Güncel Haber Yazarlar

İlk Hedef Gürün!

Kocadan atağa geçmiş, resimden öyle anlaşılıyor. Üstelik sıfır numara olarak parlattığı yeni erken_ı harp eşliği ve anlaşıldığı kadar desteğiyle. Demek ki bu güne değin beraber çalıştığı arkadaşlarını Muğla uğraşı için yetersiz görmüş.” Eskisi küllüğe, yenisi bolluğa!” diye böyle konular için söylenmiş ve hala geçerliliğini koruyan bir öz deyişimiz vardır.

Etrafına destek için topladığı arkadaşlarımızın desteğinde CHP Genel Merkezi ve Sayın Kılçdaroğlu’na emri vaki yapmak istemiş olabilir ama resimdeki görünüşler çok daha başka şeyler anlatıyor. Beraberindeki STK başkanları arasında destek konusunda tam bir anlaşma(!) olduğunu sananlar temkinli olmalı, yanılabilirler. Bu savımızı Kocadon’un zoraki gülümsemesi ile ona uymaya çalışan bir STK  başkanının laf olsun diye sürekli gülümsemesi anlatıyor zaten.Olgu  ayrıca bu konudaki varsayımı zorlayıcı görüntü veriyor sanki.

Bu noktaya gelinceye dek Kocadon İnce’nin toplantılarına katıldı, destek sözü ve görüntüsü verdi.  Bu elbette yapaydı.

Erdoğan’a övgüler yağdırdı kendini adeta onunla denk sayıp özdeşleştirdi. Ama anladığımız  kadarı ile yarar sağlayamadı. Çünkü Erdoğan öyle kolayca ödün vermez. Adamın gerektiği ölçüde suyunu sıkmadan bedelini ödemez. Bu durumda  “kürkçü dükkanına dönüş”ile AKP  ilişkilerinin denge içinde yürütülmesinin şimdilik gerekli olduğu kanısına vardı. Dükkandaki “ahval ve şerait” pek iç açıcı olmasa a zorunluluk bazı ödünlerin verilmesinin gerekçesi olabilir.

Beraberindekilerin  çoğunu  Muğla’daki yardımcıları olarak işaret etmiş olabilir ve bu görüntü Sayın Osman Gürün’e gösteri olarak değerlendirilebilir.

Bu sitedeki resimleri iyi incelemek gerekiyor. Görüşme anında Belediye Başkanı ile  bir STK başkanının sürekli gülümsemesine karşın Kılıçdaroğlu,, sıkıla, sıkıla oturup normalmiş havası verenle bakıp “Yemedim” diyor sanki. Bunlar neden gülüyor diye de garip, garip izliyor.

Neden gitmişler diye fazla meraka gerek yok. Durum belli . Hedefte Sn. Osman Gürün ve onun ekarte olgusu var.  Kocadon, yine zaman yitirmeden saldırıya geçti (asli tabiatıdır) ama artık böyle girişimler bayatladı sayılır. Hani var ya : “O Leylalar ezeldendi ezelden, o Hülyalar ezeldendi, ezelden”  işte şimdiki yapı böyle söyletiyor dilleri ve düşünceleri. Düşünüp planladığı :  Muğla Belediye Başkanlığına aday olmayı sağlayacak, dolayısıyla seçilmeyi garantileyecek. Çünkü CHP, MHP ve AKP oylarını garanti görüyor. Sonra keyifler keka.

Buradaki çalıştığı gurubun vadesinin yittiğini ziyarete giden arkadaşlardan anlıyoruz. Bu arada Bodrum için de önerisi olmuştur elbet. Öyle olma Tayip takımından durum hemen açığa çıkarılırdı zaten.

Bu konuları Sayın Osman Gürün Başkanın bu cesurca hareketin  destekçilerinin  Buraya gönderdikleri görevlilerin bazılarından öğrenmesi gerektiğini bildiğini sanıyorum. Günü geldiğine öttürülecekler elbet. Tabii olarak normal yollardan ve gönüllülük esasına uyarak.

Muğla siyasal yaşamını otuz yıldır izliyoruz. Sayın Gürün’ü ise başladığından bu yana. Muğla politikası her önüne gelen tarafından değerlendirilecek kadar basit ve kolay değildir. Gürün Başkan, babasıyla bile iş yapsa konuyu mutlaka protokol çerçevesine ciddiyetle oturtur. Bodrum Belediye Başkanının suçlamalarına sabır, bilgi ve dirayetle savuşturdu ve savuşturmayı özenle sürdürüyor. Ayrıca Muğla’da görev isteminde bulunabilecek bilgili ve deneyimli kişilerin olduğu gerçeği göz ardı edilerek siyaset yapılamaz. Geçen seçimlerde kendilerini destekleyenlerdeniz. Ama bu durum kendilerini her konuda destekleyip onayladığımız anlamına elbette gelmez. Ancak bu güne değin ulaştığı başarı geri kaldığı, başaramadığı konuların çok,çok üstünde olduğu da bir gerçek.Bu bizim değerlendirmemiz.

Bu girişimler karşısında hiçbir konu savsaklama bölümünde bekletilmemeli diyoruz. Muğla Belediye Başkanlığı ve Muğla’daki politika “Genel Başkandan istedim, olacak” komikliğine denk asla olamaz.

Vaktin nakit olduğu aşamasına gelinmiştir. Osman Gürün Başkanın yaptıkları içinde beğenilen ve eleştirilenler elbet. Beğenmeyen  ve beğenen olduğu gibi  Bundan sonraki etapta yapılanlar ve yapılmayanlar ile  Bodrum’daki suçlamalar doğruluk, dürüstlük ve hakkaniyet geneli ve temelinde anlatılmalı diye düşünüyoruz.

İnönü’nü damadı Metin Toker anlatmış:Yıl 1973. Cumhurbaşkanlığı krizi var. Umar olarak o zaman Cumhurbaşkanı olan Cevdet Sunay’ın süresinin uzatılması  Cumhuriyet Senatosunda görüşülüyor. Müzakerelerin uzadığı bir aşamada kürsüye çıkan Rahmetlik İsmet İnönü “ Ne yapacak görev süresi uzatılırsa?” diye seslenip sorusunun yanıtını kendi veriyor :”Ne yapmışsa onu yapacak!”

Kocadon’da öyle Muğla Belediye Başkanı olursa Bodrum için ne yapmışsa onu yapacak….

“Olsun varsın “ diyenlere saygı duymanın ötesinde bir hakkımızın olmadığını biliyoruz. Biz o lafın söyleyenlerinden olamayız ki…..

previous arrow
next arrow
Slider

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Önceki yazıyı okuyun:
Bodrum,sosyolojik mevzu hâline geldi…

Murat Bardakçı,"Bodrum'un Lahmacunu" nu yazdı.Son günlerde yüksek fiyatlarla gündem olan Bodrum'u değerlendiren Murat Bardakçı'nın yazısından alıntılar. "Bodrum, üzerinde artık ciddî...

Kapat