Güncel Haber Yazarlar

M A N D E L i N (Mandalina)

 

M A N D E L i N (Mandalina)

Geçenlerde Bitez Mahallesinde mandalina (mandelin) şenliği (!) yapılmış. Basın aracılığı ile haberdar olduk.  650km2 yarımadanın her tarafında üretilen ürünün neden lokal festival aracı yapıldığını doğrusu pek değerlendiremedik çünkü içeriği anlam bakımından cılız göründü.

 

Şenlik bir kutlamadır. Yani başarıyı neşeyle değerlendirme demektir. Neyi başarmışız? Olsa , olsa mandelin olgusunun birkaç samimi yaklaşım dışında “köküne kibrit suyu akıtma” nın başarısı sayılabilir.

Biz Bodrum’a geldiğimizde (1969) merkezin nüfusu 6100 idi. Bu nüfus içinde, bu ürüne mandalina diyene hiç rastlamadık, hemen hepsi MANDELİN diyordu. Yani merkez halkının %100 ü. Elbette köylerde de farklılık yoktu.

Gün , ay, ve yıllar geçtikçe nüfus arttı mandelin diyen de gittikçe azalıp ağırlığını yitirdi. Yerli halkın tüm yaşayanlara oranı %35 lere düştü. Bunun da olsa, olsa yüzde 10-15 i mandelin demeyi sürdürüyordur. Biz de bu yüzdenin içinde yerimizi koruyoruz. Yani MANDELİN…. Bu da kanıtlıyor ki, üretimle birlikte söyleminde köküne kibrit suyu salınmış….

O zamanlar mandelin ticareti alivre yöntemiyle yapılıyordu. Yani ürün daha ağaç başındayken  kaparosu alınıp yetiştiğinde teslimi gerçekleştiriliyor, satış ve alış işlemi de garanti içerikli oluyordu.

Mandelin alıcıları Kocaoğlan Pansiyonu mesken tutar, gün içinde özellikle Bursa, Ankara, İstanbul pazarlarına mallarını yollarlar, günün yorgunluğunu  ise akşam Körfez lokantasında  ( o zaman kale cd.) atarlardı.  Bu günkü Göl-Türkbükü  ile Torba arası kara ulaşımı olmadığından denizden gayıkla getirilen ürün Torba’dan gideceği yere ulaştırılıyordu. Aslında Bitez, Ortakent gibi düzlük alanlardaki mandelinler yağışlı mevsimde develerle köy içine ulaştırılır orada  kamyonlara yüklenirdi. Yağışsız zamanlarda andığımız yerlerde işlem jeeplerle yapılırdı.

Bodrum’un ticaretini oluşturan ve dışarıya gönderilen ana ürünler, . mandelin, kekik, defne yaprağı, sünger, besicilik ve balıktı.  Zaman içinde aykırı, plansız, projesiz, önlemsiz, öngörüsüz turizm hareketleri nedeniyle mandelin dışındakiler yok oldu. Bunlardan salt mandelin  sebatla, inatla birkaç girişimci eliyle hala direnişini sürdürüyor.

Ne denli baskı ve tahribatla yok edilmeye çalışılsa da zaman, zaman  geçmişine ve dünyada salt Bodrum’da yetişen özgün türe saygı ve bağlılık gösterenler de çıkmıyor değil elbet. Bunlardan, rahmetlik ve saygıdeğer Ömer Aras Beyefendi in söylemi çok dikkat çekici. olarak Bodrum mandelin arşivinin en seçkin yerinde sabitlenmiştir.  “Anam beni mandelin ağacının altında doğurduğunu söyledi. Hangi ağaç olduğunu göstermedi ama olay gerçek. Ben yalnız başıma dört bin mandelin ağacı diktim ve yetiştirdim.”

Uzun yıllar dışlanan konuyu andığımız Beyefendinin oğlu Erman Aras kardeşim 2005-2006 yıllarında birliğe önderlik ederek canlandırdı. O süreçte Genel Sekreterliğini yaptığım Yarımada Belediyeler Birliğine baş vurup ilgi ve yardım istediler.  Birlik üyeleri toplanıp (bir ikisi hariç) olayı değerlendirerek konuya olabildiğince yaklaşım gösterdi.

Denizli’de bir  fabrikada konsantre üretilmesi için ürünün akline karar verildi.  Birlik o zamanın parası ile 4000 TL. nakit ödedi. Kasalar alındı. O süreçte Yalıkavak Belediye Başkanı olan sn. Mustafa Saruhan kamyonlarını birliğe tahsis etti. Mazlum Ağan kardeşimiz Ortakent’teki depoyu birliğe ayırdı. Mehmet Tosun, Mehmet Ülküm ve diğer başkanlar ayrı, ayrı görev yüklendiler. Ve böylece bu günkü Bodrum Mandilina Gazozunun temeli atılmış oldu

1987-88 yıllarında Karakaya Kol. Şti. nin değerli sahipleri ise mandelini yerde bırakmayarak sahip çıktı ve pazarlanmasında  birinci derecede katkıda bulundu.

Konsantre olayına öncülük eden Erman Aras kardeşimizin başarılı girişimciliği sürüyor, inatla,  sebatla ve biliyorum ki sevgiyle . Geçenlerde mandelin ununu da üretim listesine eklemiş. Kutluyorum….

Bodrum Belediye  yöneticilerinin , özellikle son 10 yılınkinin altında kalkamayacağı  vebal üstünde. 2009 yılından bu yana “Bodrum Belediyesinin katkılarıuyla, desteklemesiyle…. Şov içerikli söylem safsatasında mandelin lafına hiç rastlamadık.  Bu konuyla ilgilenme işi belediyeye ve o hizmeti yönetenlere onur kazandırır.  Tahrip edilip rantiyecilerin emrine “yatırımcılara ilgi” aldatmacasıyla aktarılan bahçelerin yüklediği günahı belki bir nebze hafifletebilir diye düşünüyoruz. Bu olguda çok ağır bir “hak gaspı” eylemi gerçekleşmiştir. Ayıptır, günahtır.

Bize göre bu olguya yakınlık gösterebilecek ve mutlaka başarabilecek  iki kuruluş var

Belediye Gıda şirket,

BESİAD’ın iş adamları bölümü.

Denemek ilgi göstermek , bir yerlerinden tutmak bir kayba neden olmaz.  Aksine bir takım yolları açar.

Dünyanın en sakin kentlerinde unvanına sahip Seferhisar örneği önümüzde duruyor. Yöneticiler uyumayın ilgilenin, inceleyin. Kaybetmezsiniz, ayıp da değil. Oranın Belediye Başkanı her yıl gerçek şenliğin yaratıcılığı ve öncülüğünü yapıp geçiyor halkının önüne alıyor pankartını eline  halkla beraber sesini duyuruyor, üretimini ve kentini tanıtıyor. Sığacık bir narenciye cenneti olmuş .Bu aşamaya  hesap kitap sonucu ulaşılmış elbet ve her yıl bu işler yineleniyor başarı ve samimiyetle, sevgiyle.

Bodrum Belediye Başkanının dikkatine: O insan İzmir Büyükşehir için rapor hazırlamadı ama Genel Merkez onun için gündem oluşturmuş.  Büyükşehir Başkanlığı için adı gündemden şu aşamaya dek  düşürülmedi.  Oralarda ürünün bir tekinin bile ağaç altında çürümesine olanak tanınmıyor.

Bizde mi?…. Bodrum Belediyesi bir lokal festivali desteklemiş…..

E e e e … Daha ne olsun yani!!!

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Önceki yazıyı okuyun:
Yat yarışları: Marmaris ERGO-MIYC Kış Trofesi

MUĞLA (AA) - Muğla'nın Marmaris ilçesinde düzenlenen Marmaris ERGO-MIYC Kış Trofesi yat yarışlarının 1. ayak mücadelesi başladı.  Marmaris Uluslararası Yat Kulübünün (MIYC) 11....

Kapat