DOLAR
32,8684
EURO
35,6495
ALTIN
2.549,01
BIST
11.025,63
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Muğla
Az Bulutlu
34°C
Muğla
34°C
Az Bulutlu
Perşembe Az Bulutlu
34°C
Cuma Açık
33°C
Cumartesi Açık
35°C
Pazar Açık
36°C

EMEK Partisi: Alınmayan önlemlerle bu yangınlar sönmez

EMEK Partisi: Alınmayan önlemlerle bu yangınlar sönmez
A+
A-

Emek partisi Muğla İl Başkanı Nuri Alikoç yaptığı yazılı açıklamada “Alınmayan önlemlerle, yalan ve hamasetle yangınları söndüremezsiniz” dedi.

Kaynak Anterhaber.com

Nuri Alikoç yaptığı açıklamada şunları söyledi:

Türkiye’de geçen yıl yaklaşık 140 bin hektar ormanlık alan kül oldu. Biyolojik çeşitliliğe darbe vuruldu. Yangın mevsimi olarak bilinen mayıs-eylül dönemi başlamışken Muğla genelinde orman yangınları yayıldı, binlerce hektar ormanımız yine yanarak yok oldu. Marmaris’te yanan bölge 2020’de ‘Yaban Hayatı Geliştirme Sahası’ ilan edilmişti. Yaban Hayatı Uzmanı Dr. Yasin İlemin’e göre “Bu sahanın yaklaşık yüzde 30’u yandı.”

Bazı köylerde konteynerli yaşam, sarayda ise şatafat sürüyor

28 Temmuz 2021’le başlayan 15 gün içinde, 54 ilde, 250’nin üzerinde orman yangını meydana geldi ve bu yangınlardan yaklaşık 140 bin hektar orman alanı etkilendi. Büyük yangın sayısı ise 16 oldu. Tarihimizin en büyük örnekleri olarak kayıtlara geçen bu yangınların, yalnızca doğa (bitki örtüsü ve yaban hayatı) üzerinde değil, yöre insanı üzerinde de sosyal, ekonomik, psikolojik etkileri oldu. Yangınlarda 13 kişi yaşamını yitirdi köyler ve kırsal yerleşim alanları boşaltıldı. Son 20 yılda yanan alanların toplamına eşit olan bu büyük yangın dalgasından en çok etkilenen iller Antalya (82 bin ha) ve ilimiz Muğla’ydı (62 bin ha). Antalya’nın Manavgat, Alanya, Akseki ve Gündoğmuş ilçelerine bağlı 56 köy ve mahalle ile Muğla’nın Bodrum, Milas, Seydikemer, Köyceğiz, Marmaris, Kavaklıdere, Menteşe, Yatağan ve Dalaman ilçelerine bağlı 107 köy/mahallede toplam 8.376 çiftçiye ait, 49.200 dekar ekili/dikili üretim alanı ve 565 dekar örtü altı üretim alanı yangınlardan etkilendi. Toplam 265 büyükbaş, 3.994 küçükbaş, 30.462 kanatlı hayvan yok oldu. 1.891 alet-makine, 954 ton depolanmış ürün kullanılamaz hale geldi, 9.535 tarımsal yapı etkilendi. Yörede kızılçam ormanlarına bağlı olarak yapılan arıcılık ve coğrafi işaretli Marmaris çam balı ve Milas zeytinyağı üretimi ile kekik, defne gibi odun dışı orman ürünleri üretimi büyük zarar gördü. Geçtiğimiz yaz yaşadığımız acı tecrübe gösterdi ki gelecekte ölçeği, şiddeti ve sıklığı artması beklenen büyük orman yangınlarına karşı yeterli hazırlık yapılmadı. Hala orman yangınlarını önleme ve sınırlama çalışmalarında mevsimlik, yetersiz kadro istihdamı, eko-sistemdeki ve toplumsal yapıdaki değişimi gözetmeyen bu soygun, talan ve rant düzeninde ormanlar yanıyor, Manavgatta bazı köylerde konteynerli yaşam, sarayda ise şatafat sürüyor! Bu böyle gitmez!

Böl, parçala, ranta kurban et…

2002’den bu yana iktidarda olan AKP ve sonrasında ona küçük ortak olan MHP, iktidarda oldukları süre boyunca istikrarlı olarak yaygınlaştırdıkları üç şey yolsuzluk, yoksulluk ve yasaklar. Çıkardıkları yasalarla, devlet mekanizmasının tüm kurum ve kurullarıyla yolsuzluğu meşru bir zemine oturttular. Ülkemizin yeraltı ve yerüstü kaynaklarını sermayeye peşkeş çekerek servetlerine servet kattılar. Geniş halk kitlelerine de yoksulluğu dayatarak kadermiş gibi kabul ettirmeye çalışıyorlar. Orman yangınlarını bile lütuf gibi görerek rant ve talana dönüştürmenin peşindeler. İlimiz Muğla’da önceki yıllarda ve geçen yıl yaşadığımız orman yangınları bu anlayışın birer örneğidir.

Şöyle ki:

-2007 ve 2021 yıllarında yanan(yakılan) Güvercinlik Pina yarımadasına yapılan oteller,

-2006 ve 2021 yılında yanan (yakılan) Milas ve Bodrum’un orman ve zeytinlik alanlarının yangından hemen önce YEK (Yenilenebilir Enerji Kaynağı) alanı ilan edilerek köylülerin tapularına şerh konulması (köylülerin yangınlardan sonra haberleri oldu ve hukuki süreci devam ediyor),

-2021 yılı yangınlarının hemen ilk günlerinde yanan orman alanlarının Orman Bakanlığı yetkisinden alınarak Turizm Bakanlığına devredilmesi (turizm alanı ilan edilerek imara açmanın ön hazırlığı),

-2021 yılı yangınları esnasında yangın önleme bahanesiyle, yangınla alakası olmayan Akbelen ormanında kesim yapan (105 kızılçam ağacı kesildi) şirkete (Limak-İçtaş) işlem yapmayıp, orman kesimini fiilen durduran ve ormanı koruyan köylüleri orman sahası dışında olmalarına rağmen kolluk güçlerini kullanarak nöbet çadırlarından bir gece yarısı darp edilerek dışarı atılması, vb. Bu örnekler iktidarın uygulamalarından bazıları ve çoğaltılabilir.

Ayrıca yangın söndürme işleminde kullanılacak hava araçları ve personel alımları da özelleştirilmiş, ihaleler yoluyla yangınlara karşı önlem alma yolu seçilmiştir. Daha önce bu işlerde faaliyet gösteren, deneyimli mevcut kurumların içi boşaltılarak(orman işçileri, THK), ihalelerle birilerini zenginleştirme yolu tercih edilmiştir. Böyle bir anlayıştan yangınları söndürmesini beklemek akıl işi değildir.

 

EMEK Partisi: Alınmayan önlemlerle bu yangınlar sönmez

Türkiye’de son 30 yılda toplam 748 bin hektarlık orman alan yok edildi

Muğla ilinin 12.655 km. karelik alanının %60 ı orman vasfı taşımaktadır. Aynı zamanda yüzölçümünün %59 luk kısmı da maden sahası ilan edilmiş durumdadır.1479 km.lik deniz kıyısı ile ülkemizin en uzun sahil şeridine sahip ilidir. Hal böyle olunca sermayenin ve onun iktidarı AKP-MHP yönetiminin gözü ilimizin üzerinden hiç eksik olmamıştır. Enerji, maden, inşaat ve turizm sermayedarları cirit atmakta, kamu arazileri ihaleler yoluyla bu tür şirketlere peşkeş çekilmektedir. Bu rant paylaşımı zaman zaman otel, marina vb. yerlere ‘çökmelere’ kadar varmaktadır. Verilere göre son 30 yılda 2020 yılı sonu itibariyle Türkiye’de toplam 748 bin hektarlık orman alanı madencilikten enerjiye, turizmden ulaştırmaya ve sanayiye feda edildi.Yangınla mücadele için yetersiz kadro

Ormanlar sadece yangınlarla yok edilmiyor. İktidar, çıkardığı ve yasalarda yaptığı değişikliklerle( 2b ve kıyı kanununda) ormansızlaştırma politikalarını devam ettiriyor. Bu güne kadar ürettiği ormanın 7 katı ormanı yok ettiği biliniyor. Son günlerde gündemde olan ilimiz Menteşe ilçesi Deştin köyünde yapılmak istenen çimento fabrikasına tahsis edilen 7.751 dönümlük alanın neredeyse %90 ı orman alanı. Marmaris’te başlangıcı 48 saati geçen her saat, her gün değişen hava ve kara araçları ve personel sayılarıyla, hem kontrol altında hem de değil, ikisinin arası bir şey denilen yangın devam ediyor. Yangın söndürmede her şey önemlidir ama yangını söndürecek olan kara kuvvetidir. Yangınla mücadele için çalışan işçi sayısının eksiği olduğu aşikar. Yangın devam ederken alınmayan önlemleri, eksiklikleri, yanlış uygulamaları ve söylenen yalanları gündeme getirenleri ve eleştirenleri ‘moral ve motivasyon bozucu, medya şeytanı’ diye niteleyenleri halkımız hamasetleri ile birlikte hak ettikleri yere koyacaktır.

Gökova körfezinin eşsiz güzelliği Amazon ormanlarının yüzüne kezzap atılarak, bilerek, isteyerek yakılmıştır.

 

Emek Partisi olarak işçi emekçi halkımızı kapitalist talan ve tahribata karşı mücadeleye çağırırken, iktidarı da acil yapılması gerekenler konusunda uyarıyoruz.

  • Erken uyarı ve hızlı müdahaleyi kolaylaştıracak yeni teknolojik uygulamalar, yenilikçi çözümlerin geliştirilmeli,
  • Yangın riskinin yüksek olduğu ziraat-orman, iskân-orman arakesitlerinde yanıcı madde azaltma, tampon bölge oluşturma, çöp temizleme, yangına dirençli bitkilendirme çalışmaları yapılmalıdır,
  • Orman yangınlarıyla mücadele için su kaynaklarının korunmasına ve yeterli miktar ve kapasitede su rezervlerinin oluşturulmasına yönelik faaliyetler yapılmalıdır, (su toplama sarnıçları, çukurları, kurak bölgelerde yağmur hasadı, su rezervlerinin birbirlerine dizel pompalar ve yanmaz yangın hortumları ve su topları ile bağlanması vb.),
  • Riskli bölgelerde insansız hava araçları ile yaz aylarında düzenli hava kontrollerinin gerçekleştirilmeli,
  • Coğrafyaya uygun, yüksek kapasiteli ve iklim ve gece çalışmalarında etkin çalışan yangın uçağı, helikopter, hava aracı ve yangın söndürme filosunun oluşturulmalı,
  • Orman yangınlarını önleme ve sınırlama çalışmalarında kadrolu istihdam edilen yeterli karadan yangınla mücadele gücü oluşturulmalıdır!
  • Sorumlusu bu yangını söndürmek istemeyenlerdir!
  • Sorumlusu bu kıyılarda gözü olanlardır!
  • Sorumlusu bu yangınlardan rant devşirenlerdir!

ÖYLE YAĞMA YOK! MUĞLA HALKI VAR!

DİRENECEĞİZ, BİRLİKTE KAZANACAĞIZ!   

EMEK PARTİSİ MUĞLA İL ÖRGÜTÜ