logo

istanbul escort

porno izle

porno indir

Nasıl Bir Bodrum ?


facebooktwitter
Mustafa Gündoğ
mustafa@bodrumhaber.com

“CHP toplumun umudu olma yolunda gayret sarf etmelidir. Umudun nasıl gerçekleşebileceğini göstermelidir. Bodrum Belediye Başkan Aday Adaylığı basın açıklamalarını izliyorum, adaylık başvurusu yapanların hiç birisinde sol bir söylem bulunmadığı gibi, parti yerel yönetim anlayışından söz ederek bunları gerçekleştirmek üzere aday olduklarını dahi beyan edememektedirler.”

Son yazımda ki bu paragraf bazı arkadaşlar tarafından eleştirildi. Adaylardan bazılarının söylemde bulunduğunu, onlara haksızlık yaptığım ifade edildi.

CHP’de aday adayı olan herkesi, medeni cesaretlerinden dolayı kutlarım. Her birinin bu işi yapabilecek yetileri olabilir. Hiçbirini ötekileştirmek gibi bir niyetim yok.

Lakin; kendi bildiğim doğruları ifade etmek ve bunları kaleme almak, Bodrum Halkı ile paylaşmak isteğim var.

Sol ve sosyal demokrat Belediyecilik anlayışı ile, liberal Belediyecilik anlayışı birbirine karışmamalı.

Aday Adaylarının söylemleri üzerinden yola çıkarsak…

Aday adaylarının tamamı, 5393 sayılı Belediye Kanununun, Belediye Yetki ve Sorumlulukları bölümün yazılmış olan ve kanun koyucunun emrettiği konular ile sınırlıdır. Bunları değişik şekillerde süsleyerek ifade edebilirsiniz. Aksini söylemek “Ben görevimi yapmayacağım.” demektir.

Yarın, Bodrumda başkaca aday çıkaran siyasi partilerin söylemleri de aynı doğrultuda olacaktır. Özellikle Ak Partinin söylemleri bir kademe daha Sosyal Belediyecilik olarak öne çıkacaktır. Son yerel seçimlerde izlediğim ve gördüğüm kadarıyla, MHP Genel Merkezi tarafından hazırlanan “Yerel Yönetim Kitapçığı” tüm partilerin ötesinde diyebiliriz.

Siyasi Partiler ve üyeleri, sağını solunu karıştırmamalıdır. Nedir diğerlerinden farkınız bunu açıkça beyan etmelisiniz. CHP geçmişte, yerel yönetimlerde Türkiye genelinde iktidar olmuştu. Şimdide iktidar olmaya talip, peki söylemler…

Hayal edelim ve hayal edileni kabul edelim. Her söylenilen yapıldı ve kent sokakları temiz, parklar bahçeler yerli yerinde, toplu ulaşım son derece iyi, sularımız akıyor, sahiller halka açık, trafik sorunu bitmiş, kreşler açılmış, festivaller, kongreler, turizm patlamış ve Bodrum’a para akıyor.

Komşuda pişer bize de düşer diye mi bakmalıyız olaya.

Saydıklarımızın gerçekleşmesine hangi sermaye karşı çıkar ki, Bodrumda yaratılan bu rant, halkın işine yarayacak gibi gösterilse dahi, en çok sermayenin işine yarayacaktır.

Bunlar yapılmasın mı elbette ki yapılsın, sermaye karşıtlığımızda yok, ancak yaratılan rantla Bodrum Halkı arasındaki ilişki netleşmelidir.

Kent rantının, kentte yaşayanlara nasıl döneceği ve nasıl paylaşılacağı önemli…

Su, ulaşım, seyir terasları, sahiller, kafeler, kreşler gibi yerlerden halk nasıl yararlanacak, emlak vergileri, yapı ruhsatı, iş yeri ruhsatı kısaca vergi ve harçlarda nasıl bir uygulama yapılacak. Bu memlekette emlak vergisini ödeyemediği için mülkünü satan insanlar var.

Evlatlarına ev yapmak için yola çıkıp, henüz proje aşamasında parası biten insanlarımız mevcut. Evi olmayana kız verilmeyen bir yerde, insanların düştüğü duruma bakın.

Hangi aday adayı söz etti bunlardan…

Merkezi iktidarın dediği gibi “taşeron işçi” uygulaması bitmiş midir? Bitti deniliyorsa söyleyecek sözüm yok. Bitmedi deniliyorsa ne gibi bir çözüm üretilecektir. Bildiğiniz gibi Belediye, asli işlerde taşeron işçi çalıştıramaz. Uydurma firmalar kurup, taşeron işçilerin bu firmalara nakli yapılıp, kandırılan işçilerin durumu ne olacak?

Bodrum Belediyesi’ne ait, tek ortaklı Bodrum Belediye A.Ş adında bir firma mevcut. Bu firmadan adaylarımız bahsetti mi duymadım, okumadım. Bahseden varsa üzerine alınmasın.

Bodrum Belediyesi’ne ait olan anonim şirket ne iş yapar? Yıllık kazancı nedir? Sahip olduğu menkul veya gayrimenkuller nelerdir? Bilginiz dahilinde olabilir. Burada rantabl çalışıyor mu, kar ediyor mu v.s gibi bir konu değil üzerinde duracağım.

Bodrum Belediye A.Ş yi Bodrum Halkına açacak mısınız, açmayacak mısınız?

Kentin iktisadi kuruluşu, kent halkının ne gibi sorunlarını çözecek, halkı şirkete ortak ederek, halka ait olanı halkla paylaşacak mısınız? İştigal konularında, enerjiden tutun fason üretime kadar bir çok konuda var.

Mevcut şirketin halkın katılımıyla sermayesini büyütüp, kentteki tüketimi, üretimi ortaklaştırıp, kent esnafını ve kentte yaşayan halkı zincir marketlerin tüketime iten politikalarından koruyabilecek misiniz.

Kente ait olan, geçmişte sermayeye satılan, Bodrum marinası gibi işletmeleri şirket bünyesine katıp, geliri halkla paylaşabilecek misiniz? AVM’lere izin verecek misiniz? Kenti, sözde eğitim adına, paralı okullara peşkeş çekecek misiniz? Halkı sermayenin hizmetçisi haline mi getirecek siniz?

RES ( Rüzgar Enerjisi Santralleri ) Bodrumda her yerden fışkırmaya başladı ve bunun Bodrum’a ne gibi bir faydası var irdelediniz mi? Ülke ekonomisine faydası var elbette, Bodrum’un yarattığı bu ranttan halk nasıl yararlanacak. Görsel kirlilik ve haksız kamulaştırmalar yanımıza kar mı kalacak?

RES ler dahil olmak üzere, yapılan ve yapılmakta olan, yol v.b yerlerde haksız kamulaştırma karşısında halkın yanında olabilecek misiniz?

Milli Emlak, Özelleştirme İdaresi, TOKİ gibi, Belediye arazilerini satışa çıkaracak mısınız? Borç ödemek veya sermayenin işine yaracak yerleri hiç uğruna pazarlayacak mısınız?

Kıyıları, haksız ve kanunları kendince yorumlayan, merkezi hükümetin pazarlamasına göz mü yumacaksınız? Kiraya verilen kıyılara işletme ruhsatı verecek misiniz? Devlet malı ve kamu malı farklılıklarını yargıya giderek, halka ait olana sahip çıkacak mısınız?

Halk adına, Belediye emanetini üstünüze aldığınızda, kanunlarla baypas edilmeye çalışılan yerel yetkilerin kısıtlanması karşısında ne yapacaksınız?

“7 kocalı Hürmüz” olan Bodrum imarı, dört ayrı yerden talan edilirken, kamusal çıkarlar için ne yapacaksınız? Sermayenin, merkezi hükümete yaptırdığı planlarla, sadece harç parası , Belediye’ye bağış gibi sıradan çıkarlarla, bu yatırımların hizmetkarlığını mı yapacaksınız?

Bodrum halkının sömürüsü üzerine kurulmuş, bugünkü Belediyenin durumunu devam mı ettireceksiniz? Önüne gelene danışmanlık verip, makam aracı tahsis edecek misiniz?

Kenti, sermayenin kayıt dışı yapılan bağışlarıyla mı idare edeceksiniz? Unutmayın ki sermayeden yapacağınız dilencilik, Bodrum Halkını incitecektir. Bugün dilenci haline gelen Belediye, yarın halkını da dilenci haline getirecektir.

Konut sahibi olmayanları, nasıl konut sahibi yapacaksınız. Evsizlere ev, arsa üretmek Belediyenin görevleri arasında değil midir. İş yeri olmayana, iş yerleri üretebilecek misiniz. Belediyelerin asli görevlerinden birisi, kentte kiraların yükselmesine karşı halkını korucu tedbirler almasıdır, bunu yapabilecek misiniz?

Haksız işgalleri, hak olarak görenleri görmezden mi geleceksiniz. Küçük esnafa göz açtırılmayan, sermayeye ses çıkarılmayan kentin yöneticisi mi olacaksınız?

Dünya markası Bodrum dediğinizde, kendiniz söylediğinize inanıyor musunuz? Bodrum, Türkiye’de ve Dünya’da nasıl anılıyor, hiç kamuoyu araştırması yaptınız mı?

Yazdıklarım, bir oluşumun küçük parçasıdır. Bu konularda birçok çalışma ve yetkin insanlar vardır, yararlanmak gerekir. Burada aday adaylarını suçlamak değildir konu….

Olması gereken,

Cumhuriyet Halk Partisi’nin, Yerel yönetim projelerini yerellerde, çalışma gruplarıyla dinamikleştirerek, ortaya çıkacak projeyi gerçekleştirebilecek, aday adayları arasından başkan adayını belirlemesiydi. Diğer halde, her aday adayı kendince söylemler geliştirip, taktikler bulup ,kendilerini olmazsa olmaz göstermek için, hem partinin hem üyelerin şevklerini kırabilir.

Veya aday adayları bir araya gelip, ortak bir proje hazırlayıp, parti onayına sunarak “Biz, bu projenin aday adayıyız.” demeliler. Neden mi, aday adaylarının açıklamalarında eksik ve fazlalıklar olabilir. Haksız eleştirilere maruz kalmamak için, ortak projeye yüklenici seçilmelidir.

Bir sinema yapımı düşünün, senaryo, yönetmen, sponsor ve baş aktör;

Senaryo : Cumhuriyet Halk Partisi

Yönetmen : Cumhuriyet Halk Partisi

Sponsor : Cumhuriyet Halk Partisinin Üyeleri

Baş Aktör : Cumhuriyet Halk Partisinin Üyelerinin tercihi

Kısaca ne istiyoruz, burjuvazinin yönettiği bir Bodrum mu?

Etiketler: » » »
Share
#

SENDE YORUM YAZ

10+10 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • Belediyenin Şeffaf Bilançosuna (!) Kısa Bir Bakış

    22 Nisan 2019 Köşe Yazıları

    Neden kısa bir bakış? Önce şeffaf değil sonra bütçeye benzer tarafı yok. Gelir ortalaması  yüzde ellilerde gider ortalaması yüzde doksanlarda. Bütçenin esasını da personel giderleri hizmet ve mal alımları alalaması oluşturuyor zaten. “Babam sağ olsun” şımarığının harcamasına benziyor. Şeffaflık muhasebe defterlerinden yevmiye defterine yazılanların kağıda aktarılıp halka yutturulması değildir. Biz biliyoruz ki, halk ve bu işten anlayan beyinler bu uygulamaya göz ucuyla bile bakmıyor.  Genelde kurumlar  bilgiye sundukları bilgilere çok...
  • Kılıçdaroğlu Doktrini

    21 Nisan 2019 Köşe Yazıları

    CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun mazbata törenini televizyondan izlerken, "Çok mutluyum, huzurluyum, duyguluyum.” dedi. Duygularını ifade ederken sesi titriyordu… CHP, Millet ittifakı ile girdiği 31 Mart yerel seçimlerinde büyük bir başarıya imza attı. Bu başarının baş mimarı tartışmasız CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’dur. Yıllardır uyguladığı strateji ve taktiklerle, ilmik, ilmik dokuduğu ilişkilerle, izlediği politikalarla sonuca ulaştı. 31 Mart 2019 yerel seçimleri, CHP G...
  • Ermeniler

    15 Nisan 2019 Köşe Yazıları

    Fransa ulusal meclisinin, 1998 Mayısında ve şimdi 24 Nisan 2019 ayında yapmak istediğine,17 Mayıs 1919 tarihinde Ziya Gökalp'ın Ermeni kırımından suçlu olarak yargılandığı sıkı yönetim mahkemesindeki sözleri ile cevap vereceğim. “Milletimize iftira etmeyiniz. Türkiye de bir Ermeni kırımı değil Bir Türk Ermeni vuruşması vardır Bizi arkadan vurdular,bizde vurduk.” İttihatçiler,Abdülhamit ten farklı olarak Türk Ermeni dostluğunu yeniden yaratmak için büyük çaba harcarlar. 1909 Adana olayını unutturmak için ellerinden geleni yaparlar....
  • Bir yerden başlamak lazım…

    12 Nisan 2019 Köşe Yazıları

    Delinin biri çıkmış, dört direk dikmiş ve bu alan benimdir demiş, tüm akıllılarda inanmış. Bu rivayetten yola çıkarak, mülkiyet hakkı belki de böyle doğmuştur. Zaman içerisinde de kutsamışız mülkiyet hakkını. Buna karşı çıkanları da suçlamışız, şu yada bu şekilde. Toprak, hava ve suda mülkiyet olmamalıdır. Ne demiş Şeyh Bedreddin ; “Yârin yanağından başka her şey ortaktır, ektiğin toprak senindir, diktiğin ağaç senindir” diyerek, toprağın, üretimin toplumsallığını ifade etmiştir. Anlayana… Mevcut durum farklı elbette. Mülk...
escort bursa escort mersin bursa escort