logo

Sağlık olsun bir daha ki sefere ……


Fikret Karataş
aslanbeg01@hotmail.com

2009 da %57, 2014 de %51, 2019 da %45

Anlaşılmıştır sanırım. Yukarıdaki rakamlar CHP’nin yerel seçimlerde ulaştığı oy yüzdesidir.

Bir çürük meyve içinde bulunduğu tüm meyveleri çürütmese bile zedelermiş. Burada da öyle olduğu apaçık belli değil mi?

Biz Kocadon’un CHP’ye çağrılmasına ilk itiraz edenlerdeniz . Onu çağıranlar ya siyasetten anlamıyordu veya etek öpücülerin baskı ve etkisi altında kaldı. İkinci söylediğimizin daha gerçeğe yakın olduğu  geçen süreçte anlaşıldı zaten.

Kocadon DP de mutluydu. O partide kim başkanlık veya üst düzeyde yöneticilik yapsa Bodrum’a geldiklerinde Kocadon’a övgüler yağdırıyorlardı. Bu övgünün nedeni Kocadon’u takdir değil kendi tükenişlerine destek arayışıydı. Yadsımamak gerekir ki, Kocadon da bu olguya karınca kararınca destek oldu. Bir diğer görüntü ise bir zengin yemek karşılığında istediğinizi yazdırabileceğiniz genel basın mensuplarıydı.

Kocadon, 20013 yılından itibaren partisinde çok rahatsız olmaya başladı. %75 oyla başkan olmasına karşılık Ortakent’in kendisini gözden çıkardığının belirgin ölçüde gün yüzüne çıktığını fark etti.

Bu aşamada AKP ye sıcak baktığını unutup zaten bir türlü Tosun başkanın partisi tarafından itibar görmediğini bildiği için Annesinin CHP sempatizanı olduğu gerekçesiyle CHP ye yaklaştı. CHP yönetimi de bu şovu kendi lehine değerlendirip tabiri caizse yuttu ve “Biz kazanabileceğimiz adayla seçime girmeyi yeğleriz.” Safsatasının ardına sığınarak (özellikle Genel Merkez “Eskiler küllüğe , yenisi bolluğa deyip getirdiler ve Başkan adayı olarak şatafatlı gösteri ile sürdüler piyasaya.

Tu kaka ettikleri Sevgili Mazlum Ağan zamanında ulaşılan %57 oy oranı indi 51 e. Olayın nereye gittiğini defalarca yazıp belirtmemize diğer arkadaşlarımızın uyarısın karşılık bu olgu zafer olarak değerlendirildi. Bu süreçte Kocadon yeniden doğdu, küllerini üfleyip nefes verenler sayesinde ve o meşhur çevresi sayesinde ateş oluverdi Genel Merkez tarafından hesaba alınmayan gerçek CHP’ lilerce hemen uyum gösterip (bazıları) onlarda ataşe nefes verenler kervanına katıldı.

2019 YEREL SEÇİMLERİNE BİRKAÇ KALDIĞINDA ORTALIK İYİCE KARIŞTI.  

Kocadon  tercihine karşı adaylıklarını açıklayan onurlu arkadaşlarımız olabildiğince direndi. Bunların içinde bilgi ve başarı yönünden Genel merkezin aday yapacağı kişiyi katlayarak değerli kardeşlerimiz vardı. Onurlu ve barışçıl bir direniş sonuç verdi ama çok talihsiz ve o denli üzücü bir geçmiş Saruhan kardeşimizi bu olgunun dışına itti. Ama Genel merkezi de hizaya getirmiş oldu.

Kocadon başına gelecekleri anladığı için Muğla adaylığını açıklayı verip omzuna yaslanıp ağıt düzdüğü ağabeyi hakkında gerçeğe aykırı raporlar, Muğla ilçelerinde kötüleme kampanyası yürütme, ve daha birçok saçma sapan eylemleri sıraya koydu ama olmadı. Güneşi balçıkla sıvayamadı. Bu arada Fethiye’de çok başarılı hizmetler veren Behçet Saatçi’ye de önemli ölçüde zararı oldu.

Kocadon bu seçimde 20014 yılında uğraması gereken hezimeti tattı. Daha fazla yazmanın da kendisine çok faydalı uyarı olabileceğine inanmıyorum. Anlaşılan o dur ki o, bundan böyle hırsına yenilmeyi sürdürecektir.

Yeni başkanımız iyi niyetli görünüyor Efendi olduğu belli. Asker emeklisi ve kendi anlatımına göre paşa torunu ve ağa çocuğuymuş. Şimdi yapacağı şeyleri söylemek istiyorum. Gerçi ileride analizlere baz teşkil edecek güçte iki yazı yayımlayan Gündoğ kardeş çok beğendiğimiz şeyleri sıralamış ama iznine sığınıp biz de diğer bir pencereden bakmak istedik.

Sevgili Ahmet Bey kardeşimiz!  Bahsettiğin o yarbay işaretlerini, asker kaputunu, beylik silahını, emir-komuta yazılımını, postalları bir taraf kaldır. Ağa çocuğu ve Paşa torunu olduğunu unut. Meydanlarda güzel Bodrum oyunu oynayan değil Bodrum’un çok çalışkan, sevecen, bilgili, artık tarafsız bir başkana gereksinimi olduğunu unutma. Bodrum halkı özgürlükçüdür ve emirle iş yapmaktan hiç hoşlanmaz.

Geçen yönetimden hesap sormak senin için boyun borcu haline ilk günden gelmiştir. Yapacağın şey saklanmış bilgi ve belgeleri halkın   görüşüne sunmak. Bodrum beyin bankasıdır birçok gönüllü istekli sana baş vuracaktır.

Belediye şirketinin de durumunu anlatan verileri halkın bilgisine sunmak ve kesinlikle bu çalışmalara etek öpücüleri karıştırmamak.

Zaten etrafına toplayacakları görmek senin geleceğin hakkında kesin yargının oluşmasına neden olacaktır.

Departmanların başında olanların elbette imza yetkileri olacaktır. Ama herkes attığı imzadan sorumludur kurnazlığının ardına sığınmayı sakın aklından geçirme, denemeye kalkma. Bodrum’un geçmiş dönem (beş yıllık) bütçesini ağırlıklı öğeleri ile birlikte hizmet alımları ve benzeri, ihaleler v.s) halkın görüş ve bilgisine sunulmalıdır. Bize göre ilk yapılacak şey budur.

Şimdilik bu kadar Elbette gün ve yıl geçtikçe daha da ajandamızı açıklayıp bilgiye sunacağız.

Ancak bu aşamada ilerisi için endişe verebilecek yüzdeyi yakalamasına karşın ilçe yönetiminin ve özellikle parti tabanının gösterdiği çalışkanlık ve basiretli tutum her türlü takdirin üstündedir. Bu hesap sorma işlevinin yerine getirilmesinde önemli katkıları olacağına inanıyorum,

Gerek İYİ partinin gerekse CHP nin seçim propagandası sürecinde gösterdikleri barışçıl, sevecen tutum ve davranışları nedeniyle kutluyorum ve seçmenlerine saygılar sunuyorum

Ne demiştim geçen yazımda Kocadon ve Saatçi için : “Elinde kaldı yazık çiçeklerle mendil!”

Aynen öyle oldu. Sağlık olsun bir daha ki sefere ……

Share
#

SENDE YORUM YAZ

5+5 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • “Bodrum’un Delisi”

    30 Mayıs 2019 Köşe Yazıları

    Sözcü Gazetesi, birkaç gün önce Başkan Aras’ın önceki söylemlerini derlemiş, yeni bir habermiş gibi tekrar yayınlamış. Haberin başlığı “Bodrum’a bir deli lazımdı, o da geldi”. Eyvallah hoş geldi sefa geldi. Deli olduğunuzda cezai ehliyetiniz yok demektir. Her türlü kuralsızlığı kendinize kural edinebilirsiniz. Bir standardı olmadığına göre, bu durumda “delidir ne yapsa yeridir” kuralı geçerli olacaktır sanırım. “El deliye, biz akıllıya hasret” diyerek ,sitem edebiliriz. Delilik iyi bir şey midir ki koskoca Belediye Başkanı, Bodru...
  • Bodrum Kent Konseyi

    23 Mayıs 2019 Köşe Yazıları

    Bodrum gibi rantın yüksek olduğunu yerlerde, adınız çıkmadan, iş takip ederek kazanç sağlamanın yollarından bir tanesi belediyeye yakın olmaktan geçiyor. İş takip etmenin iki yolu var. Ya belediyenin dışında olacaksınız, yada içerisinde. Dışında iseniz; belirli dernek ve kuruluşlarda aktif rol alacaksınız. Belediyenin içerisinde olarak iş takip etmenin en etkili yolu, belediye meclis üyesi olmaktan geçmektedir. Bugünkü konumuz belediye meclis üyeliği değil. Diğer bir yöntem ise ne içinde olacaksınız belediyenin, nede dışında. Ne dışın...
  • Penceremin Altındaki Balıkçılar

    22 Mayıs 2019 Köşe Yazıları

    37 yıl önce Kumbahçe Mahallesindeki Cevri Hasan Kaptanın evinde oturmak, bugün ve yarın Bodrum’da ayrıcalıklı yaşamakla eş anlamlıdır. Günümüzde bu değerlendirme geçerliliğini yitirmiş sayılabilir. Evin, yanı-yönü, üstü-altı, önü-akası ticari amaçla kullanılıp değerlendiriliyor da ondan yitirdi. Ev yerinde duruyor. Önemli ölçüde çarpıtılıp yamuklaştırılsa da iskelet sağlam özgün yapı hakkında fikir verecek görüntüler de var. Eski sessizliği, estetiği yok artık. Geride gelmez. Kaptan köşkü gibiydi. Görüş açısı 180 dereceyi aşıyord...
  • Bu gün 19 Mayıs 2019

    19 Mayıs 2019 Köşe Yazıları

    Atatürk ün Samsun a çıkışının Yüzüncü yıl dönümü.Çok az insan bu kadar zaman yaşıyor.Bir yüz yıl geçti.Anamla Babamın evlilik resmine bakıyorum ve o zamanla gurur duyuyorum.Bir yüz yıl içinde bana,çeyrek asırdan az bir zaman var. Allah nasip ederse görürüm.Etmese de yine şükür olsun iyisi ile kötüsü ile bu günlere geldim ve Bu üç çeyrek asırda bir kitaba konu olacak kadar çok şeyler yaşadım. Hayatımın son on sekiz senesini Türkiye de Bodrum da yaşıyorum. Bodrum kozmopolit bir sahil şehri. CHP'nin de kalesi gibi. Bu şehri CHP li beled...