logo

Hak Mahrumiyeti (Yoksunluk)


Okurdan Mektup
info@gundoggayrimenkul.com

Hak mahrumiyeti cezasının muhatabı olan memur, kararda belirtilen süre kadar memuriyet hizmetinden yoksun bırakılıyor. 2017 yılında Edremit Belediye Başkanına da aynı ceza verilmişti.Bizim bildiğimiz bu ikinci oluyor. Onun başına gelen bu aykırılık Kocadon’u da buldu.

Üzüldük ama diğer taraftan da sevindik doğrusu.  Seçimle gelmiş hizmet erbabının cezasının, görevi kötüye kullanma, terör, akçalı işler  konulu olmadığı sürece onu seçenler tarafından verilmesi, hem demokrasiye hem de demokratik kurallara uygun olur inancındayız. Kaldı ki, suç denilen şey gülüp geçilecek bir olgu, bir yakıştırma .

Diğer taraftan “İmar barışı” olayı  gündeme oturmasaydı 10-11 yıllık kaçak yapılaşmanın hesabının  da sorulması dikkatle sürdürülebilir  ağır cezada yargılanma başlı başına bir alan kapsardı.

Geçmiş olsun deyip  geçiyoruz esasa…

Cezanın uygulanmasına, Kocadon’un eski genel başkanı hiç ses çıkarmayıp “olur” vermiş. görünüyor. Ses çıkarmamasının bizce iki nedeni olabilir:

  • Kocadon’un CHP ye geçip başkan seçilmesi
  • Yargıtay ile AKP arasındaki çok dikkat çekici ölçüdeki yakınlık…

Cezanın açıklanması anında Başkanın söylemlerinden bazıları dikkatimizi çekti.

Cezanın bize göre ne devlet ne de halkla ilgisi  var. O nedenle “küsme” konusunda bu aşama  böyle bir duyarlılığın gereği olmamalı.

Bu süreci tatil gibi düşünmek,  Kocadon’un moral içitimi (enjekte) olarak değerlendirmesi doğru olmuş kanısındayız. Bu konudaki düşüncelerimizi okurlarla paylaşma kararımızın da kimseyi rahatsız etmeyeceğini biliyoruz.

Başkan hep Büyükkent nedeniyle artık yapılacak iş kalmadığını, atıllık neniyle enerji birikiminin üst düzeye ulaştığını, bu nedenle de Büyükşehir adayı olduğunu  basın aracılığı ile dillendiriyor. Yakın etrafını da bu olguya iyice inandırmış ki, onların çalışmalarının da bu yöne olduğunu izleyip gözlemliyoruz. “Dinlenme tatili “ diye tanımladığı 38 günlük süreçte : Barlarda, eğlence yerlerinde lokantalarda, gece kulüplerinde  “Anadolu  Halkıyla(!)”  bütünleşme  istemini vurguluyor. (Bildiğimiz kadarı ile anılan yerlerin zaten ehli keyfi sayılır)

Bu enerji   obezitesinden  7 ay beklemeden kurtulma uğraşı Bodrum Yarımadası için bir şans olarak değerlendirilebilir. Şöyle ki:

Yarımadanın 650 km2 lik alanında :

Merkezde 12 mahalle

Eski beldelerde 25 mahalle Köyler 19 mahalle

Olmak üzere toplam 56 mahalle var.

Bunların sorunlarıyla ilgilense sanırım 30 gün dolar. Salt bu mahallelerde ortalama  değerlendirmeye göre 350-400  sokak bulunur. Başkan bunları gezmek,  denetlemek ve gereksinimlerini saptamak  ve talimatlar vermek  için o güzel arabasıyla gezmeye çıksa 20-25 gün meşguliyet doğar.  Böylece enerji obezliğinden önemli ölçüde kurtulur.

Her gün tatil olunca  Başkanın dikkatle uyguladığı kerahet vakti  bir mızrak boyunu beklemeden uygulamaya girer. Canım kerahet her ne kadar iki namaz arası haram  demek olsa da, onu sofular söylemiş.  Halbuki  Nesimi Can’a göre  iş başka, hem de gerçek ölçüde.  Ne demiş NESİMİ CAN:

“Sofular haram demişler bu aşkın şarabına,

Ben doldurur ben içerim, günah benim kime ne.”

Boşa vakit geçireceğine göre andığımız hizmetlerin yapılmasından kaynaklanan yorgunluğu, dozunun izin verdiği ölçüde içer ve dinlendirir bedenini.Ve ben olsam mırıldanırım NESİMİ Can’dan yine

Ben melamet (laiklik) hırkasını kendim giydim eynime ,(beden)

Arı namus şişesini taşa çaldım kime ne.”

Bu 38 günlük zorunlu iznin ne denli yarara dönüşebileceğini anlattıklarımız kanıtlamıyor mu?

Başkan enerji birikim rahatsızlığından kurtuluyor,

Kerahet vakti zorunluluğu baskısını yok ediyor,,

Çalışma ile ilgili antrenman olanağına kavuşuyor,

Hizmet gösterisi nedeniyle halkın sevgisini yinelemiş oluyor,

Böyle olunca, Yargının verdiği 38 günlük “Hizmetten yoksunluk” cezayı gün geçirmeden işleme koyduran İçişleri Bakanına da teşekkürlerini sunmalıdır.

Samimi ve içtenlikle geçmiş olsun dileklerimizi yineliyoruz….

Bodrum 1 Muharrem 2018

Share
#

SENDE YORUM YAZ

10+8 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • Penceremin Altındaki Balıkçılar

    22 Mayıs 2019 Köşe Yazıları

    37 yıl önce Kumbahçe Mahallesindeki Cevri Hasan Kaptanın evinde oturmak, bugün ve yarın Bodrum’da ayrıcalıklı yaşamakla eş anlamlıdır. Günümüzde bu değerlendirme geçerliliğini yitirmiş sayılabilir. Evin, yanı-yönü, üstü-altı, önü-akası ticari amaçla kullanılıp değerlendiriliyor da ondan yitirdi. Ev yerinde duruyor. Önemli ölçüde çarpıtılıp yamuklaştırılsa da iskelet sağlam özgün yapı hakkında fikir verecek görüntüler de var. Eski sessizliği, estetiği yok artık. Geride gelmez. Kaptan köşkü gibiydi. Görüş açısı 180 dereceyi aşıyord...
  • Bu gün 19 Mayıs 2019

    19 Mayıs 2019 Köşe Yazıları

    Atatürk ün Samsun a çıkışının Yüzüncü yıl dönümü.Çok az insan bu kadar zaman yaşıyor.Bir yüz yıl geçti.Anamla Babamın evlilik resmine bakıyorum ve o zamanla gurur duyuyorum.Bir yüz yıl içinde bana,çeyrek asırdan az bir zaman var. Allah nasip ederse görürüm.Etmese de yine şükür olsun iyisi ile kötüsü ile bu günlere geldim ve Bu üç çeyrek asırda bir kitaba konu olacak kadar çok şeyler yaşadım. Hayatımın son on sekiz senesini Türkiye de Bodrum da yaşıyorum. Bodrum kozmopolit bir sahil şehri. CHP'nin de kalesi gibi. Bu şehri CHP li beled...
  • Kimin Ne Kazancı Olabilir ki !

    18 Mayıs 2019 Köşe Yazıları

    Her birey yaşadığı alanda olup bitenleri eleştirme hakkına sahiptir. Yapılan eleştirileri, karalama olarak değerlendirmek, eleştiriyi yapanları baskılamak anlamına gelir. Yazılanları enine boyuna düşünmeden, kanun, yönetmelik bilmeden eleştirinin ötesinde, suçlamak yanlıştır. “Görev süresi henüz iki ayı doldurmamış bir belediye başkanını eleştirmek de neyin nesi oluyor.” diye sitem edenlere; testi kırıldıktan sonra eleştirsek ne olacak, demek doğru olacaktır sanırım. Düşünün ki; bir kuaföre gidiyorsunuz, acemi usta saçınızı, bıyığınız...
  • Şundan Bundan

    15 Mayıs 2019 Köşe Yazıları

    Sineğin Kanadından Otogardaki Belediyemiz Gıda Şirketine ait ücretsi konakladığım otoparkın çıkış noktasına geldiğimde her zamankinden farklı bir olgu gerçekleşti. Çıkışa izin veren bariyer açılmadı ama , onu idare eden emekçi kardeşim üzgün ve telaşla yanıma geldi: “Ağabey sana çok önemli bir haberim olacak, senin basın kartın iptal edilerek otopark konaklamasında geçersize aktarıldı.” Anladım. Borcumu sordum . 6 lira dedi hemen ödedim O emekçiyi gerçekten çok üzgün gördüm. Emekçi kardeşim biraz kendine gelince lafın gerisini söyleyebil...