Bodrum Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Bodrum 28°C
Az Bulutlu

    Her Şey Dahil, Ama Bodrum Esnafı Hariç…

    Mustafa Gündoğ
    mustafa@bodrumhaber.com

    Bodrum Belediyesi, Bodrum Ticaret Odası, Bodrum Esnaf Odası bir araya gelerek “Esnafına Sahip Çık Bodrum” adlı dayanışma kampanyası başlattılar.

    Kampanyadan anladığım…

    Korona virüsün salgınının başlamasıyla, yeme içme sektörünün faaliyetlerine devam edememesinden, ekonomik olarak zora düşmesi. Bulunduğu ortamdan kurtulabilmesi amacıyla ekonomik destek sağlamak amaçlı bir kampanya.

    “Güzel, beğendim ve destekliyorum” demeli mi dememeli mi ?

    Bodrum ticaretinde, faaliyetleriyle ekonomiyi canlandıracak belediye ve ticaret erbaplarının üye oldukları kurumlar, omuz omuza vermiş esnafın içinde bulunduğu zor  duruma çare arıyorlar.

    Merakımı bağışlasınlar ama kampanyayı başlatan kurumların elinde esnafın zor durumda olduğunun verileri neyi kapsamaktadır. Ellerinde durumu özetleyen bir veri var mı yok mu? Yoksa popülist bir yaklaşımla kendilerini öne çıkarıp, başaramadıklarının üstünü örmeye mi çalışmaktadırlar?

    Bir işletme kapalı olduğu halde veya açık olsa dahi müşteri bekliyor ve satış yapamıyorsa ne gibi giderleri ödemek zorundadır.

    Kira, elektrik, su, personel, reklam vergisi, SGK, muhtasar, stopaj, yakıt, bağlı oldukları oda aidatları, kredi almak için alınan oda belge bedelleri, satışlarında kredi kartı ödemeleri yapılıyorsa komisyon ücretleri, durumu kurtarma için kredi alabildiyse kredi, anapara ve faiz ödemeleri.

    Peki yeme içme sektörünün aslen müşterileri kimlerdir?

    Bodrum’da daimi olarak ikamet edenler için bu kadar esnaf iş yeri açmış olamaz. Çoğu esnaf kışın kapalı olduğuna göre Bodrum’da daimi yaşayanlardan bir beklentisi olduğunu sanmıyorum.

    Ekonomik krize düşenlerin sadece yeme, içme sektörü olduğunu da düşünmüyorum.

    Günlük işlerde çalışarak geçimini sağlayan, başta sadece emeğiyle çalışan emek güçleri ve bir çok farklı sektör iş insanlarımız bulunuyor.

    Öncelikle herkes kendi üzerine düşeni yapmalı…

    Ekonomi; sonuçta bir alış- veriş döngüsüdür. Bodrum’un parası, Bodrum’da kalabildiğince çok kalmalıdır ki yaşayanların ekonomik durumu iyi olmalı ve kimseye muhtaç duruma düşmemelidir.

    Siz dayanışmanın temelini atarsınız, karşınıza çıkan duruma göre yeni çıkışlar arayabilirsiniz. Her şeyden önce, gelecek kaygısı olmamalı ki, insanlar ellerinde ki fazla parayı etrafında dayanışma için kullanabilsin.

    Bodrum Belediyesi’i nin Ticaret Odası ve Esnaf Odası’nın çözüm gibi gösterdiği çözüm, aslında bir çözümsüzlüğün örneğidir.

    Sadece Korna virüs salgınıyla ilgili olsa anlarımda, bahsedilen sektör her zaman güç durumdadır. Bu sektörde para kazanan çok fazla esnaf bulunmamakla birlikte, dışarıdan gelen firmalara ezdirilmişlerdir.

    Başta Bodrum’da bulunan tüm bankalar, karlarından ödün vermemekle birlikte bu salgından karlı çıkmayı amaçlamışlardır. Kredi verilebilecek az sayıda esnafı da güç duruma düşürme ve yıllar boyu sağmayı amaçlamaktadırlar.

    Ticaret ve Esnaf Odaları, geçmiş aidat borçlarından ve halen üye aidatı ödemelerinden ödün vermemekte ve kredi için istenen belgelerden ücret almaya devam etmektedir. Belgeleri alan esnaf bir umut bakaya gitmekte, kredi alamayınca cebinde olan birkaç kuruşu da, ticaret odasına vermiş olarak yeni umutsuzluklara yol almaktadır.

    Borç ötelemeyle alacağından vazgeçmeyenler ekonomik çıkışı nasıl bulmaya çalışırlar? KDV’den ÖTV’den ödün vermeyenler, “kim ne yaparsa ben paramı alırım.” diyen Gelirler idaresi bir taraftan, “Ben anlamam elektrik faturasını öde yoksa seni karanlıkta bırakırım.” diyen AYDEM, “kiranı öde” diyen ev ve iş yeri sahibi v.s

    Tersi örneklerde var, ev kirasını ödeyemeyen bir esnaf arkadaşımı ev sahibi arıyor, “evladım kiranın ödeye bilirsen yarısını öde, hepimiz zor dönemden geçiyoruz, zararı paylaşalım.” diyor. Bunu diyen, vicdanı olan, insanlarımıza saygı duyuyor ve ne kadar hal bilir olduklarını düşünüyorum.

    Zaten esnaf kendi durumunu biliyor, diğerleri aklınca günah çıkarıyor neymiş ben esnafımın yanındayım. Daha dün “LET’S BODRUM” indirim kampanyasıyla Bodrum’u nasıl zarara uğrattığınızı unutmuş değiliz.

    Sormadan geçemeyeceğim.

    Hani ihtiyaç sahiplerine destek olarak dağıtılan gıda paketlerini nereden aldınız? Sermayenin market zincirlerinden mi yoksa Bodrum esnafından mı?

    Dağıttığınız maskeleri kimlerden temin ettiniz? O maskeler eli dikiş tutan Bodrum’da ihtiyacı olan insanlarımıza yaptırılamaz mıydı? Ekmek teminini aynı fırından mı yaptınız yoksa tüm fırınlardan eşit sayıda mı aldınız? Hijyen malzemelerinin tedarikçileri kimlerdir?

    Yani; teminleri dışardan yapıp, sonrada “esnafınıza sahip çıkın” demek neyin nesi? Öncelikle Belediye ve ait olunan odalar esnafına sahip çıkmalı.

    Bankalar Bodrum’u sömüreceğine, başvuruları yerinde kontrol edip gerçek ihtiyacı olanlara, düşük faizli kredi vermeli. Araştırın bakalım düşük faizle kredi alıp, tekrar yüksek faizle bankaya yatıran yardım severler kimlerdir?

    Esnaf, arabasını satıp kendisine sermaye yapmak istiyor, ya Vergi Dairesi’nin haczi var, ya SGK’nın. Geçmişten gelen kredi borçlarını ödeyemeyenleri bankalar sabahtan akşama kadar arayıp, esnafın moral bozukluğuna yol açıyor.

    “Borçlarınızı yeniden yapılandıralım.” diyen bankalar daha fazla faiz alma peşinde.

    Çözüm nedir, her sorun kendi çözümünü içerisinde taşır. Veri tabanı oluşturun, zor durumda olan esnafın verilerini sisteme girin, kiracımı değil mi, önceliklerine göre kredi verilmesi için ön ayak olun.

    Halk, önce sizin üzerinize düşeni yaptığınızdan emin olmalı ki, sizin yaptığınız çağrıya kulak versin.

    Hani diyorsunuz ya “müdavimi olduğunuz yerlere ön ödeme yapın.” diye başlayalım bakalım öncelikler bu kampanyayı organize eden yöneticiler hangi esnafı ziyaret etmişler ve ekonomik destek sağlamak için ön ödeme yapmışlardır.

    Şimdi inşaat yasağını gündeme getirenler, tadilat ve tamirattan para kazanabilecek kaç esnafın ekmeğini engelliyorsunuz bir düşünün. Belediye kendi inşaat işlerini dahi durdurmadığı bir yerde, esnaftan istenen nedir.

    İnşaat yasağı uzun yıllardır şöyle veya böle uygulanır, ancak sonuçları değerlendirilerek bir sisteme bağlanmaz. Bu konuda, birçok arkadaşımla birlikte ciddi çalışmalar yaptık, ilgili ve yetkililer bu çalışmaları göz ardı etti.

    Boş otelleri doldurmanızın yolu, inşaatlara yasak getirmekten geçmiyor. Otel müşterileri öncelikle, otel içinde kurulan ve acenteler tarafından zorunlu olarak götürüldükleri yerlerde alış- veriş yapıyorlar.

    Her şey dahil ama Bodrum esnafı hariç… Bir bütünü parçalamak ,sadece ben kazanayım, demek yanlışın başıdır.

    Bodrum Esnafına Sahip Çıkalım Kampanyası’nın başarısı ne olacak göreceğiz, sakın yanlış organize ettiğiniz bir olayın başarısızlığını, Bodrum Halkı’nın duyarsızlığına bağlamayın. Kampanya için sosyal medyada yapılan yorumları iyi değerlendirin ve ona göre çözüm arayın.

    Başkan kampanya konuşmasında “Sadaka İstemiyoruz” diyor. Keşke başka bir sözcükle anlatmak istediğini ifade etseydi.

    “Sadaka, İslam dinine ait bir terimdir. Arapça ‘gerçek olmak, doğruluk’ anlamına gelen ‘sıdk’ kelimesinin çoğulu olan ‘sadaka’, İslam terminolojisinde ‘bir Müslümanın gönüllü olarak veya dinî bir vecîbeyi yerine getirmek üzere, ihtiyaç sahiplerine yapılan maddî yardım’ anlamına gelir”

    Yani siz ihtiyaç sahiplerine dağıttığınız gıda yardımını, sadaka olarak mı verdiniz?

    Vesselam…


    Bodrum Haber