DOLAR
32,9167
EURO
35,8466
ALTIN
2.535,05
BIST
11.172,75
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Muğla
Az Bulutlu
36°C
Muğla
36°C
Az Bulutlu
Çarşamba Az Bulutlu
34°C
Perşembe Parçalı Bulutlu
33°C
Cuma Açık
32°C
Cumartesi Açık
35°C

MUÇEP : DOĞAL SİTLER DOĞAL KALSIN !

Muğla Çevre Platformu (MUÇEP) ‘ten yapılan yazılı açıklamada “Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından özel firmalara hazırlatılan sözde ‘‘Doğal Sit Alanlarının Ekolojik Temelli Bilimsel Araştırma Raporları’’na dayanılarak, Türkiye’nin tamamında Doğal Sit Alanlarının koruma dereceleri düşürülüyor ya da kaldırılıyor” denildi.

MUÇEP : DOĞAL SİTLER DOĞAL KALSIN !
polat-galle

RAPORLAR SIR GİBİ SAKLANMIŞTIR

MUÇEP bugün yaptığı yazılı açıklamada doğal sit alanlarına yönelik koruma çalışmalarının hızlandırılması ve farkındalık yaratılması gerektiğini belirtti. Açıklamada

Bu raporlar, şeffaf olmaları gerekirken, kamuoyundan sır gibi saklanmış, talep edildiğinde de yurttaşlara verilmemiştir!

Oysa doğal sit alanlarını korumaya, hatta çoğaltmaya, her zamankinden daha çok ihtiyacımız var. Çünkü biyolojik çeşitliliğin insan eliyle hızla azaltıldığı, ekolojik krizin kendisini her zamankinden daha çok hissettirdiği bir dönemdeyiz.

Bütün çabaların, var olanın korunması, doğanın kendini yenilemesine, onarmasına olanak verecek düzenlemeler yapılması yönünde olması gerekir. Bu zorunluluk, yaşadığımız Covid-19 pandemisi sürecinde çok açık olarak ortaya çıkmıştır.

Dünyada insan eliyle yaratılan ekolojik krize bağlı doğal felaketler her geçen gün artarak yaşanırken  ülkemiz güya “bilimsel”, “ekolojik” ve “koruma amaçlı” iddiasında olan, aslında bilimle, ekoloji ile uzaktan yakından ilgisi olmayan kararlarla doğal yaşam alanlarını hızla yitiriyor, ekolojik bir yok oluşa doğru ilerliyor.

DOĞAL ALANLARIN KORUMA DERECESİ DÜŞÜRÜLEMEZ

Yaşam ortamlarını tahrip ettiğimiz canlılardan bulaşan virüslerle hayatımızın keskin bir biçimde değiştiği bir dönemde, herhangi bir gerekçeyle doğal alanların koruma derecesinin düşürülmesini kabul edilemez buluyoruz.

Amacı doğanın korunması değil, aksine yok ederek yeni rant alanları yaratmaktan başka bir şey olmayan bu gidişe dur demeliyiz.

Bu, aynı zamanda, Türkiye’nin taraf olduğu, iç hukuk normu sayılan uluslararası sözleşmelerin de gereğidir.

Bu kampanyayı ulusal ölçekte düzenlemenin kaçınılmaz olmasının nedeni, Muğla İlini kapsayan rapora meşru yoldan ulaştıktan ve inceledikten sonra tahminlerimizin ne yazık ki doğru çıkması ve bu raporların bilimsellikten, koruma odağından epey uzak olmasıdır. Üstüne, Sayıştay tarafından da ekolojik temelli bilimsel raporların düzenlenmesindeki usule aykırılıkların 2019 denetim raporunda ortaya konulmuş olmasıdır.

Dolayısıyla

1-Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından bilimsellikten uzak bir çalışmaya dayandırılan, yurttaşların sağlıklı bir çevrede yaşama, bilgi edinme gibi anayasal hakları göz ardı edilerek, ilgili mevzuata aykırı şekilde, uygun olmayan yöntemle ihale edildiği için kabul edilemez sonuçlara ulaşılmasına yol açan ve bilimsel kabul edilemeyecek Doğal Sit Alanları Ekolojik Temelli Bilimsel Araştırma Raporları’nın tümünün iptal edilerek, sit alanı kararlarına dayanak kabul edilmemesini,

2- İptalini talep ettiğimiz tüm raporların, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından, ilgili kamuoyunun ve bilimsel çevrelerin erişmesini mümkün kılacak biçimde Bakanlık internet sitesinde ilan edilmesini,

3- İptalini talep ettiğimiz bilimsel raporlara dayanarak bugüne kadar alınmış tüm doğal sit alanı tespit kararlarının iptal edilmesini bu kararlar, dayanak bilimsel raporlara sıkı sıkıya bağlı olduğundan, bütün Türkiye için geçerli olmak üzere, bilimsel olmayan raporlara dayanarak yeni sit alanı kararı alınmamasını,

4- Doğal sit alanları ile ilgili Ekolojik Temelli Bilimsel Araştırma Raporlarının halkın katılımı, şeffaflık, bilimsel yeterlilik, ulusal ve uluslararası taahhütlere uygunluk sağlanarak, en önemlisi de koruma yaklaşımı esas alınarak yeniden hazırlanmasını,

Talep ediyoruz.

Kampanya Çağrıcısı:

Muğla Çevre Platformu (MUÇEP)

Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Türkiye’yi aşağıdaki   22 Bölgeye bölerek doğal sit kararları değişikliğini yapmıştır:

1) Antalya, Burdur, Isparta

2) İstanbul

3) Balıkesir

4) Bursa, Yalova

5) İzmir, Manisa

6) Çanakkale

7) Ankara, Çankırı, Kırıkkale, Kastamonu, Çorum, Bolu, Karabük, Zonguldak, Bartın

8) Tuz Gölü

9) Kocaeli, Sakarya, Düzce

10) Edirne, Tekirdağ, Kırklareli

11) Denizli, Aydın

12) Eskişehir, Bilecik, Afyon, Kütahya, Uşak

13) Nevşehir, Kırşehir, Niğde, Aksaray

14) Konya, Karaman

15) Adana, Hatay, Mersin, Kahramanmaraş, Osmaniye, Gaziantep, Kilis

16) Kayseri, Sivas, Malatya, Yozgat

17) Trabzon, Artvin, Gümüşhane, Giresun, Rize

18) Samsun, Sinop, Amasya, Ordu, Tokat

19) Erzurum, Ardahan, Bayburt, Bingöl, Iğdır, Kars, Tunceli, Ağrı, Erzurum

20) Van, Bitlis, Hakkari, Muş, Siirt, Şırnak

21) Muğla

22) Şanlıurfa, Adıyaman, Diyarbakır, Batman, Elazığ, Mardin

Sayıştay Raporu Link :

https://drive.google.com/file/d/1PRJdGzzyfyzOj9j-ayC5Q10V3AjQZgio/view?usp=sharing

Kaynak: Anterhaber.com