DOLAR 8,6505-0.18%
EURO 10,1473-0.16%
ALTIN 493,470,40
BITCOIN 371094-2,64%
Muğla
25°

AÇIK

19:11

AKŞAM'A KALAN SÜRE

İnkar Et Kurtul

İnkar Et Kurtul

ABONE OL
19.09.2021 11:13
İnkar Et Kurtul
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Orucunu bozan iki kişi, Bektaşi’ye sorar; “Orucumuzu bozduk, ne yapacağız?” diye,

Bektaşi ; “Gören oldu mu?” der

“Olmadı” derler

Bektaşi ; “İnkar edin kurtulun.” der.

Şimdi bizim ki o hesap; var olana yok deyince, yok oluyor mu? Olmaz elbet.

Dün Muğla Sağlık İl Müdürü, sosyal medyada yazılan bir konuya açıklık getiriyor;

Gencer: “Sosyal medya üzerinden yapılan, “sağlık personeline ve hastaya dağıtılacak maske yok” açıklamalarına itibar edilmemesini, devletin her daim vatandaşının yanında, her ihtiyacını karşılayacak güç ve bekada” olduğu hususunun bilinmesini istedi.

Sayın Sağlık İl Müdürü,

Siz yok deyince, sorun ortadan kalkıyor mu?

Her daim vatandaşın yanında olan devletin görevlisi, sosyal medyada “hastanede maske yok” diyen vatandaşını yalancı yerine koyar mı?

“Peki, maske var ise, siz Pazar alışverişi yaparken neden takmadınız?” demezler mi?

Sayın Sağlık İl Müdürü sağlık işlerini bir kenarda tutup, devletin temsilcisi gibi konuşarak; “devlet her daim vatandaşının yanında, her ihtiyacını karşılayacak güç ve bekada” demiş

Yalancı vatandaşı olan ve vatandaşına inanmayan devlet mi olur?

Devlet nedir? Basit tanımıyla;

“Toprak bütünlüğüne bağlı olarak siyasal örgütlü bir ulusun yada uluslar topluluğunun oluşturduğu tüzel varlık.”

Anayasamız Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ni nasıl tanımlar ;

Madde 2 – Türkiye Cumhuriyeti, toplumun huzuru, milli dayanışma ve adalet anlayışı içinde,

insan haklarına saygılı, Atatürk milliyetçiliğine bağlı, başlangıçta belirtilen temel ilkelere dayanan,

demokratik, laik ve sosyal bir hukuk Devletidir.

Daha da önemlisi ;

“Madde 3 – Türkiye Devleti, ülkesi ve milletiyle bölünmez bir bütündür”

Yani devlet ve vatandaş diye bir bütünü ayırmak, anayasamıza aykırıdır. Bunu böyle bilesiniz. Bir bütünlük varsa, bütünün bir parçasını yalancılıkla suçlayamazsınız.

Olay Yeri : Muğla Sıtkı Koçman Araştırma Hastanesi

Olaya neden olan konu: hasta yakınına, hemşirenin “hastaya maske takınız” demesi üzerine, hasta yakınının, hemşireden hastaya takmak için maske istemesi.

Hemşirenin Yanıtı : “ Şuan elimizde az var.”

Hasta yakını konuyu sosyal medyadan, maske konusunda ki çelişkileri ifade eden bir yazıyı,  arkadaşlarıyla paylaşıyor.

Sayın Sağlık Müdürümüzde, hasta yakınının sözlerine itibar edilmemesini ifade ederek, yalancı konumuna düşürmek istiyor.

Hasta yakını iyi tanıdığım bir kişidir, sosyal medya paylaşımının sonunda ”Ellerinde bize verebilecekleri bir maske olmadığını, hatta kendilerinin bile yedek maskelerinin olmadığını söyleyince; bana da evimizde eşimin getirttiği, ama satması yasak olduğu için eşe dosta hediye ettiğimiz maskelerden bir paketi getirip, hemşire hanıma vermek düştü.” diyerek paylaşımını sonlandırıyor. ( Eşi Eczacı )

Birlik ve dayanışma içerisinde olacaksak, önce birbirimize karşı saygılı olmalıyız. Başka insanları günü kurtarmak adına, yalancı konumuna düşürmemeliyiz.

Sanki, birileri devleti temsil ediyor da, bizler devlet düşmanıymışız gibi algılatılmaya çalışılıyor . Belki bugünü kurtarırsınız lakin, yarınlar ne olacak?

Sağlık İl Müdürü, eline bir kutu maske alıp hastayı ve yakını ziyaret etseydi, vatandaşın gözünde ne olurdu? Yanıtını vereyim, “Hastalarla yakından ilgilenen Sağlık İl Müdürü” olurdu. Müdür Bey’in ifade ettiği gibi hastanede maske vardı ve vermediyseler, bunun için de soruşturma açıp, konuya açıklık getirmek doğru olmaz mıydı?

Yanlışa düşen sadece Sağlık İl Müdürümüz değil.

AK Parti İl Başkanı da yanlışa düşüyor.

“AK Parti Muğla İl Başkanı Kadem Mete, Muğla Büyükşehir Belediye Başkanlığının, yardımlarının Valilik tarafından engellendiği iddiasına ilişkin, belediyenin “Ben yardım edeceğim ama, devlet engel oluyor” algısı oluşturmaya çalıştığını ifade etti.”

Sayın İl Başkanı, Valiliğin ve Kaymakamlıkların aldığı kararları incelerse, doğruya ulaşacaktır.

Aynı açıklamada İl Başkanı Kadem Mete’nin şu söylemine katılıyorum ; “Muğlalı hemşehrilerimize tek bir elden, bir defada yardımda bulunmak istiyorsa, ülkenin en pahalı su fiyat tarifelerinden birine mahkum olan vatandaşlarımızdan, 3 aylık su parası almasın.”

Lakin ;

Mete, devletin vergileri ötelediği, bazı alacaklarını almayacağını açıkladığı bu üç ay için, “Muğla’da vatandaştan bu dönemde, su parası alınmamasını talep etti.”

Sayın Mete, Ülke idaresinde, yürütmeden sorumlu kısmı, Devlet olarak nitelendirip, Devletle Belediyeleri farklı göstermesi, son derece yanlıştır.

Peki adama demezler mi “Çıkarın bir kanun hükmünde kararname, bizde su paralarını almayalım.” diye. Yada, “Devletin yürütme bölümü hangi alacağından vazgeçti?” diye sormazlar mı adama.

Halka, bedava su veriyor diye belediye başkanının yargılandığı Ülkede, kim cesaret edebilir su parasını almamaya, fakat ücretini düşürebilir.

Aynı yanlışa Ak Parti Genel Başkan Yardımcısı’da düşmektedir.

CHP’li Mersin Büyükşehir Belediyesi’nin, ücretsiz ekmek dağıtımı çalışmalarının yasaklanması üzerine, AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Mahir Ünal; “Anadolu’da ‘ayrı baş çekmek’ deyimi vardır. Bunun devletteki karşılığı, paralel yapıdır” dedi.

Birbirimizi suçlayarak siyasi çıkar sağlama çalışmalarıyla nereye varırız? Bir bütünü ayırmak yerine, bütünü bir arada tutmak görevi, devletin yürütme kurullarındadır.

Tek noktadan, doğru tanımlanmaz.

Vesselam…

    Sperrmüllentsorgung Berlin

    İstanbul escort Ataşehir escort Pendik escort Kartal escort Ümraniye escort Kadıköy escort Anadolu yakası escort Avrupa yakası escort Mecidiyeköy escort Fatih escort Fındıkzade escort Çapa escort Şirinevler escort Avcılar escort Beylikdüzü escort Halkalı escort Bahçeşehir escort Bakırköy escort escort service berlin abu dhabi escorts porno izle seks hikayeleri sex hikayeleri Facebook link kısaltmak