Güncel Haber Mustafa Gündoğ Yazarlar

“Bu Memleket bizim.”

“Neresinden tutsam elimde kalıyor” derler ya, işte öyle Bodrum’da yaşadıklarımız. Bir taraftan biz çekiştiriyoruz, bir taraftan sermaye ve iş birlikçileri. Kötü biz olsak ta sonuçta, kötü olmaya devam edeceğiz elbet.

Muğla 2. İdare Mahkemesi Besa A.ş’nin, inşaat yaptığı, hatta kendilerine ait olmayan, kamunun malı üzerinde kimseden izin almadan, hafriyat yapıp denizi doldurma girişiminin olduğu alandaki, imar planı değişikliğini iptal etti.

Geç bir karar ancak buna da şükür dedirtiyor insana. Mahkeme kararı hemen uygulanmalı, bakalım uygulayacak babayiğit çıkacak mı? İdari yargıda mahkeme kararları, karar tebliğinden itibaren uygulanmak zorunda, biz buna Bodrum’da hiç rastlamadık. Yalıkavak imar planı iptalinde de, mevcut yapıların devamına izin verilmemesi gerekirken, göz yumuldu. Halen Ortakent-Yahşi Doğal Sit planları iptal olduğu halde, yapılaşma devam etmekte. Darısı Çetili Burnu’nun başına demek geliyor insanın içinden.

Neden mi ;

Alınan mahkeme kararlarının uygulanmasında, maalesef yerel yöneticiler direnç gösteriyor. Merkezi iktidardan öğrendiler sanırım. Mahkemeleri kaldırmak en doğrusu galiba ama, biz her türlü şekilde hukuktan yana olmalıyız diye düşünüyorum.

Besa A.Ş nin inşaat yaptığı alanda yapılan planların eleştirisi çok uzun sürer, imar planının iptal edilmesi haberini yazarken, yaptıkları dolgu için, Milli Emlak tarafından açılan dava geldi aklıma. Mahkemede “Kiraladık, bir sonraki duruşmada belgeleri mahkemeye sunacağız.” denilmişti.

Dendi de ne oldu…

Meğer kiralama işlemi yapılmamış. Milli Emlak, yine nereleri satıyor diye bir bakayım dedim, bir de ne göreyim, doldurdukları alanın kıyı çizgisi ve kıyı kenar çizgisi arasındaki alanın ihalesi var. İlginç bir zamanlama, dolgu alanını incelemek üzere mahkeme tarafından bilirkişi atanmış ve 28 Eylül sabah saat 09:00 da heyet ihalenin yapılacağı alanda dolgu var mı yok mu diye bakarken, yine aynı gün 28 Eylül saat 10:00 da pazarlık usulü, ihalesi yapılacak.

Bak sen şu işe…

İhalenin konusu, iskele yapımı ve kıyı düzenlemesi yapılmak amacıyla, 10 bin 671,65 metre karelik alan, yıllığı 971 bin beş yüz Türk Lirasına ,15 yıllığına kiraya veriliyor. Güzel, temiz para, Allah bereket versin.

İhalenin şartlarının 7 .maddesinde ilginç bir durum var. Diyor ki; “Fiili kullanımı olmaksızın, öncelikle imar planı yaptırılması, uygulama projelerinin yaptırılması ve ilgili kurumların izninin alınması için, 1 yıllığına ön izin” verilecekmiş…

İnsan bazen “Allah’ım, aklıma mukayyet ol” diyor ya, bu da öyle bir durum.

Sanki ihaleye konu olan yeri, başka firma girip kiralayacakmış gibi, ihale hazırlanmış. Kimin ihaleye girip, alacağı belli belli olmasına da, hem firmayla fiili müdahale, haksız el atma ve denize dolgu var diye mahkemelik olacaksın, hem de fiili kullanım olmaksızın 1 yıllık ön izin şartı koyacaksın.

Diyelim ki ihaleye Besa A.Ş girdi ve yeri kiraladı. Besa A.Ş İle Milli Emlak arasında halen devam eden dava, Besa  A.Ş aleyhine sonuçlanırsa, vaziyet ne olacak. Mahkeme “Eski haline dönüştürülsün” derse ihale konusu alan, eski haline dönüşecek mi?

Kiralama işi, Besa A.Ş tarafından gerçekleşirse, Milli Emlak davadan vaz mı geçecek?

Milli Emlak, davadan vazgeçerse, dava giderlerini kim karşılayacak?

Ben bilmem,

Bildiğim, davadan vazgeçemez, çünkü ihalenin yapılış tarihinden önce, yapılan işlem suç ise, yargılamanın devam etmesi gerekir. Yok, artık kiraladı dava düşer derlerse, ihalenin 7.maddesindeki koşulun ihlali söz konusu, yani devletin kurumları dolgu, iskele ve sahil düzenlemesine olur vermese, ne olacak?

Bu işlem biraz, yumurta tavuk hikayesine dönüşmüş olsa dahi, olması gereken, Devletin hüküm ve tasarrufu dayanak gösterilerek, ihalenin yapılmasına itiraz edilmeli. Devlet, kendi tapulu malları üzerinde hüküm ve tasarruf ta buluna bilir, lakin Kamu Malları konusunda hüküm ve tasarruf, ancak kamu menfaatleri doğrultusunda kullanılabilir.

Kiralan yerde, ne gibi bir kamu menfaati olabilir, kiraya veren kurum bunu açıklamak zorundadır. Kiralama işlemini yapan yatırımcının, yaptığı yere rant sağlamaktan öte, kimseye faydası olmayacak yerin ihalesinden, vazgeçilmeli.

Devlet malları ve kamu malları farklıdır. Şuana kadar, Bodrum yarımadasında bir çok yer, Milli Emlak tarafından kira verilmiş ve Bodrum faydasına olabilecek, hiçbir yatırıma rastlanmamıştır. Bodrum Belediyesi, kamu menfaatlerini korumak adına, bu türden ihalelerin iptali konusunda dava açmamış, aksine kiralanan yerlere işletme ruhsatı verilmiştir.

Durum Bodrum açısından acıdır.

Doğal yapının bozularak, keyfiyet üzerine yapılan bu türden işlemler derhal durdurulmalıdır. Ne acıdır ki, ne Meslek Örgütleri, ne STK lar (bir kaçının dışında) olayları uzaktan izlemekte ve seslerini çıkarmamaktadır.

Sizin olsa bu yerler ne yapardınız? Farkında değilsiniz ama “Bu Memleket bizim.”

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Önceki yazıyı okuyun:
Balkonda Meyve Nasıl Yetiştirilir?

Şehir hayatı karmaşası içinde doğaya ve onun sunduğu güzelliklere olan ihtiyaç artıyor. Doğal yaşamak ve katkısız beslenmek büyük şehirlerde oldukça...

Kapat