Güncel Haber Mustafa Gündoğ Yazarlar

Nasıl Bir Bodrum ?

“CHP toplumun umudu olma yolunda gayret sarf etmelidir. Umudun nasıl gerçekleşebileceğini göstermelidir. Bodrum Belediye Başkan Aday Adaylığı basın açıklamalarını izliyorum, adaylık başvurusu yapanların hiç birisinde sol bir söylem bulunmadığı gibi, parti yerel yönetim anlayışından söz ederek bunları gerçekleştirmek üzere aday olduklarını dahi beyan edememektedirler.”

Son yazımda ki bu paragraf bazı arkadaşlar tarafından eleştirildi. Adaylardan bazılarının söylemde bulunduğunu, onlara haksızlık yaptığım ifade edildi.

CHP’de aday adayı olan herkesi, medeni cesaretlerinden dolayı kutlarım. Her birinin bu işi yapabilecek yetileri olabilir. Hiçbirini ötekileştirmek gibi bir niyetim yok.

Lakin; kendi bildiğim doğruları ifade etmek ve bunları kaleme almak, Bodrum Halkı ile paylaşmak isteğim var.

Sol ve sosyal demokrat Belediyecilik anlayışı ile, liberal Belediyecilik anlayışı birbirine karışmamalı.

Aday Adaylarının söylemleri üzerinden yola çıkarsak…

Aday adaylarının tamamı, 5393 sayılı Belediye Kanununun, Belediye Yetki ve Sorumlulukları bölümün yazılmış olan ve kanun koyucunun emrettiği konular ile sınırlıdır. Bunları değişik şekillerde süsleyerek ifade edebilirsiniz. Aksini söylemek “Ben görevimi yapmayacağım.” demektir.

Yarın, Bodrumda başkaca aday çıkaran siyasi partilerin söylemleri de aynı doğrultuda olacaktır. Özellikle Ak Partinin söylemleri bir kademe daha Sosyal Belediyecilik olarak öne çıkacaktır. Son yerel seçimlerde izlediğim ve gördüğüm kadarıyla, MHP Genel Merkezi tarafından hazırlanan “Yerel Yönetim Kitapçığı” tüm partilerin ötesinde diyebiliriz.

Siyasi Partiler ve üyeleri, sağını solunu karıştırmamalıdır. Nedir diğerlerinden farkınız bunu açıkça beyan etmelisiniz. CHP geçmişte, yerel yönetimlerde Türkiye genelinde iktidar olmuştu. Şimdide iktidar olmaya talip, peki söylemler…

Hayal edelim ve hayal edileni kabul edelim. Her söylenilen yapıldı ve kent sokakları temiz, parklar bahçeler yerli yerinde, toplu ulaşım son derece iyi, sularımız akıyor, sahiller halka açık, trafik sorunu bitmiş, kreşler açılmış, festivaller, kongreler, turizm patlamış ve Bodrum’a para akıyor.

Komşuda pişer bize de düşer diye mi bakmalıyız olaya.

Saydıklarımızın gerçekleşmesine hangi sermaye karşı çıkar ki, Bodrumda yaratılan bu rant, halkın işine yarayacak gibi gösterilse dahi, en çok sermayenin işine yarayacaktır.

Bunlar yapılmasın mı elbette ki yapılsın, sermaye karşıtlığımızda yok, ancak yaratılan rantla Bodrum Halkı arasındaki ilişki netleşmelidir.

Kent rantının, kentte yaşayanlara nasıl döneceği ve nasıl paylaşılacağı önemli…

Su, ulaşım, seyir terasları, sahiller, kafeler, kreşler gibi yerlerden halk nasıl yararlanacak, emlak vergileri, yapı ruhsatı, iş yeri ruhsatı kısaca vergi ve harçlarda nasıl bir uygulama yapılacak. Bu memlekette emlak vergisini ödeyemediği için mülkünü satan insanlar var.

Evlatlarına ev yapmak için yola çıkıp, henüz proje aşamasında parası biten insanlarımız mevcut. Evi olmayana kız verilmeyen bir yerde, insanların düştüğü duruma bakın.

Hangi aday adayı söz etti bunlardan…

Merkezi iktidarın dediği gibi “taşeron işçi” uygulaması bitmiş midir? Bitti deniliyorsa söyleyecek sözüm yok. Bitmedi deniliyorsa ne gibi bir çözüm üretilecektir. Bildiğiniz gibi Belediye, asli işlerde taşeron işçi çalıştıramaz. Uydurma firmalar kurup, taşeron işçilerin bu firmalara nakli yapılıp, kandırılan işçilerin durumu ne olacak?

Bodrum Belediyesi’ne ait, tek ortaklı Bodrum Belediye A.Ş adında bir firma mevcut. Bu firmadan adaylarımız bahsetti mi duymadım, okumadım. Bahseden varsa üzerine alınmasın.

Bodrum Belediyesi’ne ait olan anonim şirket ne iş yapar? Yıllık kazancı nedir? Sahip olduğu menkul veya gayrimenkuller nelerdir? Bilginiz dahilinde olabilir. Burada rantabl çalışıyor mu, kar ediyor mu v.s gibi bir konu değil üzerinde duracağım.

Bodrum Belediye A.Ş yi Bodrum Halkına açacak mısınız, açmayacak mısınız?

Kentin iktisadi kuruluşu, kent halkının ne gibi sorunlarını çözecek, halkı şirkete ortak ederek, halka ait olanı halkla paylaşacak mısınız? İştigal konularında, enerjiden tutun fason üretime kadar bir çok konuda var.

Mevcut şirketin halkın katılımıyla sermayesini büyütüp, kentteki tüketimi, üretimi ortaklaştırıp, kent esnafını ve kentte yaşayan halkı zincir marketlerin tüketime iten politikalarından koruyabilecek misiniz.

Kente ait olan, geçmişte sermayeye satılan, Bodrum marinası gibi işletmeleri şirket bünyesine katıp, geliri halkla paylaşabilecek misiniz? AVM’lere izin verecek misiniz? Kenti, sözde eğitim adına, paralı okullara peşkeş çekecek misiniz? Halkı sermayenin hizmetçisi haline mi getirecek siniz?

RES ( Rüzgar Enerjisi Santralleri ) Bodrumda her yerden fışkırmaya başladı ve bunun Bodrum’a ne gibi bir faydası var irdelediniz mi? Ülke ekonomisine faydası var elbette, Bodrum’un yarattığı bu ranttan halk nasıl yararlanacak. Görsel kirlilik ve haksız kamulaştırmalar yanımıza kar mı kalacak?

RES ler dahil olmak üzere, yapılan ve yapılmakta olan, yol v.b yerlerde haksız kamulaştırma karşısında halkın yanında olabilecek misiniz?

Milli Emlak, Özelleştirme İdaresi, TOKİ gibi, Belediye arazilerini satışa çıkaracak mısınız? Borç ödemek veya sermayenin işine yaracak yerleri hiç uğruna pazarlayacak mısınız?

Kıyıları, haksız ve kanunları kendince yorumlayan, merkezi hükümetin pazarlamasına göz mü yumacaksınız? Kiraya verilen kıyılara işletme ruhsatı verecek misiniz? Devlet malı ve kamu malı farklılıklarını yargıya giderek, halka ait olana sahip çıkacak mısınız?

Halk adına, Belediye emanetini üstünüze aldığınızda, kanunlarla baypas edilmeye çalışılan yerel yetkilerin kısıtlanması karşısında ne yapacaksınız?

“7 kocalı Hürmüz” olan Bodrum imarı, dört ayrı yerden talan edilirken, kamusal çıkarlar için ne yapacaksınız? Sermayenin, merkezi hükümete yaptırdığı planlarla, sadece harç parası , Belediye’ye bağış gibi sıradan çıkarlarla, bu yatırımların hizmetkarlığını mı yapacaksınız?

Bodrum halkının sömürüsü üzerine kurulmuş, bugünkü Belediyenin durumunu devam mı ettireceksiniz? Önüne gelene danışmanlık verip, makam aracı tahsis edecek misiniz?

Kenti, sermayenin kayıt dışı yapılan bağışlarıyla mı idare edeceksiniz? Unutmayın ki sermayeden yapacağınız dilencilik, Bodrum Halkını incitecektir. Bugün dilenci haline gelen Belediye, yarın halkını da dilenci haline getirecektir.

Konut sahibi olmayanları, nasıl konut sahibi yapacaksınız. Evsizlere ev, arsa üretmek Belediyenin görevleri arasında değil midir. İş yeri olmayana, iş yerleri üretebilecek misiniz. Belediyelerin asli görevlerinden birisi, kentte kiraların yükselmesine karşı halkını korucu tedbirler almasıdır, bunu yapabilecek misiniz?

Haksız işgalleri, hak olarak görenleri görmezden mi geleceksiniz. Küçük esnafa göz açtırılmayan, sermayeye ses çıkarılmayan kentin yöneticisi mi olacaksınız?

Dünya markası Bodrum dediğinizde, kendiniz söylediğinize inanıyor musunuz? Bodrum, Türkiye’de ve Dünya’da nasıl anılıyor, hiç kamuoyu araştırması yaptınız mı?

Yazdıklarım, bir oluşumun küçük parçasıdır. Bu konularda birçok çalışma ve yetkin insanlar vardır, yararlanmak gerekir. Burada aday adaylarını suçlamak değildir konu….

Olması gereken,

Cumhuriyet Halk Partisi’nin, Yerel yönetim projelerini yerellerde, çalışma gruplarıyla dinamikleştirerek, ortaya çıkacak projeyi gerçekleştirebilecek, aday adayları arasından başkan adayını belirlemesiydi. Diğer halde, her aday adayı kendince söylemler geliştirip, taktikler bulup ,kendilerini olmazsa olmaz göstermek için, hem partinin hem üyelerin şevklerini kırabilir.

Veya aday adayları bir araya gelip, ortak bir proje hazırlayıp, parti onayına sunarak “Biz, bu projenin aday adayıyız.” demeliler. Neden mi, aday adaylarının açıklamalarında eksik ve fazlalıklar olabilir. Haksız eleştirilere maruz kalmamak için, ortak projeye yüklenici seçilmelidir.

Bir sinema yapımı düşünün, senaryo, yönetmen, sponsor ve baş aktör;

Senaryo : Cumhuriyet Halk Partisi

Yönetmen : Cumhuriyet Halk Partisi

Sponsor : Cumhuriyet Halk Partisinin Üyeleri

Baş Aktör : Cumhuriyet Halk Partisinin Üyelerinin tercihi

Kısaca ne istiyoruz, burjuvazinin yönettiği bir Bodrum mu?

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Önceki yazıyı okuyun:
CHP’li Erbay: Sağlık çalışanlarına yönelik şiddet kabul edilemez

Türk Tabipler Birliği ve Tabip Odaları’nın sağlıkta şiddetin önlenmesi ve Sağlıkta Şiddet Yasası’nın çıkarılması talebiyle başlattığı “Beyaz Nöbet”  etkinliğine destek...

Kapat