logo

ÖNCE İCAZET…


Okurdan Mektup
info@gundoggayrimenkul.com

ÖNCE İCAZET-SONRA VESAYET

Pazarda karşılaştık, Bodrum’un efendi  insanlarından biri olan  Belediye Meclis Üyemize (CHP)  sordum: Nasıl oluyor politika?”  Yanıtı çok isabetli ve hoştu doğrusu :

“Ortalık “garmagarışık”

Umduğum ve düşün düğüm yanıtı aldım. Bu günlerde Bodrum Siyasal yaşamının en özlü ve en kısa anlatımı.

Aday adaylarının çalışmaları, başkanıyla, meclisiyle yoğun bir telaş ve çaba göstergesi oldu sanki.

Yeni sayasal odaklarıyla birlikte eskileri de harekete geçti. Bir yerden aldığı yanıtlarla morali eksilen  adaylar, diğer taraftan moral derliyor. . Bu kez hareketlilik erken başladı. Seçimden kazanan da kazanamayan da yorgun ve bitkin  çıkacak savaşımdan. Üçüncü Dünya savaşına katılmışlar sanki.

Aday adaylarının hepsi de rüştünü çoktan kanıtlamış, aynı oranda yetkin kişiler. Daha iyisi kimse elbette halk onu belirleyecek. “Bazı insanlar poşet çaya benzermiş. Suya ıslatıncaya dek rengi belli olmazmış.

Bu gün AKP hariç diğer tüm partilerde bunun görüntüsü çıkıyor ortaya. AKP hariç  dedik çünkü, oradaki adaylar tek kişi tarafından belirleneceği ve partili olmalarıyla icazet kuralına tabi oldukları için poşet çaya benzemez. Renkleri zaten önceden not ediliyor.

Son günlerde İYİ partinin iki önemli ismi Fethiye belediye başkanı ile Bodrum İYİ parti ilçe başkanı umulmadık zaman ve ölçüde renk verdi.

Mustafa Gündoğ kardeşim çok dengeli ve isabetli ölçüde bunları tavırlarını irdelemiş.  Diyecek laf yok kabulden gayri. Biz de başka bir yönden yaklaşalım istedik konuya.

Öyle görünüyor ki, İyi parti Bodrum ilçe başkanı kardeşimiz Belediye Başkanlığı seçimi konusunda biraz moralsiz görünüyor. Bunu telafi etmek için de, Kocadon’u destekleme sözü veriyor. Kocadon’un Muğla Belediye Başkanı olması halinde Bodrum Belediye Başkanlığını kazanacaklarını varsayıyor  herhalde.  Olur mu? Olur, olur. Ancak tavrının  parti kamusun ca kabule uygun görülüp görülmeyeceği konusunda biz kuşkuluyuz.

Fethiye Belediye Başkanına gelince: Yıllardır yaptığı Belediye Başkanlığı sürecinde kesinlikle yönetim hatası yapmadı. Fethiye’nin  özüne dokunmadan abat etti orayı.  Ancak Büyükkent yasasının aksaklıklarını, adalet ölçülerindeki aykırılıkları, Bundan kaynaklanan işlemleri haksız bularak Osman Gürün’ü suçlu ilan etti.

Umuyor ki, Kocadon Muğla Belediye Başkanı olursa  aralarının iyi olması ve desteklemesinin karşılığı istediğini alacak.

Yasaya karşın mı? Bu yasa geçerli olduğu sürece kimse kimseyi kandırmasın…Aksi söylem ve tutumlar eşyanın tabiatına aykırıdır zaten…Yapay gündeme getirilen bayram  sevinçleri salt gün için geçerli olup bir daha ki bayramlarda ancak gündeme gelir…Kocadon’a gelince: Bu günlerde yine konuşuyor. Elbette karışmak hakkımız ve haddimiz değil ama, pek de anlaşılmıyor söyledikleri. Veya aykırı içeriği bol ve gereksiz oluyor.  Bizim lisede bir Fransızca hocamız vardı Öğrencinin yaptığı çevirinin aslıyla pek ilgisi olmadığı zaman :”El mana-i şiir, fi batnı şair “ derdi Yani “Şiirin manası şairin karnındadır.”(batın= karın)

Geçenlerde, adaylıklarını koyanların kendisine baş vurup icazet (izin) aldıklarını, böylesinin daha doğru ve etik olduğunu,(ahlaki) etik olanın da bu davranış olduğunu, aksi halde kargaşa çıkacağını  anlatmanın mutluluğunu sergiledi.

Deveye sormuşlar, “neden boynun eğri” diye. Yanıtlamış deve “nerem doğru ki?”

Bu  lafların içindeki doğru nerede?

Adayların hepsinin de görev için Salih olduğunu yazımızın başında belirttik. Neden senden izin alsınlar? Hangi özelliğinize uygun düşüyor bu laf.  İzin almak biat için yemin, ve vesayete çanak tutmak demektir. Öyle bir olay olmuşsa, seçilecekler, (CHP) Kocadon’un her halükarda emrinde nefer olarak çalışacaklar Büyük kentteyken, buradaki destek ordusu modunu kabul ve beyan edecekler demektir.  Bu kardeşlerimiz kimlerse bize göre bühtanın muhatabı haline gelmişlerdir.

İzin alma işinin gerçekleşmemesi halinin ise etik kurallarla asla ilişkisi olamaz. Böyle laflar, “Benim yuvam CHP diyeni yadsır ve yakışıksız olur.

Konunun aktörlerinin bazılarıyla görüştüm. Kimi güldü, kimi saçmalamış dedi , kimileri de o” kim oluyor” dedi.

Gerçek hizmet iznini gerçek  irade yani halk verir.

En yüce  HAK tır,. Sonra HALK gelir!  Anımsatırız…

Kişi siyaseti kendi ahlak ve yetenek ölçülerine göre yapılır. Aksisi ise “Fasa Fiso” dur.

Etik kuralları koymak kimsenin hakkı ve haddi de olamaz. Onun yetkilisi başkadır…..

NOTLAR.      İcazet = Diploma, izin

Vesayet = Çeşitli nedenlerden dolayı kendi işlerini sürekli olarak yerine getiremeyenleri koruma altına almak . Yani iradeye el koymak.

Share
#

SENDE YORUM YAZ

3+6 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • Bu gün 19 Mayıs 2019

    19 Mayıs 2019 Köşe Yazıları

    Atatürk ün Samsun a çıkışının Yüzüncü yıl dönümü.Çok az insan bu kadar zaman yaşıyor.Bir yüz yıl geçti.Anamla Babamın evlilik resmine bakıyorum ve o zamanla gurur duyuyorum.Bir yüz yıl içinde bana,çeyrek asırdan az bir zaman var. Allah nasip ederse görürüm.Etmese de yine şükür olsun iyisi ile kötüsü ile bu günlere geldim ve Bu üç çeyrek asırda bir kitaba konu olacak kadar çok şeyler yaşadım. Hayatımın son on sekiz senesini Türkiye de Bodrum da yaşıyorum. Bodrum kozmopolit bir sahil şehri. CHP'nin de kalesi gibi. Bu şehri CHP li beled...
  • Kimin Ne Kazancı Olabilir ki !

    18 Mayıs 2019 Köşe Yazıları

    Her birey yaşadığı alanda olup bitenleri eleştirme hakkına sahiptir. Yapılan eleştirileri, karalama olarak değerlendirmek, eleştiriyi yapanları baskılamak anlamına gelir. Yazılanları enine boyuna düşünmeden, kanun, yönetmelik bilmeden eleştirinin ötesinde, suçlamak yanlıştır. “Görev süresi henüz iki ayı doldurmamış bir belediye başkanını eleştirmek de neyin nesi oluyor.” diye sitem edenlere; testi kırıldıktan sonra eleştirsek ne olacak, demek doğru olacaktır sanırım. Düşünün ki; bir kuaföre gidiyorsunuz, acemi usta saçınızı, bıyığınız...
  • Şundan Bundan

    15 Mayıs 2019 Köşe Yazıları

    Sineğin Kanadından Otogardaki Belediyemiz Gıda Şirketine ait ücretsi konakladığım otoparkın çıkış noktasına geldiğimde her zamankinden farklı bir olgu gerçekleşti. Çıkışa izin veren bariyer açılmadı ama , onu idare eden emekçi kardeşim üzgün ve telaşla yanıma geldi: “Ağabey sana çok önemli bir haberim olacak, senin basın kartın iptal edilerek otopark konaklamasında geçersize aktarıldı.” Anladım. Borcumu sordum . 6 lira dedi hemen ödedim O emekçiyi gerçekten çok üzgün gördüm. Emekçi kardeşim biraz kendine gelince lafın gerisini söyleyebil...
  • “Bildiğini Bilme, Bilmediğini Bil”

    14 Mayıs 2019 Köşe Yazıları

    Ne kadar eğitimli olursak olalım bir yanımız halen ilkel. Zaman zaman, toplumsal olaylarda şiddet gösterenlere veya iktidara karşı yapılan eylemlerde “Şunlardan iki tanesini sallandıracaksın, bak o zaman bir daha yapabiliyorlar mı?” sözleri bir çoğumuza yabancı değildir. Sallandırdılar, sallandık, konu hiç bitmedi. Gücü kendisinde görenler, her türlü yaptırımı sonsuz olarak görmekte. Kaçak yapılaşmada uygulanan ilkel yöntemle, nereye varacak sınız? Bodrum’da kaçak yapılaşmayı önlemek için yapılmak istenen, güç gösterisinden öte git...