Güncel Haber

Refik Ülgen, “Belediye Başkanı, halktan gelen talepleri karşılamak zorundadır

 

Bodrum Belediye Meclis üyesi Refik Ülgen Bodrum Belediye Başkanlığı için aday adaylığını açıkladı. Ülgen, CHP İlçe binası önünde yaptığı açıklamasında belediye başkanının halkın her türlü sorununu çözen ve derdine derman olan önder konumunda olduğunu belirterek “Belediye Başkanı, halktan gelen talepleri karşılamak zorundadır. Benim hedefim de sonuç odaklı bir başkanlık ve modern, etkin, verimli bir personel yönetimi modeli” diye konuştu.

Ülgen’in aday adaylığı açıklamasına CHP’lilerin yanı sıra Bodrum Belediye Başkanı Mehmet Kocadon da katıldı. Ülgen yaptığı açıklamada, Türkiye’nin tarihsel bir süreçten geçtiğini belirterek şunları söyledi:

“Sosyal ve ekonomik sorunların huzurumuzu ve iç barışımızı tehdit eder boyuta ulaştığı, milyonlarca insanımızın açlık ve yoksulluk sınırında yaşamaya mahkum edildiği, çocuklarımızın geleceğinin belirsiz gençlerimizin büyük bir bölümünün işsiz ve ümitsiz olduğu, basın özgürlüğünün tahrip edildiği, adaletin eşit dağıtılmadığı, temel hak ve özgürlüklerin kısıtlanıp kuşatıldığı, emek, barış ve demokrasi güçlerinin susturulduğu, Cumhuriyetimizin temel ilke ve değerlerine açıktan saldırıların yaşandığı koşullarda yine de; Mustafa Kemal Atatürk’ün kurduğu Cumhuriyet Halk Partisi yani partimiz, en direngen haliyle tüm olumsuzluklara rağmen dimdik ayakta ve mücadeleye devam etmektedir.
Şahsım da; bu mücadelenin bir parçası olarak Cumhuriyet Halk Partisi örgütlülüğü içinde önümüzdeki yerel seçimde; görev verilmesi halinde bir nöbet değişimi olarak gördüğüm Bodrum Belediye Başkanlığına talip olduğumu ve bu çerçevede aday adaylığımı açıklamaktan onur duyuyorum.”

Bodrum Belediye Başkanlığına aday adayı olmasının nedenlerini de sıralayan Ülgen, “Görev verilirse Bodrum Belediye Başkanlığı nöbetini devralmaya hazır olduğumu huzurlarınızda açıklamak istiyorum” diyerek sözlerini şöyle sürdürdü:
“Belediye başkanlığı adaylığımın kesinleşmesi halinde detaylarını daha sonra açıklayacağım projelerimin ana başlıklarını sizlerle paylaşmak istiyorum. Bizim belediye yönetimimizde yurttaş sorgulayan, biçimlendiren ve yönlendiren olacaktır. Açıklık, şeffaflık ve etkileşim olanaklarıyla daha kaliteli kamu hizmeti sunma imkanını arttıran, E-belediyeciliği hayata geçirmeyi planlıyoruz.
İnsan kaynağı planlaması yaparak bir yandan etkinlik ve verimliliği arttıracak diğer yanıyla güler yüzlü bir personel modelini hayata geçirmeyi düşünüyorum. Ortak akla dayalı bir yönetim modelini kurgulamak üzere Bodrum’un tüm toplumsal dinamiklerinden yararlanmayı önemsiyorum. Mevzuatta tanımlanan işleri yapmakla yetinen bir belediye başkanı olmayı düşünmüyorum. Çünkü; Halkımızın talepleri çoğu zaman mevzuatı aşan yerele özgü gelenek ve göreneklerle harmanlanmış, kendine özgü taleplerdir. ‘Bu falanca kurumun işi, gidin onlara müracaat edin’ deme lüksüne sahip olmayan bir başkan olmayı arzuluyorum. Zira; belediye başkanı halkın her türlü sorununu çözen ve derdine derman olan önder konumundadır. Dolayısıyla halktan gelen talepleri karşılamak zorundadır. Söylemek istediğim şey hedef ve sonuç odaklı bir başkanlık ve modern, etkin, verimli bir personel yönetimi modeli… Kaynak, üretim ve hizmet sorumluluğunu birlikte ele alınmasını sağlayan katılımcı aktif yurttaşların olacağı yeni bir sitemi hedeflemekteyim.

Detaylarını daha sonra açıklayacağım E-belediyeciliği kamu yararı ile bağdaştıran bir mobil belediyeciliği gerçekleştirmeyi amaçlıyorum. Belli kişi ve toplulukların belediyeyi kontrol tekeline hiçbir şekilde izin vermemeyi ve uzlaşmayı kolaylaştıracak tam ve sürekli katılan ve denetleyen güçlü yerel kontrolün olduğu, SAYDAM, ESNEK, DENETLENEBİLİR ve HESAP VEREBİLİR bir belediyecilik modeline doğru gidişin önünü açmayı hedefliyorum.

Bodrum’umuzun doğal, kültürel ve tarihsel birikimleri en büyük hazinemizdir. Bunun farkında ve bilincinde olarak; Bodrum’un daha da gelişmesi ve ilerlemesi çevreye ve doğaya saygılı kalması; yerelliğini, kültürünü, doğasını ve tarihsel kimliğini koruyarak sağlıklı ve sürdürülebilir bir yaşamı insanlarına sunabilmek en büyük arzumdur.

Bildiğiniz gibi dünyanın yedi harikasından biri olan Mousselleum (Mozelyum), Bodrum Kalesi, Antik Halikarnassos, Kaya Mezarları, Leleg Yolu, Pedesa, Mavi yolun el değmemiş koyları,Karaada, Sedef Adası, Kısebükü, Küdür, projelendirilmesi halinde Güvercinlik Ormanları ve Gökova’ya kadar uzanan sahil bandının hepsi Bodrum’dadır.Dünyanın hiçbir yerinde bu kadar tarihi, kültürel ve doğal değerler bir araya gelip böyle bir hazine oluşturmamıştır.
Yapılacak şey bellidir; Coğrafi sınırların kalktığı bir dünyada üstünde bulunduğumuz bu değerleri koruyarak Bodrum’a gelir getirecek şekilde BUNLARDAN yararlanmaktır. Belediye, tüm bu ve henüz yer altında bulunan değerlerin gün yüzüne çıkartılarak özel sektörle iş birliği içinde bütün Türkiye’ye ve dünyaya rekabetçi bir anlayışla pazarlamayı öncelikli amaç haline getirmelidir.
Belediye aynı zamanda, belediye dışı ilişkileri, iletişimi özellikle de özel sektörle ilişkileri Bodrum’da yaşayanları temel referans kabul ederek geniş bir ölçekte sağlamalı ve dünyaya açılmalıdır. Saydığım her bir değeri projelendirip Türkiye ve dünyaya tanıtmak ve doğru pazarlamak Bodrum’a yapılabilecek en büyük hizmettir.”

Refik Ülgen başkan olması halinde, yurttaşa karşı yönetim yerine, yurttaşlar yönetimini hedeflediğini söyledi. Ülgen, “Bodrum’un geleceğini etkileyecek her türlü önemli projede halka danışmayı, yani referandumu esas alacağımızı belirtmek istiyorum.Kent planlamasında her türlü veriye dayanılarak Bodrum’un bütün paydaşlarının söz ve karar sahibi olacağı çoğulcu bir yönetimi devreye sokmayı planlıyoruz. Gençlerden, kadınlardan, çocuklardan ve toplumun tüm dezavantajlı gruplarından oluşacak geniş kapsamlı bir konseyin belediye ile imzalayacağı ‘KENTSEL HAKLAR, ÖDEVLER, YÖNETİME VE KARARLARA KATILIM’ belgesini imzalayarak tüm önemli proje ve kararların bu belge çerçevesinde hayata geçirileceğinin sözünü veriyorum. Sonrasında, bu temsilcilerin; Uygulamasını denetleyeceği uygulamalı bir rehberi bu paydaşlarla birlikte kaleme alıp ilan etme amacındayız.

Bu rehber, Bodrum’umuzu taş, demir, katran ve çimento karmaşası haline getirilmesinden korumayı ve tarihsel, kültürel, doğal ve turistik değer ve birikimlerimizi geçmişten miras, gelecekten emanet kabul ederek modern hayatla uyumlu olacak şekilde yaşama ve çalışma alanları yaratmayı; bu da, kentimizin bozulmasına ve çürümesine karşı korunmasını sağlayacaktır.” Diye konuştu.
Bodrum’u festivaller kenti yapmayı planladığını da söyleyen Refik Ülgen, sözlerine şöyle devam etti:

“Neden Oscar töreni Bodrum’da yapılmasın? Bunun gibi ulusal ve uluslararası düzeydeki tüm kültür, sanat, spor ve kongre organizasyonlarının Bodrum’da yapılması için gerekli tüm enerji ve birikimimizi bu doğrultuda kullanacağız.”

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Önceki yazıyı okuyun:
“Yapcek Bişe Yok

“YAPCEK BİŞE YOK, BEKLECEZ GARİ” Yedi dene(tane) olmuş başvuran Bodrum Belediye başkanlığına adaylık için. Kimini çok iyi, kimini iyi, kimini...

Kapat