logo

Düzen


Nasfet İristay
nasfet@bodrumhaber.com

Düzen,
Belli yöntem, ilke ve yasalara göre kurulmuş olan  durum.
Demek ki; düzen hayatımızın her aşamasında var.
Kainat,Güneş,planetler ve dünyamız .Yaşı belli, yaşayacağı belli.
Darvin’e göre bir şeylerden,bazılarına göre,toprak’tan,ateş’ten,adem’den havva’dan, doğrusunu hala bilmiyoruz.
NEDEN,NEDEN biz,belkide,NEDENSİZ yaratılmışız..
Her ne halde ise, işte buradayız.
İlke ve yasalar, ilkel zamanlarda kurulmuş, kuvvetli olan,üç kişinin,beş kişinin başına geçmiş, idareye ele almış,astığı astık, kestiği kestik.Kurallara baş kaldıranlar olunca, onları da kapsayan kurallar koyulmuş.
Topluluklar büyüdükçe,işler zorlaşmış,
Sümerler,yasa yöntem gibi kavramlar getirmiş, Hamurabi de halkına ilk düzeni yazdırmıştır.Halkın çıkarlarının yanında, kendi tahtını koruyan,düzen getirmiştir.
Hamurabi  ye gelene kadar,
Bilinmeyen bir varlıkla,insanları korkutup,kaotik bir bilinmezlik ile insanlara,doğru yolu göstermek isteyen bir takım din yaratıcıları ortaya çıkmıştır.Bu kişilere çeşitli adlar takılmıştır.
MÖ.3000 Krıshna,3000-2000. Hinduisim,2000 .Hz Abraham(ibrahim),1500.judaisim
480.Jerusalem,Jewish 480. Buda 480. -0- Budishim.
-0- İsa Hristiyanlık 32 İsa’nın ölümü ve Hristiyanlığın  yayılması
İslamdan önce dünyada hakim 3 büyük din Hınduısım,Budısmus ve Hırıstıyanlık vardır.
570.Hz. Muhammedin doğumu ile İslam,2019 yılına kadar Dünyada 1,3 milyar inananı ile, 2.büyük din İslam olmuştur.
O zamandan bu zamana ciddi inananı olan dinler hala vardır.Japonlara dinsiz derler ama doğru değildir. 4 milyon kişi Şintoizm dinime mensuptur.4,2 milyon Jainizm,6,4 milyon Konfüçyüsçülük,5 milyon,Bahailik,14 milyon Musevilik,23 milyon Şihizim,708 milyon Budizim,1 milyar Hinduizim,1,3 milyar İslam,2;1 milyar Hristiyan dininin müritleri mevcuttur.Hepsi bu değildir ama hali hazırda bu 10 büyük din, dünyada insanlara hükmetmek için din yasaları ilgili düzenlemeler getirmişlerdir.

Kitaplar yazılmış, peygamberler gelmiş ve geçmişlerdir.Belki geleceklerde vardır.Elle tutulmayan gözle görülmeyen,her dinde insanın beynine doğuştan,büyüyene dek öğretilmiştir.
Hiç bir din, insanlara kötülüğü getirmemiştir.Bütün dinler öyle veya böyle insanların doğru yolda,düzen ve hakkaniyet içerisinde yürümelerini ister.

İnsanların algılayamadığı, Tengri, Allah, Got, Tanrı ve bir çok diğer isimle,kainatın yaratıcısı bir güç olarak tasvir edilmiştir.

Dinleri doğru ve düzgün tasvir edenler olduğu gibi, onu kendi çıkarları için kullanan ve yanıltanlar da az değildir.
O’nun ilke ve kanunlarını sana dikte ettiren,ismi ne olursa olsun,hoca, haham, papaz gibi doğru ve yanlış insanlarda vardır.İnananlara,bu güç üzerinden dinlerde baskı ve korku ortamı kurulmuştur.Hangi din olursa olsun,birine dil uzatırsan karşı koyarsan,inanmazsan ve buna benzer davranışlar içinde bulunursan ya aforoz edilirsin,ya kafir ve dinsiz olursun,veya cehennemde yanarsın ve buna benzer daha neler neler.Bu durum, Dünya kurulduğundan bu yana,insanlar tarafından, insanlara dikte ettirilmiş ve bu dinlerin müritleri tarafından  çoğu zaman saptırılarak, çıkarlar için, doğruların hiçe sayıldığı bir hale getirilmiştir.Bundan dolayı bir çok inanan artık dinlere değil, yüce bir yaratıcıya inanmaktadır.

21.asırda hala dinlerin büyük kavgası vardır.İnsanların şah damarından, doğuşundan bu yana girmiş olan ve insanlar tarafından bulunan kainatın yaratıcısı, “Ben insanları yaratmakla,acaba yanlış mı yaptım?” diye düşünüyor olabilir.
Ama şuna eminim ki,İnsan denilen varlığın,kainata yayılmasını,önleyecektir.
Bir cennetimi mahvettiler,bari diğerlerine dokunmasınlar da diyebilir.
Sadece dinler mi düzeni bozuyor? Hayır,
İnsan topluluklarına din dışı doğruluk ve adalet getirmek isteyenler de vardır.
Yeni Dünya düzeninde,kuvveti elinde bulunduranlar.
Geçmişten bu yana getirilen o kadar çok yasaya rağmen,hala yeni çıkar yasaları peşindedirler.
Bir akımın bir hareketin oluşumunu bildiren manifestolarda  az değildir.
Karl Max, Engel, beraberce insan eşitliği için çok güzel bir sistem getirdiklerini düşünmüşler,ama tatbikatta,tutmamıştır.
İnsanlar yapıları itibari ile bir baskı unsuru tarafından idare edilmeyi istemezler.
Biraz düzen, biraz işine geldiği gibi, ama esasında kuvvetin doğru ve adil olduğu bir ortamı, daha çok severler. Çünkü kuvvet,adil olanı da ,yerine göre adil olmayanı da kitabına uydurarak bir şekilde korur.
Beğenirsiniz,beğenmezsiniz.
Ben bunun adına kapitalizm veya yeni dünya düzeni diyorum.
Adalet ,hürriyet,laiklik,kanun,yasa,idare ve buna benzerlerin,hepsinin olumsuz halleri de bu kavramın içindedir.
Kuvvetli olan,çıkarına göre hareket eder,sadece kendi çıkarları vardır.
Kanunları büker.
Hiç düşünmeden milyonları öldürebilir,düşman gördüklerini,şehirleri
bombalayabilir. Devletleri bölerler,kendi çıkarlarına uymayanları,kuvvet veya tehditle yola getirir, tarımını,hayvancılığını,yok ettirebilir, memleketin en önemli fabrikalarını sattırabilir, kendi şirketlerini, o devletin içine yerleştirip kaos ortamı yaratıp, ordularını zor duruma sokup,ihtilal yaptırabilirler ve teröristlere silah satabilirler. Yalanın en büyüğünü,doğru gibi söylerler.Biz müttefikiz derler.
Bu devletler,bir araya gelmiş,aynı kaba çıkarları için pisleyen devletlerdir.Plan ve projesini yaptıkları memleketlerde, düzeni değiştirip,çıkarları için,yeni düzen getirmeye çalışırlar.
Bir tane değillerdir. Ağa babaları ne söylerse onu yaparlar.Bu birlikteliğe karşı direnen,vesayetlikten kurtulmak için çalışan çok fazla Devlet vardır.Ama bir sefer yakayı kaptırdın mı,kurtulmak çok büyük uğraş ister.Şu bir gerçektir ki,
Muasır medeniyetler seviyesine erişemedikçe bu durumdan kurtulmak oldukça zordur..
Milliyetçi olmak,bir çok vasfı bir arada taşımak, ve memleketi için doğruları görerek onun için çalışmak,sadakatle olur. Vesayetlikten kurtulmak,ancak ve ancak,bir milletin topyekun çalışması ile kaimdir.Bunun içinde eğitim,başta gelir.  Bir bütün olarak iktidarı, muhalefeti ile bir araya gelip memleket için doğru olanı yapmaktır.
Her memlekette hainler vardır.Bunlar çıkar peşinde koşanlardır.
Aldatılmış, soysuzdurlar ve hainlerdir.
Memleketin ve milletin,kalkınma,yükselme ve kuvvetlenip kendi kendine yetmesini ve kuvvetli bir ordu ile,kendilerine karşı koyabilir duruma gelebilmesini görmek,
Çıkarcıların asla ve kat-a istemedikleri bir durumdur.
Bu durumu Devlet olarak, bütün partiler ile beraber Anayasa içinde çözmek gerekir.
Birlikten kuvvet doğar.
Milleti ayrıştırmak çıkarcıların en büyük isteğidir.
Çünkü; böl ve yönet taktiği her zaman tutmuştur.
Hainler pusuda yatmış beklemektedir.
Birlik ve beraberlik zamanıdır.
Yoksa hakikaten,bir BEKA sorunu ortaya çıkacaktır.

Share
#

SENDE YORUM YAZ

9+6 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • Bodrum Kent Konseyi

    23 Mayıs 2019 Köşe Yazıları

    Bodrum gibi rantın yüksek olduğunu yerlerde, adınız çıkmadan, iş takip ederek kazanç sağlamanın yollarından bir tanesi belediyeye yakın olmaktan geçiyor. İş takip etmenin iki yolu var. Ya belediyenin dışında olacaksınız, yada içerisinde. Dışında iseniz; belirli dernek ve kuruluşlarda aktif rol alacaksınız. Belediyenin içerisinde olarak iş takip etmenin en etkili yolu, belediye meclis üyesi olmaktan geçmektedir. Bugünkü konumuz belediye meclis üyeliği değil. Diğer bir yöntem ise ne içinde olacaksınız belediyenin, nede dışında. Ne dışın...
  • Penceremin Altındaki Balıkçılar

    22 Mayıs 2019 Köşe Yazıları

    37 yıl önce Kumbahçe Mahallesindeki Cevri Hasan Kaptanın evinde oturmak, bugün ve yarın Bodrum’da ayrıcalıklı yaşamakla eş anlamlıdır. Günümüzde bu değerlendirme geçerliliğini yitirmiş sayılabilir. Evin, yanı-yönü, üstü-altı, önü-akası ticari amaçla kullanılıp değerlendiriliyor da ondan yitirdi. Ev yerinde duruyor. Önemli ölçüde çarpıtılıp yamuklaştırılsa da iskelet sağlam özgün yapı hakkında fikir verecek görüntüler de var. Eski sessizliği, estetiği yok artık. Geride gelmez. Kaptan köşkü gibiydi. Görüş açısı 180 dereceyi aşıyord...
  • Bu gün 19 Mayıs 2019

    19 Mayıs 2019 Köşe Yazıları

    Atatürk ün Samsun a çıkışının Yüzüncü yıl dönümü.Çok az insan bu kadar zaman yaşıyor.Bir yüz yıl geçti.Anamla Babamın evlilik resmine bakıyorum ve o zamanla gurur duyuyorum.Bir yüz yıl içinde bana,çeyrek asırdan az bir zaman var. Allah nasip ederse görürüm.Etmese de yine şükür olsun iyisi ile kötüsü ile bu günlere geldim ve Bu üç çeyrek asırda bir kitaba konu olacak kadar çok şeyler yaşadım. Hayatımın son on sekiz senesini Türkiye de Bodrum da yaşıyorum. Bodrum kozmopolit bir sahil şehri. CHP'nin de kalesi gibi. Bu şehri CHP li beled...
  • Kimin Ne Kazancı Olabilir ki !

    18 Mayıs 2019 Köşe Yazıları

    Her birey yaşadığı alanda olup bitenleri eleştirme hakkına sahiptir. Yapılan eleştirileri, karalama olarak değerlendirmek, eleştiriyi yapanları baskılamak anlamına gelir. Yazılanları enine boyuna düşünmeden, kanun, yönetmelik bilmeden eleştirinin ötesinde, suçlamak yanlıştır. “Görev süresi henüz iki ayı doldurmamış bir belediye başkanını eleştirmek de neyin nesi oluyor.” diye sitem edenlere; testi kırıldıktan sonra eleştirsek ne olacak, demek doğru olacaktır sanırım. Düşünün ki; bir kuaföre gidiyorsunuz, acemi usta saçınızı, bıyığınız...