logo

Bodrum Kimi Seçmeli…


facebooktwitter
Mustafa Gündoğ
mustafa@bodrumhaber.com

Birkaç gündür sosyal medyada, İYİ Parti Belediye Başkan Adayı Mehmet Tosun’u destekleyenler tarafından paylaşılan bir afiş dolaşmakta. Okuyunca ilk anda evet doğru algısı yaratan bu paylaşımı, irdelemek istedim.

Afişte Paylaşılan ;

“Mehmet Tosun

Harita Mühendisi,

Mahalli İdareler ve Şehir Planlamacısı,

Trafik Planlama Uzmanı,

Bir Şehir, Bir Belediye Başkanı’ndan Daha Ne isteyebilir,

Karar Senin Bodrum, Kaybedecek 5 Senemiz Daha Yok.

Bodrum İçin Mehmet Tosun”

Sayın Mehmet Tosun’un, mesleğine ne kadar önem verdiğini gösteren, eğitim durumu ve sonrasında yaptığı çalışmalar, kendi açısından önemlidir.

Yaptığı mesleğin gereklerini yerine getirip, geliştirdiğinin göstergesi olarak kabul edilebilir. Kendine bunları neden yaptın, diyecek bir durumuz yoktur.

Lakin,

Sözde belediye başkanlığına seçilmek için yeterliymiş gibi gösterilen mesleki formasyon, gerçekte yeterli mi?

Yasa koyucu belediye başkanı seçilebilmenin şartlarını ortaya koymuştur.

Anayasada ve Kanunlarda yazılı şartlara uygun olarak seçilme yeterliliğine sahip olan her vatandaş, bir siyasi parti listesinden veya bağımsız olarak, belediye başkanlığına adaylığını koyabiliyor.

Şartlar neler,

  • Türkiye Cumhuriyeti (T.C) vatandaşı olmak.
  • 25 yaşını doldurmuş olmak.
  • En az 6 aylık bir süreyle aday olunan bölgede ikamet ediyor olmak.
  • Sicilde herhangi bir hüküm giyecek suç bulunmaması,
  • Erkeklerin askerlik hizmetini tamamlamış veya muaf olması,
  • Adaylarda herhangi bir eğitim şartı aranmamaktadır.
  • Adaylar arasında cinsiyet farklılığı gözetilmemektedir.

Belediye başkanı olabilmek için, kanunun aradığı şartlarda Mehmet Tosun’u destekleyenler tarafından paylaşılan mesleki formasyonlar görünmemektedir, görünmemesi belediye başkanı olamayacağı anlamını içermiyor elbette.

Eğitim ve mesleki edinimler kişinin kendi gelişimi için önemlidir, kazanımlarını toplumsallaştırır sa, daha önemlidir. Devlet okullarında okuyanlar için, toplumun vergileriyle ücretsiz eğitim almış kişilerin, mesleklerinde topluma katkılarının olması gerekliği daha önemlidir.

Alınmış eğitimler, bir başkasının üzerinde baskı veya üstünlük olarak gösterilmemelidir. Kaldı ki; seçimlerde liyakat önemli olmalıdır.

“Liyakat” son zamanlarda kimsenin dilinden düşmez hale geldi fakat, kullanılan anlamla, sözcük anlamı, bence biraz farklılaştırılmak tadır.

Liyakat ; ‘yakışmak’, ‘yaraşmak’ veya ‘uygun olmak’ 

Bu anlamıyla bakar ve üzerinde düşünürsek, üstünlük gibi gösterdiğimiz olgular yeterli olmayabilir.

Neden mi;

Aslen yerel ve genel yönetim iktisadi bir olaydır.

İktisat ; İktisat veya “ekonomi” üretim, dağıtım, tüketim, ticaret, değişim ve bölüşüm ile ilgili etkinliklerin bütünü ile bu etkinlikleri inceleyen bir bilim dalıdır.

İktisat bilimi ise, ideolojiden meydana gelir. Buradan yola çıkarsak, yerel ve genel yönetimlerde, ideoloji önemlidir.

Her ne kadar kişiler önemli gösterilse de, yine söylüyorum mensubu oldukları partilerin ideolojik yapılarını yerel yönetime yansıtacaklarından, adayların hangi partiden oldukları, daha önemlidir.

Bodrum yerel seçimlerinde, toplum ; sosyal politikalar üreten bir partiye mi, tam tersi liberal politikalar üreten bir partiye mi, oy verilmesi gerektiğini düşünmelidir.

Aksi halde kişiler ve formasyonları ön plana çıkarsa, istenmeyen durumlar ve hatta “belden aşağı vurma” gereksiz dedikodulara kadar, bu işler uzar gider.

Yerel seçimlerde, her zaman olduğu gibi Bodrum kendine yakışanın yapmalı, barış ve dostluklar göz ardı edilmemelidir.

CHP Adayı Mustafa Saruhan’ı destekleyenlerde çıkıp “Bizim adayımız “Kamu Yönetimi” eğitimini tamamlıyor.” deseler, belediye başkanlığı seçimi meslek çatışmasına dönmez mi?

Sosyal medyada dolaşan afişi eleştirdiğimizde, o zaman gelinecek son nokta şu olabilir,

Belediye Başkanı aslen kamu yöneticisidir. Mustafa Saruhan bu eğitimi bitirmek üzeredir. O zaman Mustafa Saruhan Belediye Başkanı olmalıdır, demek yanlış olmaz.

Sonuçta belediyeye yada firmamıza personel almıyoruz, kanun koyucu seçilme esaslarını getirirken koymuş olduğu kriterler, bence seçilmek için yeterli koşullardır.

Yerel Seçimde önümüzde, “Belediyecilik Gönül işidir” diyen AK Parti, “İYİ Belediyecilik” diyen İYİ Parti ve İnsan odaklı, “Derman Belediyecilik“ diyen CHP vardır. İnce eleyip sık dokuyarak kararımızı vereceğiz.

Bir hatırlatma yapmadan geçemeyeceğim;

Tarih, 7 Ağustos 2010. Ak Parti Genel Başkan Yardımcısı Abdülkadir Aksu ve Ak Parti Yozgat Milletvekili Mehmet Çiçek nikah şahidi.

“Yalıkavak Belediye Başkanı CHP’li Mustafa Saruhan’ın 10. Yıl Marşı eşliğinde kıydığı nikahta, gelinin şahitliğini Abdülkadir Aksu, damadın şahitliğini ise Mehmet Çiçek yaptı. Nikahın kıyılmasının hemen ardından Başkan Saruhan, genç çifte, Atatürk’ün Nutuk kitabını hediye ederek, “Çağdaş Türkiye Cumhuriyeti’ne yakışır evlatlar yetiştirin” dedi.

Nikahtan 15 gün sonra, ne hikmetse(!) AKP İktidarı tarafından, Belediye başkanlığı görevinden alındı.

Share
#

SENDE YORUM YAZ

9+4 = ?
#

Bodrum Kimi Seçmeli…” için 2 Yorum

  1. Dirmil : diyor ki:

    Düğünde ki nutuk hediyesinden değil de imar yolsuzluğu ve kıyı kanuna muhalefetten diye biliyoruz biz görevden almayı.

  2. Dirmil mahalle : diyor ki:

    >Bodrum’un Yalıkavak beldesinde, belediyenin, Kıyı Kanunu’na muhalefet ederek 2004 yılında yaptığı plan değişikliğiyle 27 kilometrelik sahil alanını imara açmasıyla inşa edilen 3 bin 500 villa, Danıştay’ın verdiği kararla kaçak duruma düştü. Danıştay’ın 24 Ekim 2007 tarihinde verdiği karara rağmen bölgede inşaatlar tüm hızıyla sürüyor. Bölgede kıyı talanı yapılırken, Yalıkavak’ın CHP’li Belediye Başkanı Mustafa Saruhan, sorunu çözmek için Ankara’yı yol yaptı.

    Yalıkavak Belediye Meclisi’nin 15 Haziran 2001’de ilk olarak dönemin DYP’li Belediye Başkanı Celal Yıldızhan’ın onaylattığı “Geriş, Gökçebel, Kızılburun Mevkisi Kıyı Kesimi Revizyon İmar Planı” ile sahildeki 18 kilometrelik yeşil alan ve kamuya terk edilmiş bölge, turizm alanı ilan edilerek imara açıldı. Kararın ardından sahilde peş peşe otel, motel, tatil köyü ve apart inşaatlar yapıldı. Bölgede inşaat yoğunluğu iki yılda yüzde 30’dan yüzde 80’lere çıktı.

    Tiniç’ten tepki

    Bodrum Şehir Plancıları Temsilciliği, planın iptal edilmesi istemiyle Bayındırlık ve İskan Bakanlığı’na başvurdu. Bakanlık, 15 Ocak 2003’te revizyon imar planını, İmar Kanunu’na, kamu yararı ve şehircilik ilkelerine aykırı bularak iptal etti. İnşaatlar bu kararın ardından durdu. Bölgede villası olan Koç Üniversitesi’nin eski Rektörü Prof. Dr. Seha Tiniç ve Şehir Plancılar Odası da, belediye başkanı hakkında savcılığa suç duyurusunda bulundu.

    Bayındırlık Bakanlığı’nın iptal ettiği planları, 2004 seçimlerinde göreve gelen CHP’li Belediye Başkanı Mustafa Saruhan tekrar çıkararak yapılaşmaya izin vermesiyle sahilde birbiri ardına inşatlar başladı. 18 Mayıs 2004’te belediyenin Kıyı Revizyon İmar Planı’yla ilgili 1/1000’lik ve 1/5000’lik planlarda değişiklik yapması mahkemeye taşındı.

    Muğla 1. İdare Mahkemesi, durumla ilgili Şubat 2007’de yürütmeyi durdurma, Haziran 2007’de ise iptal kararı verdi. Bunun üzerine Yalıkavak Belediyesi, İdare Mahkemesi’nin kararının iptali için Danıştay’a “Kısmi yapılaşma raporu” sunarak başvurdu. Ancak Danıştay 6. Dairesi, 24 Ekim 2007’de belediyenin itirazını görüşerek Muğla İdare Mahkemesi’nin vermiş olduğu kararı onadı. Danıştay’ın kararıyla bölgede son 4 yılda belediyenin verdiği ruhsatla yapılan 3 bin 500 inşaat geçersiz sayılarak kaçak durumuna düştü. Yalıkavak Belediyesi, son olarak yerel mahkemenin kararına karşı temyiz başvurusu yaptı.

    Kimler, ne yaptı?

    Kaçak durumuna düşen villalar arasında Tekfen Holding’in yaptığı Tekfen Yalıkavak Konutları, Profilo Holding’in yaptığı Turkuaz Konutları, Fenerbahçe Kulübü Başkanı Aziz Yıldırım, Yönetim Kurulu eski üyesi Hakan Bilal Kutlualp, Şansal Büyüka, işadamı Oğuz Çarmıklı ve Metin Aşık’ın yaptığı Metaş Konutları da bulunuyor. Bölgede inşaat yapan ancak iskan alamayan bir çok yatırımcı ise çaresiz.

    2001 yılında emekli olduktan sonra Yalıkavak’a yerleşen Prof. Dr. Seha Tiniç, kaçak yapıların kendi villasının deniz manzarasını kapatmasının ardından belediyeye karşı mücadele verenlerin başını çekiyor. Tiniç’in “Kıyı Kanunu’na muhalefetten” belediye başkanı ve yardımcıları hakkında açtığı davalar, lehine sonuçlandı. 7 yıllık hukuk mücadelesinde yorulduğunu anlatan Tiniç, “Belediye Başkanı, kafasına göre 100 metre mesafesini ‘yok’ sayarak, bütün Yalıkavak’ın sahilini imara açtı. Saruhan’ı Allah’a havale ediyorum. Bunun adı, bence rant talanıdır” diye konuştu.

    Uyarılamızı hiç dinlemedi

    Mimarlar Odası Bodrum eski Temsilcisi Bülent Bardak, 100 metrelik kıyı kenar çizgisi uygulamasını ilk onaylayan belediyelerden birinin Yalıkavak Belediyesi olduğunu belirterek, devlete ait olan bu bölgenin özel mülkiyete açılmak istenmesi sırasında Belediye Başkanı Saruhan’ı uyardıklarını söyledi. Bardak, “Alan imara açılınca tüm itirazlarımızı yaptık. Belediyenin planları iptal edildi. Ruhsatların bir geçerliliği yok. Vatandaşlar, ‘Mağdur olduk’ diye belediyeye dava açabilirler. Belediye büyük sıkıntı yaşar. Başkanı uyardık, ama bizi dinlemedi” dedi.

    Ruhsat vermeyi durdurmak lazım

    Şehir Plancılar Odası İstanbul Şubesi Hukuk Danışmanı Avukat Bülent Özden ise, şunları söyledi: “Muğla İdare Mahkemesi’nin verdiği yürütmeyi durdurma kararından sonra, inşaatların ve ruhsat verme işlemlerinin durdurulması gerekiyor. Verilen yargı kararı uygulanmazsa, sorumlular hakkında hem tazminat, hem de suç duyurusunda bulunulacak. Kararın ardından verilen ruhsatlar geçersizdir. Bu kararla birlikte başkan, imar müdürü ve planlama müdürü yargılanır.”

    Çok sayıda itiraz var

    Şehir Plancılar Odası Bodrum Temsilcisi Vildan Tekin, konuyla ilgili görüşlerini şöyle aktardı: “Belediye, mahkemenin verdiği karara itiraz ederek kısmi yapılaşmayla ilgili hem yerel mahkemeye, hem de Danıştay’a bir rapor sundu ama kabul edilmedi. Hukuktaki gecikmeden dolayı yapılaşma tüm hızıyla sürüyor. Yalıkavak’ta yapılan bu inşatlarla ilgili çok sayıda itiraz ve başvurumuz var. Belediye yerel mahkemenin kararını temyize götürdü. Ancak buradan bir sonuç çıkacağını zannetmiyorum. Ruhsatların iptal edilmesi lazım.”

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • Kaptan

    14 Şubat 2019 Köşe Yazıları

    CHP  sadece bir parti değildir, Laik Türkiye Cumhuriyetinin,Askeri, Ordusu, Polisi,Cumhuru,Atatürk ilkelerinin koruyucusu, Türkiye'nin bağımsız yargısı ve Hürriyetidir. CHP' yi , CHP yapan milyonlarca Atatürk sevgilisinin, bitmez tükenmez Vatan kavgasının Dünya partisidir. Kaptan, sen bunların neresindesin. O olduğun yerde bulunmak, Yürek ister. Oturduğun koltuk,bu memleketi kurtaranların koltuğudur. Kendine sor o koltuğa layık mısın. CHP kurulduğundan bu yana ,hesapla bakalım, kaç parti geldi, kaç parti gitti. Yeni gelen...
  • Bodrum Kimi Seçmeli…

    12 Şubat 2019 Köşe Yazıları

    Birkaç gündür sosyal medyada, İYİ Parti Belediye Başkan Adayı Mehmet Tosun’u destekleyenler tarafından paylaşılan bir afiş dolaşmakta. Okuyunca ilk anda evet doğru algısı yaratan bu paylaşımı, irdelemek istedim. Afişte Paylaşılan ; “Mehmet Tosun Harita Mühendisi, Mahalli İdareler ve Şehir Planlamacısı, Trafik Planlama Uzmanı, Bir Şehir, Bir Belediye Başkanı’ndan Daha Ne isteyebilir, Karar Senin Bodrum, Kaybedecek 5 Senemiz Daha Yok. Bodrum İçin Mehmet Tosun” Sayın Mehmet Tosun’un, mesleğine ne kadar önem verdiğini...
  • CHP Neden Zaman Kaybetti?

    10 Şubat 2019 Köşe Yazıları

    CHP de Bodrum Belediye Başkanı  adayını saptamak sanki Kocadon ile partinin genel merkezinin karıştırma öğretisinin staj alanı haline getirildi ve sonra da CHP ilçe örgütü dirayet ve aracılığı il ve halkla bütünleşerek   sona erdirildi. İlçe örgütü ile emeği geçenleri kutluyoruz.. kaos bitirildi. Karıştırmada emeği geçen Kocadon ve Genel Merkez de yaptıkları nedeniyle hesap alanında bloke edilmiş oldu. Biraz daha uzasa  ağa ile marabanın  yolculukta dönüşümlü olarak binit kullanmasına dönecekti bereket hikaye yarıda sonlandırıldı. Yine de d...
  • Cevap Verin.

    09 Şubat 2019 Köşe Yazıları

    Başkan mı,yoksa parti teşkilatımı bir partide önemlidir.her ikisi de diyebiliriz ama,Bazı partilerde bunu sormanın gereği yoktur.bellidir. Başkan.!,hatta o kadar ileri ki,şu lafı birilerinden duyabilirsiniz. Vatan hainlerinin yanında yer almaktansa, hırsız bizim hırsızımız, biz yanında yer alırız. O hırsız kimin parasını çalar. Onu da deyiver de bilelim. Burada kim vatan haini hırsız mı, yoksa halkın oyları ile meşru olarak seçilmiş partiler mi. Yukarıda Başkan derken neyi kastettiğimi size eski meşhur komutanlardan birinin sözünü ...