logo

istanbul escort

porno izle

porno indir

Mimarın Telif Hakkı


Av.Ezgi Efendioğlu
info@ezgiefendioglu.av.tr

Telif hakkı, kişinin fikrî emeğini ortaya koyarak yarattığı ürün üzerinde, herhangi bir tescil işlemine gerek kalmadan, ürünün meydana gelmesiyle hukuken sağlanan haklardır.

Kanun, mimari projeyi ve o projenin meydana getirdiği mimarlık eserini fikri açıdan koruma altına almaktadır. Görüldüğü üzere burada korunması gereken iki ayrı fikir ürünü bulunmaktadır. Biri mimari proje, diğeri ise ortaya çıkan mimarlık eseridir.

5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu’nun 2. maddesi mimari projeyi ilim ve edebiyat eserleri kapsamında değerlendirmektedir. Mimari projenin 5846 sayılı yasa kapsamında korunabilmesi için estetik bir değere sahip olması gerekmez. Zira mimari projenin kendisi başlı başına eser sayılmaktadır.

Eser sahibi konumunda olan mimarın ise uygulamada telif hakkı olarak anılan, 5846 sayılı yasadan doğan bir takım mali ve manevi hakları bulunmaktadır. Manevi haklar, yasanın 67. maddesinde düzenlenmiş olmakla yasanın eser sahibi olan mimara sağladığı en önemli korumalar, eser üzerinde mimarın adının yazılmasını isteme yetkisi ve eserde değişiklik yapılmasını men etme yetkisidir.

İşleme, çoğaltma, yayma, temsil gibi mali hakların ihlal edilmesi halinde ise mimar, yasanın 68. maddesine dayanarak tecavüzün meni ve rayiç bedelin üç katına kadar tazminat talep edebilecektir. Mimar, yalnızca mimari projeyi tamamlamış olmak şartıyla tüm bu korumalardan yararlanabilecektir.

Mimari proje için sağlanan hakların yanında, bu mimari projenin uygulanması sonucu meydana gelen eser (yapı) üzerinde de mimarın birtakım hakları mevcuttur. Mimarın mimarlık eseri üzerinde telif hakkı iddia edebilmesi için meydana gelen bu eserin estetik unsurları taşıması gerekmektedir.

Uygulamada, Yargıtay kararlarına bakıldığında bu estetik unsurların neler olduğu konusunda fikir birliği bulunmamaktadır. Ortaya çıkan eser (yapı), aranan estetik değerleri taşıdığı takdirde 5846 sayılı yasanın 4. maddesi uyarınca güzel sanat eseri bakımından koruma altına alınacaktır.

Mimari projede eser sahibinin izni dışında yapılan değişiklikler nedeniyle eser sahibi olan mimar, yapının eski hale getirilmesini talep edebilecektir.

Eser sahibinin manevi haklarına bir saldırı olması durumunda, eser sahibi mimar saldırının önlenmesi davası açabilir, eserdeki değişikliğin kendisi tarafından yapılmadığının açıklanmasını talep edebilir.

Mimarlık eserine henüz bir saldırı gerçekleşmeden, ancak gerçekleşmesi muhtemel bir saldırının varlığının söz konusu olduğu durumlarda saldırının önlenmesi davası da açılabilecektir.

Share
#

SENDE YORUM YAZ

10+6 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • Belediyenin Şeffaf Bilançosuna (!) Kısa Bir Bakış

    22 Nisan 2019 Köşe Yazıları

    Neden kısa bir bakış? Önce şeffaf değil sonra bütçeye benzer tarafı yok. Gelir ortalaması  yüzde ellilerde gider ortalaması yüzde doksanlarda. Bütçenin esasını da personel giderleri hizmet ve mal alımları alalaması oluşturuyor zaten. “Babam sağ olsun” şımarığının harcamasına benziyor. Şeffaflık muhasebe defterlerinden yevmiye defterine yazılanların kağıda aktarılıp halka yutturulması değildir. Biz biliyoruz ki, halk ve bu işten anlayan beyinler bu uygulamaya göz ucuyla bile bakmıyor.  Genelde kurumlar  bilgiye sundukları bilgilere çok...
  • Kılıçdaroğlu Doktrini

    21 Nisan 2019 Köşe Yazıları

    CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun mazbata törenini televizyondan izlerken, "Çok mutluyum, huzurluyum, duyguluyum.” dedi. Duygularını ifade ederken sesi titriyordu… CHP, Millet ittifakı ile girdiği 31 Mart yerel seçimlerinde büyük bir başarıya imza attı. Bu başarının baş mimarı tartışmasız CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’dur. Yıllardır uyguladığı strateji ve taktiklerle, ilmik, ilmik dokuduğu ilişkilerle, izlediği politikalarla sonuca ulaştı. 31 Mart 2019 yerel seçimleri, CHP G...
  • Ermeniler

    15 Nisan 2019 Köşe Yazıları

    Fransa ulusal meclisinin, 1998 Mayısında ve şimdi 24 Nisan 2019 ayında yapmak istediğine,17 Mayıs 1919 tarihinde Ziya Gökalp'ın Ermeni kırımından suçlu olarak yargılandığı sıkı yönetim mahkemesindeki sözleri ile cevap vereceğim. “Milletimize iftira etmeyiniz. Türkiye de bir Ermeni kırımı değil Bir Türk Ermeni vuruşması vardır Bizi arkadan vurdular,bizde vurduk.” İttihatçiler,Abdülhamit ten farklı olarak Türk Ermeni dostluğunu yeniden yaratmak için büyük çaba harcarlar. 1909 Adana olayını unutturmak için ellerinden geleni yaparlar....
  • Bir yerden başlamak lazım…

    12 Nisan 2019 Köşe Yazıları

    Delinin biri çıkmış, dört direk dikmiş ve bu alan benimdir demiş, tüm akıllılarda inanmış. Bu rivayetten yola çıkarak, mülkiyet hakkı belki de böyle doğmuştur. Zaman içerisinde de kutsamışız mülkiyet hakkını. Buna karşı çıkanları da suçlamışız, şu yada bu şekilde. Toprak, hava ve suda mülkiyet olmamalıdır. Ne demiş Şeyh Bedreddin ; “Yârin yanağından başka her şey ortaktır, ektiğin toprak senindir, diktiğin ağaç senindir” diyerek, toprağın, üretimin toplumsallığını ifade etmiştir. Anlayana… Mevcut durum farklı elbette. Mülk...