logo

Osman Gürün’e Oy Yok…


facebooktwitter
Mustafa Gündoğ
mustafa@bodrumhaber.com

Eleştiri ve suçlama bir birbirine karışmış. Kendi kafamıza uygun yazı olduğunda, yazanı göklere çıkarıp, uymadığında al aşağı etmeye çalışmamız, neyin kafasıdır bilmem.

“Aferin delisi” olsam her döneme uygun yazardım, kimseye hoş görünme gibi bir derdim de olmadı, kimileri aykırı adam, kimileri anarşist dedi. Benim doğrularımla, başkalarının doğruları çakışabilir. Ancak, yazdıklarımdan dolayı hiç kimsenin, aslı astarı olmadık şekilde suçlamasına tahammül göstereceğim ve yazmaktan imtina edeceğim düşünülmesin.

Ben yazılarımı kendime yazarım…

Evet ben yazılarımı kendime yazarım, paylaşırım katılan da olur, katılmayan da bu kişilerin kendi sorunudur.

Yazdığım “Oyum Osman Gürün’e “ yazısı sonrası, kimine, Osman Gürün’e oy vereceğim algısı yarattı, içeriği okuyanlar farklılığı gördü.

Osman Gürün’e verilmeyen oylar AKP’nin işine yararmış, Osman Gürün’e verilmeyen oylar CHP’ye verilmeyen oylarmış.

Bak sen…

Kimine göre Mehmet Kocadon’u destekliyormuşum, kimine göre Kocadon dururken, neden Osman Görün’e oy veriyormuşum.

İstediğimi desteklemek, bireysel hak ve özgürlüklerim açısından benim tasarrufumdadır. Anlaşılması gereken durum, benim yaptığım saptama ve eleştiriden öte gitmez. Elbette tarafsız değilim, tarafım, fakat özgürüm.

Kimse bana “Ölümü gösterip, sıtmaya razı ol” diyemez. Bakalım kimin ne yaptığı, kimin işine, nasıl yarıyor.

İktidara karşı olmak, şartları başkalarının koyduğu, dahliniz olmadığı bir oluşumun arkasından gitmek, yağmurdan kaçarken doluya tutulmayacağınız, anlamına gelmemektedir.

Kin ve nefretle hareket etmek, aydınlığı karartacağı gibi karanlıktaki aydınlığı  görmeyi engelleyecektir. Düz mantık, ulaşacağınız sonucun nereye varacağının bilinmemesine yol açabilir.

Evet Ben Oyumu Osman Gürün’e vermeyeceğim, Bu ister AKP’nin, ister MHP’nin, işine yarasın. Diğer adayları incelemeden, ön yargıyla, kazanamazlar nasıl olsa, Osman Gürün’ün arkasında safta duralım, anlayışının topluma bir yarar getirmeyeceği, aksine zarar getireceği kanısındayım.

Varsayalım ki tüm belediyeleri AKP iktidarı kaybetti, ne olacağını sanıyorsunuz. “İşte bu halk dayanışması” mı diyeceksiniz. Var sayalım tüm belediyeleri AKP aldı, “Bu millet koyun” mu diyeceksiniz. Her duruma göre bir yanıt bulunacak elbet. Oylar çalındı, YSK’nın bilgisayar programında hile vardı gibi gerekçelerle ancak ruhunuzu rahatlatırsınız.

Yaşamınızdan ödün vermeden iktidarı sarsamazsınız.

Sizin için iş ve özel hayatınızda olmazsa olmaz değil ise, otomobillerinizi kullanmayın, aldığınız her yakıt iktidarın ekonomik gücüdür.

Binek araçlarınızı satın, sigorta giderleri, lastik giderleri, MTV v.s giderlerinden kurtulun,

Sigara, alkol kullanmayın, en çok vergi bunlar üzerinden alınmaktadır.

Mecbur değilseniz, ticari amaçlıda olsa konut almayın, alım satım vergisi, tapu masrafları ve kredilerin kimlere ekonomik güç getirdiğini düşünün.

Yöresel yiyeceklerin dışında ve mevsimi olmayan gıdaları tüketmeyin.

Lüks olmasa da, zorunlu olmayan hiçbir şey almayın.

Çocuklarınızı, devlet okullarında okutun.

Özel Kurslara, etütlere göndermeyin,

Piyango, loto, toto v.s gibi şans oyunları oynamayın,

Elektrik tüketmeyin,

Özel sağlık kuruluşları yerine, devletin sağlık kuruluşlarına gidin.

Kredi, kredi kartı kullanmayın,

Büyük marketler yerine, mahalle bakkalınızdan alış veriş yapın, tüm alış verişlerinizde yaşadığınız alanda ki esnafı tercih edin.

Kısaca;

Tükettikçe, biz tükeniyoruz…

Tükettiğimiz her şey başkalarına saray, uçak, gemicikler, olarak dönüyor…

Gereksizse söndür ki, geleceğimiz aydınlansın…

Benim Osman Gürün’e vermeyeceğim oy mu AKP’nin işine yarıyor, yoksa saydıklarım mı…

Share
#

SENDE YORUM YAZ

9+2 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • Bodrum Kent Konseyi

    23 Mayıs 2019 Köşe Yazıları

    Bodrum gibi rantın yüksek olduğunu yerlerde, adınız çıkmadan, iş takip ederek kazanç sağlamanın yollarından bir tanesi belediyeye yakın olmaktan geçiyor. İş takip etmenin iki yolu var. Ya belediyenin dışında olacaksınız, yada içerisinde. Dışında iseniz; belirli dernek ve kuruluşlarda aktif rol alacaksınız. Belediyenin içerisinde olarak iş takip etmenin en etkili yolu, belediye meclis üyesi olmaktan geçmektedir. Bugünkü konumuz belediye meclis üyeliği değil. Diğer bir yöntem ise ne içinde olacaksınız belediyenin, nede dışında. Ne dışın...
  • Penceremin Altındaki Balıkçılar

    22 Mayıs 2019 Köşe Yazıları

    37 yıl önce Kumbahçe Mahallesindeki Cevri Hasan Kaptanın evinde oturmak, bugün ve yarın Bodrum’da ayrıcalıklı yaşamakla eş anlamlıdır. Günümüzde bu değerlendirme geçerliliğini yitirmiş sayılabilir. Evin, yanı-yönü, üstü-altı, önü-akası ticari amaçla kullanılıp değerlendiriliyor da ondan yitirdi. Ev yerinde duruyor. Önemli ölçüde çarpıtılıp yamuklaştırılsa da iskelet sağlam özgün yapı hakkında fikir verecek görüntüler de var. Eski sessizliği, estetiği yok artık. Geride gelmez. Kaptan köşkü gibiydi. Görüş açısı 180 dereceyi aşıyord...
  • Bu gün 19 Mayıs 2019

    19 Mayıs 2019 Köşe Yazıları

    Atatürk ün Samsun a çıkışının Yüzüncü yıl dönümü.Çok az insan bu kadar zaman yaşıyor.Bir yüz yıl geçti.Anamla Babamın evlilik resmine bakıyorum ve o zamanla gurur duyuyorum.Bir yüz yıl içinde bana,çeyrek asırdan az bir zaman var. Allah nasip ederse görürüm.Etmese de yine şükür olsun iyisi ile kötüsü ile bu günlere geldim ve Bu üç çeyrek asırda bir kitaba konu olacak kadar çok şeyler yaşadım. Hayatımın son on sekiz senesini Türkiye de Bodrum da yaşıyorum. Bodrum kozmopolit bir sahil şehri. CHP'nin de kalesi gibi. Bu şehri CHP li beled...
  • Kimin Ne Kazancı Olabilir ki !

    18 Mayıs 2019 Köşe Yazıları

    Her birey yaşadığı alanda olup bitenleri eleştirme hakkına sahiptir. Yapılan eleştirileri, karalama olarak değerlendirmek, eleştiriyi yapanları baskılamak anlamına gelir. Yazılanları enine boyuna düşünmeden, kanun, yönetmelik bilmeden eleştirinin ötesinde, suçlamak yanlıştır. “Görev süresi henüz iki ayı doldurmamış bir belediye başkanını eleştirmek de neyin nesi oluyor.” diye sitem edenlere; testi kırıldıktan sonra eleştirsek ne olacak, demek doğru olacaktır sanırım. Düşünün ki; bir kuaföre gidiyorsunuz, acemi usta saçınızı, bıyığınız...