logo

Kulak tut merdin sözüne

En büyük mirasımız ata dan dede den kalan ,yaşamımıza ışık tutacak hal ve hareketlerimizin bütünüdür. Manevi varlıklarımız her zaman içimizde yeşerir, büyür, kişiliklerimizin oluşmasında bize yardımcı olur.

İnsanlar neden yaşar?

Elbet herkesin, doğumdan ölüme kadar olan süreçte gayesi vardır. Gayemiz bizi ayakta tutar, karakterimiz de toplumda yerimizi belirler.

Hiçbir şey başlamadan bitmez.

Yaşamda öyle, başlıyor ve bitişe doğru yol alıyor. Önemli olan geleceğe bırakacağımız değerlerimiz. İnsan yanlışı doğru olarak bilebilir ,ancak yanlış doğru değildir.

Her zaman derim kulak asmak lazım diye…

Yıllar geçmişti aradan büyümüş genç olmuştum, Ankara da yaşıyorduk, doğup büyüdüğüm topraklara dedemi ziyarete gitmiştim.

Hasret giderdik zamantı ırmağının kenarında, patates tarlasını sularken. Göz yaşlarıyla sevmişti beni, belli ki özlemişti torununu.

“Torun,  torun” diye seslendi bir anda ve devam etti

“Senin için Kominist olmuş dediler, ben gerekeni söyledim onlara,

Benim torunum yanlış yapmaz, doğru bildiğini yapar,

Sen doğru bildiğinden şaşmayasın.” dedi.

Yaşamımda, dedemden başkaca nasihat almamıştım ve en büyük mirasımdı. Kendi doğrumdan şaşmamak.

Sonraki yıllarımda,

Babam da, dedem gibi çok az ve öz konuşurdu. Ne dedi diye düşünmek zorunda kalırdım bazen.

Birkaç nasihat ta Babamdan almıştım.

Bir gün kız arkadaşımla mahallede dolaşırken görmüş , eve gittiğimde…

“Eline , diline , beline sahip ol.” demişti…

Atalarımda, testi kırılmadan söylenenler sözler vardı, testi kırıldıktan sonra yargılama yapılmaz, yaralar sarılırdı.

Babam, devlet memuruydu;

Çalıştığı kuruma gitmiştim babamın, o anda yoktu odasında. Geniş bir alanda, açık ofiste çalışan memurlar vardı. Sadece veznenin ve babamın çalışma yeri camekanla kapalıydı.

Çocukluk işte babamın makamına oturmuştum, şef pozisyonundaki önceden de tanıdığım memur geldi karşıma oturdu;

“Bak evlat” dedi.

“Şu gördüğün tüm memurlar bu makama oturmak isterler, bu makama oturmak kolay bir iş değil, emek ister, bilgi ister, idarecilik, liyakat ister.” dedi.

Ne yapacağımı şaşırmıştım kalksam kalkamıyordum, otursam oturamıyordum,

İmdadıma yetişti yine, amacı rencide etmek değildi mutlaka, “Gel sana çay söyleyeyim” demiş ve masadan kaldırmıştı.

Ben dersimi hocalarımdan almıştım. Atalarımdı hocalarım.

Ve hep bildiğim doğruyu yaptım. Kimi zaman agresifçe, kimi zaman ilmi siyasetle. Ne kadar başarılı oldum, sahip olduğum evlatlarımın, insanlığa verecekleri hizmetle belirecektir.

Doğru geometrik olarak iki noktadan geçen düz çizgiye denir. Duyduğumuz doğru olmayabilir ,bunu teyit etmek gerekir. Diyalektik bilmeden ,doğruya ulaşmak zordur elbette.

Ve ben doğru bildiğimi yazmaya devam ediyorum….

Şeyh Edebali derki;

“Açık sözlü ol! Her sözü üstüne alma! Gördüğünü söyleme, bildiğini bilme, sözünü unutma, sözü söz olsun diye söyleme.”

Malumunuz, geçtiğimiz günlerde Bodrum Belediye Başkanı yani “Şehrin Emin Adamı” bir laf etmişti,

“Hatta bunları haber yapmamak için maddi çıkar da talep ediyorlar. ‘Şunu verirseniz, bunu haber yapmayız’ diyorlar. Yap kardeşim, bizim korkumuz yok. Buyurun yapın.”

Bu konuda yazdıklarım ortada, henüz yanıt gelmedi. Muğla Gazeteciler Cemiyeti’ de sordu, yanıt gelmedi. Yanıt verecek misiniz sorularına Belediye’deki ilgili kişiler, bu konuda açıklama yapmayacaklarına dair karar aldıklarını beyan etmişler.

“Çamur at izi kalsın” siyasette geçerli olabilir, lakin önce çamuru iyi karman lazım, her çamur yapışmaz. Killi olması lazım çamur yaptığın TOPRAK’ ın. Bilmeyen yapamaz ele yapışır çıkaramazsın, sonra elinde kurur, çamurla dolaşırsın. Zanaatkar olsan kimse bir şey demez, zanaat siz olursan kirli derler.

Derim ki

Haber yapmamak üzere, maddi çıkar talep eden mi var?

Haber yapılmasın diye, para dağıtan mı ?

Dağıtılan para teklifini, ret eden mi var ?

Sakın ola ki çantacılar , yanlış bilgi taşımış olmasın.

Yani Diyorum ki ;

Açıkla kardeşim bizim kimseden korkumuz yok,  ne demiş Köroğlu;

Kulak tut merdin sözüne
İnelim meydan yüzüne

 

 

 

Share
#

SENDE YORUM YAZ

4+2 = ?
#

Kulak tut merdin sözüne” için 1 yorum

  1. fikret karataş : diyor ki:

    Seni birileriyle karıştırış olabilirler. Bu karıştırmayı yapanlar sağını solunu da karıştırıyor demektir. Ne diyor Ozan Arif:
    Arif derki örtmeyin hiç, Sağa sola sürtmeyin hiç,
    Kıçınızı yırtmayın hiç, geçin beyler bitti bu iş!…

gaziantep escort