logo

Bodrum İşgal Altında…


facebooktwitter
Mustafa Gündoğ
mustafa@bodrumhaber.com

Sapla samanı karıştırmamak lazım. Bazen yazılarıma sosyal medyadan dokundurma yapıp, pozitif olmam konusunda öneride bulunanlar oluyor. Ne yapalım yani, tecavüz kaçınılmazsa zevk mi alalım?

Tecavüz ister bedeninize olsun, ister hak ve özgürlüklerinize olsun karşı durmak gerekiyor ki, bu ister aile içinden gelsin, ister dışından. Tecavüzcünüze kendinizi bırakıp “ne var canım ihtiyaçtan yapıyor, aslında kötü bir niyeti yok” demek, tecavüzcüyü teşvik etmek anlamına gelir.

Diğer yandan; kendi dışınızda kişilerin haksızlığa maruz kalmasına ses çıkarmamakta bir gün yaşananın, sizin başınıza geleceğinin göstergesidir.

Yaşadığımız kente karşı hepimizin sorumluluğu olduğu bir gerçek, “oyu kullan, geriye çekil, biz gerekeni yaparız” ya da “gerekeni yapsınlar” diye düşünmek, saflıktan öte gitmeyen iyi niyet beklentisidir.

Her yaz rutine bağladığımız “Kıyılar Halkındır” slogandan öteye gitmeyen, yalandan eylemler yapıp sanki yaşanan olayı bertaraf etmişcesine açıklamalar yapılarak, toplumun gazını alma çabasına karşı çıkmak dahi, suç oldu memlekette.

Fiiliyatta kıyılar halkın malı falan değildir. Kanun emrediyor, bu alanlar devletin hüküm ve tasarrufundadır. Devleti yöneten kim ve kimlerse, kıyı talan ediliyorsa, sorumlulukta onlarındır. Belediye çıkıyor sorumlu biz değiliz diye, ilgili bakanlık; belediye sorumlu değilse biz hiç sorumlu değiliz diyor.

Biri kiraya veriyor, diğeri işletme ruhsatını. Hep örnek veririz ya “biri iyi polis, diğeri kötü polis.” Aslında hepsi işini yapıyor. Kabak, kent insanının başında patlıyor.

Kiraya verilmeden, haksız işgal edenlere de, sanki kira ödüyorlarmış görüntüsünde ecrimisil ödettiriyorlar, kişi kiraladığını sanıyor. Ecrimisili artık hepimiz öğrendik, geçmişe yönelik haksız işgal bedeli olduğunu.

Gelelim işin ince kısmına; ne ad altında olursa olsun sonuçta işgal, yani kent yaşayanlarının kullanım alanlarının ele geçirilmesi. Sessiz kalmak, işgallerin devamını getirecektir. Bireysel olarak esnafla karşı karşıya gelip, belkide karakolluk olduğumuz bir durum meydana geliyor.

Yerel ya da merkezi iktidarın yöneticileri bu duruma sessiz kalmaktadırlar. Geriye ise hukuk ve adalet kalıyor. Adalete uymayan, hukuka hiç uymaz.

Kıyı alanların işgalinden Milli Emlak Müdürlüğü sorumludur. Ecrimisil işlemini yaparken kıyı alanlarının eski hale getirilmesi esastır ve sorumluluğunda olan yerleri kontrol etmek, kamu menfaatlerini korumakla yetkilidir.

Başta mahalle muhtarları olmak üzere, Bodrum’da bulunan dernekler, siyasi partiler yaşanan işgalleri yargıya taşımalıdır. Bu işlerin sorumluları hakkında suç duyurusunda bulunmalılar ki, yapanın yaptığı yanına kar kalmamalıdır.

İmar planında; park, yeşil alan olarak ayrılmış ve imar uygulaması yapılmış alanlarımız da işgal altındadır. İşin bu kısımı belediye yetkisindedir.

Örnek verelim; Bodrum Bitez Mahallesi’nde sitesi bulunan Aktur A.Ş imar planında olan alanları, kendi mülküymüş gibi 3. şahıslara kiraya vermektedir. Geçmiş dönemde, bu alanları işgal ettiği için belediye tarafından ecrimisil bedeli tahakkuk ettirildi. Aktur A.Ş de bir rivayete göre, terkini yapmadığı yolda kalan mülkleri için belediyeyi mahkemeye vermiştir. Kısasa kısas, sen bunu yaparsan ben de bunu yaparım. Lakin iki işlem bir birinden faklıdır. Herkes hakkına sahip çıksın, yolda kalan mülkleri haksız işgal ediliyorsa hakkını arasın. Yada İmar planında bulunan 3194 sayılı İmar Kanunun 18. maddesi uygulamaya sokulsun ki; Aktur A.Ş belediyeyi gerçekten mahkemeye verdiyse, dava düşsün.

Aktur A.Ş İmar yolu üzerinde, yeri defalarca değişen bir güvenlik kulübesiyle, denize girme amaçlı gelenleri durdurup, nereye gideceklerini sorarak, araçları nereye park edeceklerini bildirerek olayı disipline etmeye çalışmakta. Bu yetki, devletin kolluk kuvvetlerinin ve hukukundur, başkalarının bu işlemi yapması suçtur.

Yıllardır aynı konu süre gelmektedir, eski işgaller son bulmazsa, elbetteki yeni yerlerin işgaline engel olmazsınız. Birilerine hak olan, herkese haktır, adalet bunu gerektirir. Yıllardır kira aldığı bu işletmelerin veya Aktur A.Ş n,in kira gelirleri, mahkemece tespit edilerek, haksız kazançtan dava edilmelidir. Ve alınan bu kiralar, faizleriyle geri alınarak, işgallere son verilmelidir.

İşin trajikomik yanı, Yalıkavak’ta halk plajı tabelasının altına” aileye mahsustur”, plaj girişine “site sakinlerine aittir” yazmak işgal etmenin farklı bir örneğidir.

İşgallere karşı çıkarken, işgalci konumuna düşmeyin…

Bodrum Belediye meclisinde, imar yolunu işgal eden üye var mı dedik, ses çıkmadı. Sessiz kalmak, sinmek, kendi hatalarımızın üstünü örtmek için, baskın bir şekilde başkalarını suçlamaktan vazgeçmeliyiz.

Dere tepe düz gidersiniz, dönüp baktığınızda bir arpa boyu yol gitmişsinizdir…

Share
#

SENDE YORUM YAZ

9+4 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • Vesaik.

    15 Temmuz 2019 Köşe Yazıları

    Türkiye S400 leri satın aldı ve ilk parti geldi,ve gelmeye devam ediyor.Bu bütün Dünya ya hükmetmek için uğraşan  USA ya ve nato ya ciddi bir tokattır.Erdoğan a nasip oldu. Ecevit te Kıbrıs' a çıktı kara oğlan oldu. Erbakan olmasa idi çıkacakmıydı,buda soru işaretidir.O zamandan bu zamana bizi seven allahın hiç bir memleketi bunu tanımadı.Pakistan ve bengladeş tanımıştı onlarda baskılardan dolayı vaz geçtiler.Orada haklarımızı koruyor ve enerji arıyoruz.Yılmayacağız. Şimdi ne olacak.Hep beraber göreceğiz.Şunu Devlet olarak kavramak zorun...
  • Helal olsun Başkan Aras…

    13 Temmuz 2019 Köşe Yazıları

    Geçtiğimiz günlerde, Bodrum Antik Tiyatro'da Belediye meclisi toplantısı yapıldı. "Bodrum’da bir ilk" olarak duyuruldu. Çok sevindik elbette, nede olsa demokrasinin çıktığı bu topraklarda eskiden halk meclisi olarak kullanılan bu yapının, birazda gerçek anlamda kullanılması gerekiyordu. Bu toplantıyı akıl eden, üstün yetenekli kişilere teşekkür etmemiz gerekir. İyiki varlar, yoksa nasıl yaşayacaktık böyle bir nostaljiyi. Her başkana nasip olmuyor bu duyguları yaşamak. Belediye Başkanımız Ahmet Aras, bu duyguları yaşadı ve yaşattı bizlere...
  • Bodrum İşgal Altında…

    11 Temmuz 2019 Köşe Yazıları

    Sapla samanı karıştırmamak lazım. Bazen yazılarıma sosyal medyadan dokundurma yapıp, pozitif olmam konusunda öneride bulunanlar oluyor. Ne yapalım yani, tecavüz kaçınılmazsa zevk mi alalım? Tecavüz ister bedeninize olsun, ister hak ve özgürlüklerinize olsun karşı durmak gerekiyor ki, bu ister aile içinden gelsin, ister dışından. Tecavüzcünüze kendinizi bırakıp "ne var canım ihtiyaçtan yapıyor, aslında kötü bir niyeti yok" demek, tecavüzcüyü teşvik etmek anlamına gelir. Diğer yandan; kendi dışınızda kişilerin haksızlığa maruz kalmasına...
  • Muğlalı Dolmuşa-Dolduruşa Gelmez…

    07 Temmuz 2019 Köşe Yazıları

    31 Mart yerel seçimlerinde Muğla özel bir önem ve hedef olmuştu. Çok yönlü siyasi manevra, Osman Gürün'e kaybettirme üzerinden ince ince hayata geçirildi. Seçim bu yönüyle Muğla özelinde Osman Gürün ve diğerleri arasında geçti gibi... "Bu defa kesin" beklentisi içersinde olan diğerleri cephesinde ciddi bir siyasi hazım sorunu yaratmıştır 31 Mart sonuçları. Hazımsızlığın yarattığı sendrom 31 Mart sonrasına katmerlenerek sarktı. , Büyük Şehir yönetemiyor feryat figanı esasen Karabağlar Yaylası'nın rüzgarlarının boşluğunda sallanmaktaydı. Bu y...

gaziantep escort