logo

#Diren Özay Kartal


facebooktwitter
Mustafa Gündoğ
mustafa@bodrumhaber.com

Direnç, başka bir güç karşında gösterdiğimiz mukavemettir. Buradan yola çıkarak yazının başlığının ne kadar anlamsız olduğu bir gerçektir. Ortada direnilecek bir şey olması gerekir. Var mı direnç gösterilecek bir şey, yok.

Neden?

Çünkü; Özay Kartal direnmez, “Bu işten nasıl kazançlı çıkarım.” der, uyum sağlar.

#Direnkisebükü# etiketindeki derdi, doğa ve arkeoloji olsaydı, danışmanlık yaptığı firmalara “Bodrum’un tahribatında sizinle olmam” derdi.

Başdanışman Özay Kartal ‘ın uzmanlık alanı; tarih, arkeoloji, siyaset, reklam, pazarlama, basın, danışmanlık gibi başlıklarda toplanabilir. Tarihçi “Heredot” la yakın temaslarından dolayı, Bodrum tarihini de kendisinden iyi bilen yoktur.

Şu, para isteyen gazetecinin hikayesini anlatayım size. “Özay’la ne ilgisi var” demeyin, ilgisi olmasa yazmayız, ilgisi olmasa Başkan Kocadon işin içine girmez.

Hikayemiz ;

Yer Yalı Mahallesi Tavşanburnu

Yatırımcı : Halikarnas A.Ş – Astay – Mesut Toprak

Konu : Ruhsatsız yapılaşma ve dünya tarihinin en hızlı ruhsatının verilmesi.

Yatırım alanı yaklaşık 530 bin metrekare

Nedir mevzu? Mevzu derin.

Besa inşaat A.Ş’nin, THE BO VİERA olayından sonra, burada da karşıma çıktı Özay Kartal. Yatırımcı Halikarnas A.Ş’nin geçen yıl “Halikarnas Disco”nun kapatılmasıyla, olayı dramatize ederek başlattığı mağdur edebiyatı yaparak, aslında Bodrum’un bir değerini kaybettiğine toplumu inandırmak için basın toplantısı yaptı. Meğer amacı, yapmak istediği projeye muhalif haberler çıkmamasıymış. O dönemde, bazı yayın kuruluşlarına veda reklamları vererek olayı taçlandırmış ve herkes Halikarnas dostu olmuştu. Veda ederken söylediği son söz, ”Başka bir projede görüşmek dileğiyle.” oldu.

O proje, Bodrum’un en büyük yatırımı “Four Seasons Resort Bodrum “ olarak karşımıza çıka geldi. Projenin ön yüzünde Astay Mesut Toprak ( Recep Tayyip Erdoğan imam Hatip Lisesinin Restorasyonunu Yapan ve Cumhur Başkanının Kardeşim dediği kişi) görünmekte, arka planda Halikarnas A.Ş bulunmakta. Çünkü; devletin tahsisleri, Halikarnas A.Ş üzerinden yaklaşık 30 yıl önce yapılmıştı.

Ne yazık ki, kazmayı küreği kapan Bodrum’a geliyor.

Yatırımcılar Bodrum’u köy olarak görüyor ve istediklerini yapabileceklerini, Ankara’nın arkalarında olduğunu, kimi zaman basın yoluyla, kimi zaman sosyal medyada paylaştıkları fotoğraflarla, gözümüzün içine sokmaya çalışıyorlar.

O Köy Bodrum…

“Orada Bir Köy Var Uzakta, O Köy Bizim Köyümüzdür Gitmesek te, Tozmasak ta, O Köy Bizim Köyümüzdür “ köyün muhtarı da Başkan Kocadon.

Konuya gel diyorum içimden.

Bodrumhaber.com haber portalına reklam verilmek üzere, fiyat istendi Özay Kartal tarafından, fiyat listesi web üzerinde var, oradan bakabilirsin dedim… Sormadım kimdir? Nedir? diye ama yüklü bir reklam olduğunu ifade etti. Adının gizli tutulmasını istemiş yatırımcı.

Kim verir Bodrum Basınına yüklü reklamı… Gizemli işlerde mutlaka vardır abuk durum. Bir gün gittim Özay Beyin yanına ne oldu reklam işi diye, rahatsız olmuştum gizliliğinden. Adını vermek istemedi, reklam işinin tamam olduğunu, önümüzdeki günlerde başlanacağını ifade etti.

Kim olduğunu ve fiyatını bilmeden reklam taahhüdünde bulunmam dedim, oysa bana neydi anlaşmayı Özay’ın reklam kuruluşuyla yapacaktım. Besa A.Ş de yaşadıklarımızı yaşamayalım, reklam verenin Astay Gayrimenkul olup olmadığını sordum. Haberi hazır fotoğraf bekliyordum çünkü. Evet orası dedi ve haber yapacağımı söyleyerek; “Sonra reklam verdik , neden haber yapıyorsunuz?” denmesin dedim.

Benden haberi yapmamamı talep etti…

“Bodrum’da herkes her işi yapıyor bizde para kazanalım.” dedi. Hayatım boyunca parayla işim olmadığını bildiği halde, beni suça ortak etmek istedi. “Bana bir hafta müsaade et, reklam fiyatını yükselteyim” dedi, ayrıca bu rakamdan kendisin komisyon talebi de vardı. Baktım çok ısrarcı tamam dedim çıktım.

Sözümü tutamadım… İrademi kimseye teslim etmem

Haberi yaptım. Özay beni aradı; “Haberin yapılmasının reklam işini zora soktuğunu, Başkan Kocadon’ un bu işe çok kızdığını, benim aramı bozmamamı” ifade etti. Rızkıma razı olmam gerektiğini söyleyerek, aslen aba altından sopa gösterdi….

“Ben Başkanın Marabası değilim ,Başkan’a selam söyle  ekmeğimi suyumu o vermiyor dedim.” Nesimi’nin  “Rızkımı veren Hüda dır,  Kula Minnet eylemem” sözü aklıma geldi, nede güzel söylemiş.

Neyse olayı kısaca anlattım…

Basına üç kuruş bedelle reklam vererek olayı kapatmaya çalışan fail, Başkan Kocadon’un Danışmanı Özay Kartal dır.

Başkan Kocadon, çok kızmıştı sanırım, basın özgürlüğü dediği “beni haber yapmayan basın, özgürdür”

Sizce para isteyen mi var, para teklif eden mi?

Ve İntikam !

Bir anda, Belediye Meclis toplantısında çıkış yapıyor …

“‘Şunu verirseniz, bunu haber yapmayız’ diyorlar. Yap kardeşim, bizim korkumuz yok.” Diyor…

Beni kastediyor.

Şimdi tekrar soruyorum Sayın Kocadon ;

Sizinle yapılmamış bir görüşme için, neden racon kestiniz?

Gazeteciler Cemiyeti açıklayın dediği halde, kim olduğunu neden açıklamadınız.

Bu işin içine nasıl girdiniz?

Yoksa işin arkasında siz mi varsınız? Danışmanınız sizden habersiz iş yapmaz sanırım?

Korkunuz yoksa, haber yapılmasın diye, Astay Gayrimenkul için hangi basın kuruluşuna, ne kadar verdiniz?

Bu işler başlamadan önce, yarımcıyı tanıştırmak için The Marmara otelde organize etiğiniz toplantıya kimler geldi, masrafları kim ödedi? ( İsimleri bende mevcut )

Astay Gayrimenkul ‘un reklamını yayınlatamayınca, Akedemia Vakfı’nın, Mozelyum projesinin reklamını mı verdiniz?

Anlatın akçeli işleri, bilelim Sayın Kocadon….

Yarın “Sen neden üstüne alındın, ben seni kastetmedim.” açıklaması gelebilir.

Not: Olaya, menfaat çatışması diye bakan kişilere tek sözüm var “Kişi kendinden bilir işi.” tüm yerel basını tarayın, kim haber yapmış, kim yapmamış bu yatırımları göreceksiniz.

 

Etiketler: » » » » » »
Share
#

SENDE YORUM YAZ

9+1 = ?
#

#Diren Özay Kartal” için 1 yorum

  1. fikret karataş : diyor ki:

    Sevgili Mustafa, yine yıkıp,yakıp ortalığı eylemişsin viran!. Aslında buradaki direnç kaybı farkında olamadıkları kaadar güçlü… almamaya, vermemeye, imzalamamaya karar verip, kararlarında sebat göstereme rolü oynamak istiyorlar ama beceremiyorlar. Yaratıcı Güç , kimine verdiği zaaf huyunu iştahla sergiledikleri için geri almaz. uğraşılar nafile. Yani vermemiş Mabut neylesin Mahmut!…
    Kimselerden ses çıktığı yok. Biri diyor ki, “bir daha yokum” kalanlar ise… Hadi, şimdi değil sırası geldiğinde deyiverelim!!!…

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • “Bodrum’un Delisi”

    30 Mayıs 2019 Köşe Yazıları

    Sözcü Gazetesi, birkaç gün önce Başkan Aras’ın önceki söylemlerini derlemiş, yeni bir habermiş gibi tekrar yayınlamış. Haberin başlığı “Bodrum’a bir deli lazımdı, o da geldi”. Eyvallah hoş geldi sefa geldi. Deli olduğunuzda cezai ehliyetiniz yok demektir. Her türlü kuralsızlığı kendinize kural edinebilirsiniz. Bir standardı olmadığına göre, bu durumda “delidir ne yapsa yeridir” kuralı geçerli olacaktır sanırım. “El deliye, biz akıllıya hasret” diyerek ,sitem edebiliriz. Delilik iyi bir şey midir ki koskoca Belediye Başkanı, Bodru...
  • Bodrum Kent Konseyi

    23 Mayıs 2019 Köşe Yazıları

    Bodrum gibi rantın yüksek olduğunu yerlerde, adınız çıkmadan, iş takip ederek kazanç sağlamanın yollarından bir tanesi belediyeye yakın olmaktan geçiyor. İş takip etmenin iki yolu var. Ya belediyenin dışında olacaksınız, yada içerisinde. Dışında iseniz; belirli dernek ve kuruluşlarda aktif rol alacaksınız. Belediyenin içerisinde olarak iş takip etmenin en etkili yolu, belediye meclis üyesi olmaktan geçmektedir. Bugünkü konumuz belediye meclis üyeliği değil. Diğer bir yöntem ise ne içinde olacaksınız belediyenin, nede dışında. Ne dışın...
  • Penceremin Altındaki Balıkçılar

    22 Mayıs 2019 Köşe Yazıları

    37 yıl önce Kumbahçe Mahallesindeki Cevri Hasan Kaptanın evinde oturmak, bugün ve yarın Bodrum’da ayrıcalıklı yaşamakla eş anlamlıdır. Günümüzde bu değerlendirme geçerliliğini yitirmiş sayılabilir. Evin, yanı-yönü, üstü-altı, önü-akası ticari amaçla kullanılıp değerlendiriliyor da ondan yitirdi. Ev yerinde duruyor. Önemli ölçüde çarpıtılıp yamuklaştırılsa da iskelet sağlam özgün yapı hakkında fikir verecek görüntüler de var. Eski sessizliği, estetiği yok artık. Geride gelmez. Kaptan köşkü gibiydi. Görüş açısı 180 dereceyi aşıyord...
  • Bu gün 19 Mayıs 2019

    19 Mayıs 2019 Köşe Yazıları

    Atatürk ün Samsun a çıkışının Yüzüncü yıl dönümü.Çok az insan bu kadar zaman yaşıyor.Bir yüz yıl geçti.Anamla Babamın evlilik resmine bakıyorum ve o zamanla gurur duyuyorum.Bir yüz yıl içinde bana,çeyrek asırdan az bir zaman var. Allah nasip ederse görürüm.Etmese de yine şükür olsun iyisi ile kötüsü ile bu günlere geldim ve Bu üç çeyrek asırda bir kitaba konu olacak kadar çok şeyler yaşadım. Hayatımın son on sekiz senesini Türkiye de Bodrum da yaşıyorum. Bodrum kozmopolit bir sahil şehri. CHP'nin de kalesi gibi. Bu şehri CHP li beled...