logo

Ermeniler


Nasfet İristay
nasfet@bodrumhaber.com

Fransa ulusal meclisinin, 1998 Mayısında ve şimdi 24 Nisan 2019 ayında yapmak istediğine,17 Mayıs 1919 tarihinde Ziya Gökalp’ın Ermeni kırımından suçlu olarak yargılandığı sıkı yönetim mahkemesindeki sözleri ile cevap vereceğim.

“Milletimize iftira etmeyiniz.
Türkiye de bir Ermeni kırımı değil
Bir Türk Ermeni vuruşması vardır
Bizi arkadan vurdular,bizde vurduk.”

İttihatçiler,Abdülhamit ten farklı olarak Türk Ermeni dostluğunu yeniden yaratmak için büyük çaba harcarlar.
1909 Adana olayını unutturmak için ellerinden geleni yaparlar.Kürt aşiretlerini disiplin altına almak,Kürt aşiretleri tarafından el konulduğu iddia edilen arazileri,Ermeni sahiplerine geri vermek için çaba harcarlar.O kadarki Doğu da 4. Ordu komutanı Mareşal Tatar Osman paşa ,1911 Temmuz unda gizli ve özel olarak Harbiye bakanlığına verdiği bir raporda,idarenin Kürt ü ezdiği,Ermeniyi koruduğu ileri sürme gereği duyarak,
“Ermeniler Tasnaksiyon derneği,patrikhaneleri,ruhani başkanları ve milletvekilleri aracılığı ile her yerde hükümet memurlarının işine karışıp ve bu durumlarıyla.
Hükümet içinde Hükümet kurup,şikayet usullerini de pek güzel bildiklerinden ve gizli bir amaca dayanarak,şikayet usullerinide talim ederek,ardını arkasını kesmediklerinden,büyük küçük bütün adliye ve mülkiye memurları bunların fenalıklarından sakınmak için,Ermenilere fazla önem vermeye zorunluk duymuşlardır.Gezim sürecince köyler ve hatta sehirler içinde bile ermenilerin serbestçe silah taşıdıklarını gördüm.Sonuç olarak ermenilerde avukatlıkla karışık bir şımarıklık ve taşkınlık hüküm sürmektedir.”Demektedir.
Mesela,Rusya nında kışkırtması ile Bitlis,Diyarbakır,Elazığ Ermenileri 200 binden fazla imza ile rus uyruğuna alınmalarını isterler,
Bu durumu 24 Aralık 1912 günü rapor eden Bitlis Rus konsolosu”Ermeniler gece evlerinde görüşme yapmakta ve bitlis müslümanlarının ev ve topraklarını aralarında paylaşmakta,zira Ermenilerin bekledikleri,Rus askerlerinin gelmesi üzerine,müslümanların taşınmaz mallarını bırakarak güneye doğru çekilmeleriydi”
diye raporda yazar.
Bu arada patrikhanede devlet içinde devlet gibi Babıali ye sert biçimde kafa tutmaya koyulur ve Mayıs 1913 de Patrik Arsaruni efendi şu demeci verir.
“Her gün Kürt lerin Ermenilere karşı zulümleri ve memurların kaygısızlığı hakkında haber alıyoruz.Anadolu yabancı subayların gözetimi altında bulunmalıdır.Avrupalı uzmanların,Türk memurları üzerindeki denetlemesi kesin olarak elzemdir.”
Tatar Osman paşa durumu iyi görmüş,Ermeniler bu manipülasyonu çok iyi biliyorlar.ve günümüzde de devam ediyorlar.
O günlerde Rus dış işleri bakanı Petersburg daki İngiliz işgüderi ne şöyle der.
“Türk ermenileri,Ermeni illerinin Rusya da kalmasını istiyorlar.Az önce Katogikos petersbug a geldi ve bu dilekte bulundu.Türk ün Osmanlı’nın davranışına bak
birde koynundaki yılana.”
Almam baskısı sonucu,Türkiye 1914 yılında Rus ile Ermeni reformu anlaşması imzalar.Anlaşma gerçekten büyük tehlikedir.Rusya ya tek başına müdahale hakkı
hatta Doğu ordusuna dolaylı yoldan kontrol yetkisi getirmektedir.
Türk düşmanı Mandelstam dahi Van da Ermenilerin silahlı direnişe geçtiğini kabul etmektedir.Kıyıma uğrayacakları düşüncesi ile Sıvas,Amasya,Şebinkarahisar ve Urfa da silahlı karşı koymalar olur.Musa dağı köyü Ermenilerini ,Fransız donanması kurtarır.Fransız ların almış oldukları bu ipsiz sapsız kararlar,her halde o zaman kurtarılan Ermenilerin uzantıları olsa gerek.Her 24 Nisanda alınan kararlar ile Fransız lar isimlerini değiştirip,ErmenFrans birliği ismini Fransa ya koyarlarsa daha uygun olur.Belkide Fransa ulusal meçlisi sadece Jean Jacques Rousseau lardan oluşuyordur.
Bu arada osmanlı meclisi milletvekillerinden Pastırmacıyan, dostu Süren ile birlikte
Türklere karşı savaşmak üzere Rus ordusuna katılırlar.
Van ayaklanması üzerine,İttihatçı hükümet Ermenileri toptan Mezopotamya ya sürme kararı alır. Bu bir savaş kararıdır, soykırımı değil.
USA bu karara karşı çıkar.Enver paşa ABD büyükelçisine söyle cevap verir.
“Ermeniler Van ı ele geçirdiler.Hükümet binalarına bomba koydular.Müslümanları öldürdüler.Anlamalısınızki Çanakkale de canlarımız için savaşmaktayız,binlerce insanımızın yaşamını feda etmekteyiz.Böyle bir mücadeleye girişince kendi vatanımızda bize arkadan saldırılmasına izin vermeyiz.
Rusya,Fransa,ingiltere ve Amerika,Ermenilere yakınlık göstermek ve onları cesaretlendirmekle,Ermenilere hiçte iyilik etmiyorlar.”der.
Talat paşada,”Ermeniler,Türk zararına kendilerini zenginleştirmişlerdir.Bize hükmetmeye ve ayrı devlet kurmaya kararlıdırlar.Açıkça düşmanlarımızı cesaretlendirip,Sarıkamış başarısızlığımızı geniş ölçüde Kafkasya da Rus ları
Desteklemek amacıyla yapılan Ermeni eylemleri olmuştur.” Der.
Türkiye nin varlığının korunması temel koşuldur.Sorun milletçe var olmak,yada yok olmak olarak görülür.Evvel ve şimdi ,Türkiye alehine alınan bu kararlar,bütün bu durumların,yabancı devletler tarafından bilinmesine rağmen,bir Ermeni öcüdür.
Ermeniler,itilaf devletlerin zaferini bekler,ve onların ordularına girerek Türk lere
karşı savaşırlar.Fransız lar klikyada kullanmak üzere “Doğu lejyonu” adlı birliklerini
kinden tutuşan Ermenilerle doldururlar.
Fransız ulusal meclisine,Rus subayı Yarbay Twerdokhleboff un orduları geri çekilirken,verdiği rapordan pasajlar yazacağım.
“Erzurum un çok saygılı esnaflarından Bekir Hacı efendi,kendi evinde öldürülmüştür.Erzincan’da ki Türk kıyımı çeteler tarafından değil,Şehrin Ermeni doktoru ve ordu müteahhidi tarafından düzenlenmiştir.Silahsız Türk ler sığır gibi bogazlandıktan sonra Ermenilerin kazdıkları büyük çukurlara atılmışlardır.
Kıyımı yöneten Ermeni 70 diye saydıktan sonra haykırmış,  daha 10 kişilik yer var demiştir.Bunun üzerine daha on kişi boğazlanmış ve çukur doldurulmuştur.
Erzurum a üşüşen Ermeni çeteleri,yollar üzerindeki bütün islam köylerini yakmışlar ve köylüleri yok etmişlerdir.Ilıca köyünden kaçamayan bütün Türk ler
Öldürülmüş,çocukların kafaları balta ile uçurulmuştur.
7 Şubat 1918 de Erzurum büyük kıyımı başlamış,Karabetof adlı başçavuş öncülüğünde Ermeni topçu askerleri,erkek,kadın,çocuk 270 Türk ü toplamışlar
Elbiselerini soyarak bir hamama kapatmışlar,cinsel isteklerini gidermişler,sonra onları öldürmüşlerdir.100 kadar Türk ü kurtarabildim.26-27 Şubat gecesi Ermeniler önceden planlanmış büyük bir kırım yapmışlar,gecenin bilançosunun 3000 olduğunu gururla söylemişlerdir.”
Rus yarbay raporunu şöyle tamamlar.
“Ermeni halkının eğitim görmüş tabakaları bu kıyımı pekala önleyebilirlerdi.
Bu tabakaların,cinayetlerde,çetelerden daha fazla rol oynadıkları sonucuna varılabilir.Her durumda baş sorumluluk bunlara aittir.”
Ben küçük bir araştırma ile bunları bulabiliyorsam,Fransa,Almanya,Rusya,Amerika
İsviçre,İngiltere gibi devletlerde bu raporların niceleri vardır.
Türkiye deki Ermeni topluluğu,yüzyılın ilk yarısında yaşadığı felaketleri geçmişe ait olaylar olarak görme eğilimindedir.Patrik,1978 yılında da diğer ermeni’ lerin de ayni görüşü benimsemelerini talep etmiştir.
Bense bu gün için şunu söylüyorum.Rus yarbay ın tespitine katılarak, Ermeni halkının eğitim görmüş tabakasının,evvel yaptıkları yanlışları düzelterek,diğer devletleri kışkırtmadan durumu düzeltmeleridir.
Hepimiz Hrant Dink’ ız diyebilen bir toplumda,zamanı gelir işler terse dönebilir.
Kaşınmaya, kaşıtmaya devam ederseniz,sonra sizleri de kaşırlar.

Almanya da Arı dergisinde  haziran 1998 tarihinde yayınlanmış yazımdan
Alınmıştır.
Kaynaklar. Milli kurtuluş tarihi doğan avcıoğlu
Türkiye de etnik guruplar Peter Alford Andrews

Share
#

SENDE YORUM YAZ

7+10 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • “Bodrum’un Delisi”

    30 Mayıs 2019 Köşe Yazıları

    Sözcü Gazetesi, birkaç gün önce Başkan Aras’ın önceki söylemlerini derlemiş, yeni bir habermiş gibi tekrar yayınlamış. Haberin başlığı “Bodrum’a bir deli lazımdı, o da geldi”. Eyvallah hoş geldi sefa geldi. Deli olduğunuzda cezai ehliyetiniz yok demektir. Her türlü kuralsızlığı kendinize kural edinebilirsiniz. Bir standardı olmadığına göre, bu durumda “delidir ne yapsa yeridir” kuralı geçerli olacaktır sanırım. “El deliye, biz akıllıya hasret” diyerek ,sitem edebiliriz. Delilik iyi bir şey midir ki koskoca Belediye Başkanı, Bodru...
  • Bodrum Kent Konseyi

    23 Mayıs 2019 Köşe Yazıları

    Bodrum gibi rantın yüksek olduğunu yerlerde, adınız çıkmadan, iş takip ederek kazanç sağlamanın yollarından bir tanesi belediyeye yakın olmaktan geçiyor. İş takip etmenin iki yolu var. Ya belediyenin dışında olacaksınız, yada içerisinde. Dışında iseniz; belirli dernek ve kuruluşlarda aktif rol alacaksınız. Belediyenin içerisinde olarak iş takip etmenin en etkili yolu, belediye meclis üyesi olmaktan geçmektedir. Bugünkü konumuz belediye meclis üyeliği değil. Diğer bir yöntem ise ne içinde olacaksınız belediyenin, nede dışında. Ne dışın...
  • Penceremin Altındaki Balıkçılar

    22 Mayıs 2019 Köşe Yazıları

    37 yıl önce Kumbahçe Mahallesindeki Cevri Hasan Kaptanın evinde oturmak, bugün ve yarın Bodrum’da ayrıcalıklı yaşamakla eş anlamlıdır. Günümüzde bu değerlendirme geçerliliğini yitirmiş sayılabilir. Evin, yanı-yönü, üstü-altı, önü-akası ticari amaçla kullanılıp değerlendiriliyor da ondan yitirdi. Ev yerinde duruyor. Önemli ölçüde çarpıtılıp yamuklaştırılsa da iskelet sağlam özgün yapı hakkında fikir verecek görüntüler de var. Eski sessizliği, estetiği yok artık. Geride gelmez. Kaptan köşkü gibiydi. Görüş açısı 180 dereceyi aşıyord...
  • Bu gün 19 Mayıs 2019

    19 Mayıs 2019 Köşe Yazıları

    Atatürk ün Samsun a çıkışının Yüzüncü yıl dönümü.Çok az insan bu kadar zaman yaşıyor.Bir yüz yıl geçti.Anamla Babamın evlilik resmine bakıyorum ve o zamanla gurur duyuyorum.Bir yüz yıl içinde bana,çeyrek asırdan az bir zaman var. Allah nasip ederse görürüm.Etmese de yine şükür olsun iyisi ile kötüsü ile bu günlere geldim ve Bu üç çeyrek asırda bir kitaba konu olacak kadar çok şeyler yaşadım. Hayatımın son on sekiz senesini Türkiye de Bodrum da yaşıyorum. Bodrum kozmopolit bir sahil şehri. CHP'nin de kalesi gibi. Bu şehri CHP li beled...