünlü Şairi Fuzuli’ye “Selam verdim; rüşvet değildir diye almadılar” dizelerini yazdıran suçtur rüşvet.
Aşıkpaşazade, bu illeti “söz kesen, dil tutan, iş bitiren” şeklinde betimlemiştir.

İlçemiz Bodrum’da, şimdiki yazılı kaynaklara göre bilinen ilk rüşvet-irtikap suçu 1793’te işlenmiştir. Bu vakıa ve yaşandığ dönem yaklaşık olarak şöyledir:

1770’de Osmanlı Donanması’nın tamamen yokedildiği Çeşme faciası yaşanır. Ardından, Akdeniz kıyısındaki diğer yerleşim merkezlerine saldıran Ruslar, 1773’de Bodrum Kalesi’ni bombardımana tutar; amansız bir direnişle karşılaşınca da çıkarma yapamaz.

Payitaht, vakit kaybetmeden Osmanlı Donanması’nın yeniden inşasına karar verir; tersanelere gemi yapımı için fermanlar yollanır. 1774 senesindeki Kapudan-ı Derya, Cezayirli Gazi Hasan Paşa’dır.Tarihimizdeki ilk Askeri Denizcilik Okulu’nu, yanında aslan gezdirmekle meşhur bu Paşa açmıştır.

1775 yılında Bodrum’da tersane kurulması için emir gelir. Etrafta bol ağaç ve güzel bir liman vardır. Tersanenin kurulmasıyla birlikte gemi imalatına başlanır… Kalyon imalatı için lazım olan kerestelerin bazıları cinsine göre Menteşe, Gelibolu, Turnalı, Çamur taraflarından; üstüpü Mısır’dan getirilir. Bodrum’da bol bulunan çakıl taşları, geminin ağırlık ve dengesini sağlamaya yarayan safra malzemesi olarak kullanılır.

1793’deki Kapudan-ı Derya ise, Sultan Selim’in(III) sütkardeşi olarak bilinen Küçük Hüseyin Paşa’dır. Bu Paşa da kendini donanmanın modernleşmesine adamıştır.

Aynı sene, Bodrum’da inşa edilen bir kalyon için Gelibolu’dan Yahudi çivicilerden iki ocak demirci gönderilir. Bu yetmez, iki de Kıpti demirci yollanır. Tersanenin sorumlusu, Liman Reisi Mehmet Kaptan adında bir zattır. Tersaneye istenildiği gibi nizam intizam verdiği için karşılığında rütbesi ve maaşı artırılmıştır. Ancak, Kapudan-ı Derya Küçük Hüseyin Paşa’nın kulağına bu zat hakkında rüşvet aldığı yönünde bazı haberler çalınır. Daha sonra, donanma Akdeniz’deki normal seferlerinin birindeyken garip, beklenmedik bir şey olur. Hava ve deniz fazla sert olmadığı halde gemilerden ikisi epey hasar alır. Kısa bir araştırmadan sonra bu iki kalyonun Bodrum tersanesinde imal edildiği anlaşılır…

Kapudan-ı Derya, ilk fırsatta Bodrum’a gider. İmalatı bitmiş bir kalyon denize indirilecektir. Kaza ahalisi yapılacak muhteşem tören için hazırlıklar yapmıştır. Kalyonun deryaya indirilmesi esnasında kullanılan alet edaevat yüzünden bir hayli sıkıntı yaşanır. Malzeme alımları sorumlusu olan, rüşvet yiyen Liman Reisi Mehmet Kaptan’ın, imalat hatalarına da göz yumduğu ortaya çıkar. Bunun üzerine, Kapudan-ı Derya, Liman Reisi ile beraber bir direkçiyi suçlu bulup oracıkta infaz eder. Payitahta, İstanbul’a dönünce de durumu Paşakapısı’na(Babıali-Sadrazamlık) bildirir.

Rüşvet, Osmanlı’dan sonra Türkiye Cumhuriyeti’ni bitirmeye hala devam ediyor…

Kaynak:
– 18.YY’da Bodrum Tersanesi ve Gemi Yapım Faaliyetleri(Doç.Uğur Kurtaran)
– 19.YY’da Bodrum Kazası’nın Sosyal ve İktisadi Hayatı (Doktora tezi, Arzu Baykara)
-Vikipedia

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Önceki yazıyı okuyun:
Püre yemekler, bebeklerin dil gelişimini olumsuz etkiliyor

Bebeklerin içerik yönünden zengin ve kolay yemesi için püre haline getirilen yemeklerin gelişimlerine zarar verdiğine dikkat çeken uzmanlar, bu beslenme...

Kapat