Bodrum Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Bodrum 34°C
Az Bulutlu

    Bodrum “BİT”, Batıyor mu?

    Mustafa Gündoğ
    mustafa@bodrumhaber.com

    Yıllardan sonra Bodrum Belediyesi Gıda A.Ş, hal ve gidişini basın mensuplarıyla paylaştı. Toplantının yapılması memnunluk vericiydi. Bilgilendik, sorguladık, bir sonraki toplantıya kadar vedalaştık, haber yaptık.

    Bodrum Belediyesi Gıda A.Ş’nin resmi temsilcisinin, Belediye Başkanı Ahmet Aras olduğu hepimiz biliyoruz.

    Toplantıyı düzenleyen ve bize sunum yapan Faruk Ulusoy’un, Başkan tarafından görevlendirilmiş olduğunu toplantıda öğrendik. Kimdir, nedir diye düşünürken merakımızı giderdi. Kendi eğitim ve iş hayatını kısaca anlattıktan sonra Belediye A.Ş ile başlamış olan iş ilişkisinin hikayesini de anlattı.

    Sayın Faruk Ulusoy; gördüğüm kadarıyla mesleki donanımı olan Bağımsız Denetçi ve Mali Müşavir. Hitabeti gayet güzel, sakin, anlatımları anlaşılır ve net. Verdiği bilgilere bakıldığımda saklama, gizleme, üstünü örtme, kısaca yalana dolana başvurmadan, olan biteni anlatan bir kişiliğe sahip olarak gördüm.

    Lakin endişelerimi de yazmadan geçemeyeceğim.

    Sayın Faruk Ulusoy diyor ki “7 yıldır Bodrum’da yaşıyorum. Başkan Aras’ı önceden tanımam, seçildikten sonra kendisini kutlamak için yaptığım görüşmede, bağımsız denetçi olduğumu isterse belediye ait şirketin durum tespitini yaparak bir rapor sunabileceğimi belirttim.

    Başkan Aras daha sonra firmayı denetleme için benden ricada bulundu. Denetledim raporu kendisine sundum ve ardından şirketi yönetmemi talep etti.

    Daha önce görevlendirdiği meclis üyesi olan Kemal Özyurt ve İlhami Özden ile çalışmalara başladık. Kemal Özyurt özellikle gıda alımların v.s çok yardımcı oldu. Kendileri her hangi bir maddi beklenti olmadan şirkete destek vermektedir.”

    Bu söylemlere baktığınızda işin hikayesi memnunluk verici.

    İşin başına maliye konularında uzman, maliyet muhasebesi, Ticaret Kanunu ve ilgili kanunları bilen birisinin geçmesinde hiçbir sakınca yoktur.

    Görev verilen iki meclis üyesinin de, kendi işini gücünü bırakarak bedelsiz belediye şirketine destek vermeleri, elbette taktire değer.

    Lakin…

    Bağımsız Denetim Raporu hazırlayan bir kişinin, denetlediği firmayla iş ilişkisine girmesi, hazırlanan rapora gölge düşürmez mi? Bence düşürür. Başkan Aras bir haftada raporu inceleyip, raporu hazırlayanı neden alelacele görevlendirmiştir?

    Açıp baktım ticaret sicil gazetesine, resmi bir atama bulunmamakta. Şirketlerde imza yetkisi olmayanlar aslen sorumlu değildir, sorumlu olmayanlar, sorunlu olurlar. Toplantıya, belediyeyi temsilen kimse katılmadı ve Faruk Ulusoy’un şirketin yetkilisi olduğunu beyan etmedi.

    Siz olsanız bu durumda ne düşünürdünüz?

    Başkan Aras’ın görevlendirdiği iki meclis üyesi toplantıya katılmadı. Neden katılmadılar acep…

    “Siz hangi yetkiyle buradasınız, neden ücretsiz emek gücü veriyorsunuz?” Bu iş kanununa ve vergi kanuna aykırı demezdik.

    Ne derdik;

    Belediye kanuna göre görevlendirilmeniz yasal değil suç işliyorsunuz, derdik. Belediye kanununun 28. Maddesine göre yaptığınız iş yasal değildir. Kimsenin niyetini sorgulama bize düşmez.

    Sayın Faruk Ulusoy’un söylediği gibi

    “Meclis üyesi Kemal Özyurt satın almalarda Belediye A.Ş ye fayda sağlamıştır.” Bu işin nasıl gerçekleştiğini sorardık.

    Belediye A.Ş GSM Operötörünü değiştirerek VODAFONE’a geçmiş midir diye de sormamazlık yapmazdık. Buna yanıtı da Sayın İlhami Özden verirdi sanırım. “Kurumsal aboneler ile bizim ilgimiz yok.” denilebilir, dense dahi bunun toplum tarafından algılanışı sizce nasıl olur?

    Gelelim BİT in durumuna;

    “Belediye İktisadi Teşekkülleri” kısaca BİT olarak tanımlanır. Belediye üzerinden yapılamayan her abuk subuk iş, şirketin üzerinden döndürülür. Doğru çalıştırılmadığı sürece zarar etmeye mahkumdur.

    Bu nedenle Faruk Ulusoy’un açıklamalarını önemsiyorum. Lakin, şirketler girişimci özelliği olanlar tarafından yönetilmelidir. Zam yaparak “şirket zararını azalttım.” demek bizlerin aklıyla alay etmek olur.

    Belediye A.Ş üzerinden kar etmeden oraya bağış yap, buraya şunu yap, onu öde, bunu öde, onu işe al, bunu işe al, iş taahhüdünde bulun gibi girdapların içerisinde, şirketin doğru sonuca  ulaşması mümkün değildir.

    Şimdi çıkacak aklı evvelin biri “çözüm önerin nedir?” diyecek.

    Gazeteciler çözüm bulmak zorunda değildir, durum değerlendirmesi yaparlar. Siyasi değerlendirmelerinde ise, aslen çözümü yazılarının içerisinde barındırırlar.

    Yine de böyle düşünenleri kırmayayım…

    Bodrum Belediye A.Ş’nin girdiği bu girdaptan çıkabilmesinin tek yolu, şirketi halka açmaktan geçer. Zararlarınızı zam yaparak, Bodrum Halkından çıkaramazsınız.

    Sayın Faruk Ulusoy’a görevinde başarılar dilerim….

    Vesselam…

    YAZARIN EKLEMİŞ OLDUĞU YAZILAR
    Bodrum Haber