DOLAR
8,6527
EURO
10,3510
ALTIN
494,85
BIST
1.402

    Bodrum’u Kim Kurtardı?

    Bodrum’u Kim Kurtardı?

    “Belediye Meclis toplantısı var.” Dediler, kalktık gittik. Girdik salona; beş altı kamera, dışarıda canlı yayın aracı, aslında gitmeye gerek yokmuş ofisimizden, evimizden çayımızı kahvemizi içerek izleme olanağına sahipmişiz.

    Sağ olsun Başkanımız…

    Tıpkı; TBMM, Ankara ve İstanbul Belediyeleri Meclis Oturumları gibi. Kim konuşuyor kamera onu görüntüye getiriyor, böylece görmediğimiz, sesini duymadığımız meclis üyelerimizi de tanımış oluyoruz.

    Beğendim şeffaflık bu olsa gerek.

    Lakin…

    Canlı yayın Bodrum’da moda oldu sanırım. Bodrum Belediyesi de bu işlerin başını çekiyor. Bugün gazeteciler günü, bende buradan Başkan Aras’ın gazeteciler gününü kutlayayım.

    Canlı canlı Kent Sohbetleri, Yılbaşı eğlencesi ve şimdide meclis toplantısı… En büyük rakibimiz Bodrum Belediyesi.

    Kim ne kadar izliyor bilinmez.

    Onca büyük TV kanalları dahi Yılbaşı eğlence programı yapmazken, Bodrum Belediyesi canlıymış gibi eğlence programı yayınladı.

    Sizce kim izledi…

    Beni; kimin izlediğinden çok, yapılan işin kente ne kattığı ve bu işin maliyetiyle birlikte, işin nasıl verildiği ilgilendiriyor.

    Biz soralım, Bodrum Belediyesi yanıt versin…

    Bu iş, kimlere nasıl bir yöntemle verilmiştir?

    Yapılan işlerin, Bodrum Belediyesi’ne maliyeti nedir?

    Finansman kim ve kimler tarafından karşılanmıştır?

    Ben bildiğimi yazayım; Yılbaşı 90 bin artı KDV. Meclis toplantısı canlı yayın başı 20 ila 25 bin lira arasındadır. Kent sohbetleri; bölüm başı haftalık yaklaşık 20 bin lira. Sadece bunların maliyetini yıllık olarak hesaplarsanız, milyonları bulacaktır.

    Kullanılan mekanlar belediye tarafından bedelsiz verildiyse, bu ayrı bir usulsüzlüktür. Bodrum Belediyesi, kültür faaliyetlerini kendi bünyesinde çözecek kadrolara sahiptir. Ayrıca; Bodrum’da bu işi yapabilecek birçok yayıncı varken neden ihale yapma gereği duyulmamıştır.

    Meclis toplantısında, salona girişte aklıma gelenler bunlar oldu. Başka birçok faaliyette aynı usulsüz yöntemler uygulanmaktadır.

    Gelelim meclis gündeminin ilk maddesine

    Bodrum’u kim kurtardı?

    “Kaptan-ı Derya Palak Mustafa Paşa’nın adı, Bodrumda önemli bir yere verilsin.” diye Cumhur İttifakı’ nın bir önerisi vardı.

    “Belediyemiz Meclisinin 04.12.2020 tarih ve 2020/158 sayılı kararıyla Cadde ve Sokak İsimlerini Belirleme Komisyonuna havale edilen, Kanuni Sultan Süleyman’ın Haziran 1522 tarihinde başlattığı Rodos seferinin sonucunda, Bodrum’un da Türk topraklarına katılmasında etkisi olan Kaptan-ı Derya Palak Mustafa Paşa isminin, Bodrum’un önemli bir yerine verilmesi teklifine ilişkin, Cadde ve Sokak İsimlerini Belirleme Komisyonunca alınan 18.12.2020 tarih ve 2020/29 sayılı komisyon raporunun görüşülmesi.”

    Meclis tarafından, tam ret edilmeyen bu konu “bilimsel görüş” almak üzere karara bağlandı.

    Konu hakkında, toplantı sırasında komisyon raporunun okunması tartışmalara neden oldu. Gerçekten Kaptan-ı Derya Palak Mustafa Paşa’nın, Bodrum’un Türk topraklarına katılmasında etkisi olmuş mudur?

    Tabi tartışma, Palak Mustafa Paşa’nın, bilinmeyen yönlerine kadar geldi.

    Bu öneride; bir yanlışlık ve bilgi eksikliği var gibi…

    Bodrum’un; Türk topraklarına katıldığı dönem 1269’da bölgeye yerleşen, Menteşeoğulları Beyliği dönemidir.

    Bodrum’un; Osmanlı topraklarına katılma dönemi ise Yıldırım Beyazıt Dönemidir. (1390)

    Aziz John şövalyelerinin kalesi Simirna’ daydı (bugünkü İzmir). Moğol lideri Timurlenk’in 1402’de burayı harap etmesi sonucu, Osmanlı Sultanı Mehmet Çelebi’den, yer talep eden Aziz John şövalyelerine Bodrum kalesinin olduğu alan verilmiş ve kale yapılmıştır.

    1523 tarihinde ise, Kanuni Sultan Süleyman şövalyeleri Bodrum’dan kovar.

    Mondros Anlaşması sonrasında, Bodrum İtalyanlar tarafından işgal edilir (1919). İtalyanlar Kurtuluş Savaşının hemen ardından bölgeden kan dökülmeden çekilir.

    Kısacası Bodrum, adı Türkiye Cumhuriyeti Devleti olan ve emperyalizme karşı çok uluslu işgali sonlandıran, Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşları tarafından Türk topraklarına katılmıştır.

    Bir yerlere isim verilecekse; dağlara, taşlara Mustafa Kemal Atatürk yazılmalıdır. Yeter mi yetmez

    Gerisi teferruat.

    Vesselam…