Bodrum Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Bodrum 26°C
Parçalı Bulutlu

    Şimdi Toplumsal Dayanışma Zamanı

    Mustafa Gündoğ
    mustafa@bodrumhaber.com

     

    Korona Virüsü, hepimizin yaşamını alt üst etti. Tez zamanda sağlıklı yaşam alanlarına kavuşmayı dilemekten başka çaremiz görünmemektedir.

    Alınan tedbirler, yapılan açıklamalar, hepimizin bilerek ya da bilmeyerek günlük iletişimde olduğumuz insanlarla veya sosyal medyadan yaptığımız değerlendirmelerle, bir yere varmaya çalışıyoruz. Tüm bunları yaparken dikkat etmemiz gereken; paylaşım yaparken duyduklarımızın doğruluğuna emin olmadan, bunları ifade etmemek.

    Yapacağım değerlendirme tıbbi bir değerlendirme olmayacaktır. O işi uzmanlarına bırakmakta fayda var.

    Önlem aldık…

    Neyin önlemini aldınız…

    Dün Bodrum Belediyesi basın toplantısı yaparak, “Korona Virüsü” için alınan önlemleri açıkladı. Bodrum Kaymakamlığı yazılı açıklama yaptı.

    Açıklamaların ortak noktası “evinizden dışarı çıkmayın…”

    Diğer söylenenler; “Elinizi sabunla yıkayın, kolonya kullanın”v.s, bir çoğumuzun günlük yaşam içerisinde yaptıklarımız anlatıldı.

    İlçemizde 3 hastanemiz mevcut, bunların başhekimleri bir araya gelerek konuyla ilgili alınan tedbirleri ve yapılması gerekenleri açıklama zahmetinde dahi bulunmadılar. Sağlığımız, maalesef ticaretten öte değildir.

    Virüs bu, ne yapacağı belli olmaz.

    İnsanlar soruyorlar; “Acı Ot Festivali neden iptal edilmedi?” Yanıtı bende var, ancak başkan kendince bir açıklama yaptı. Bu konu, yazılmak  üzere şimdilik bizde saklı kalacak.

    Şimdi toplumsal dayanışma zamanıdır.

    Alınan tüm önlemler, ekonominin çökmesine neden olacaktır.

    Elbette önce sağlık, lakin sağlıklı beslenemedikten sonra Korona Virüsünden kaçayım derken, başımıza neler gelir tahmin dahi edemeyiz.

    Bir virüsten başka bir virüse…

    Yaşama sağlıkla beraber, ekonomik olarak da bakmalıyız. Evden dışarı çıkmadık, peki günlük yaşamımızda ihtiyaçlarımızı nasıl karşılayacağız? Tüketim ve üretim açısından alınan önlemler belirginleşmemiş ve halk bilgilendirilmemiş durumda.

    Kazanç sağlamadan nasıl yaşayacağız.

    Belki memurlar ve kadrolu devlet işçileri için kazanç açısından sorun olmayacaktır. Peki gündelik çalışanların esnafın, işportacının durumu ne olacak? Aldığı günlük parayla yaşamını sağlayanlar, yaşamlarını nasıl devam ettirecekler evlerinden çıkmadan?

    Kapatılan iş yerlerinde çalışanların durumu, ne olacak…

    Evine ekmeği, çocuğuna sütü, sosyal güvenliği yoksa ilacını, nasıl temin edecek insanlarımız?

    İşte bu nedenle toplumsal dayanışma zamanıdır.

    Önlemler alıp bir yerleri onarmaya çalışırken, başka yerler yıkılmamalı. Sağlıklı beslenemeyen insanlarımız, bu virüse karşı nasıl korunacak, bağışıklık sistemi yeterli beslenemediği için çökmeyecek mi ve potansiyel virüs kapıcı durumuna gelmeyecek mi?

    Ev kirasından vazgeçecek mi mülk sahibi, elektrik faturasını tahsil etmeyecek mi tedarikçi sermaye, su faturası tahsilatından virüs zararı yazacak mı belediye? Maliye bakanlığı, bu yıl vergi istemiyorum diyecek mi?

    Üretim ve tüketim dengesi olmadan yaşam nasıl devam edecek…

    Pazarlar kurulacakmış, bu elbette olmalı, ancak para kazanamayan insanlar nasıl alış veriş yapacak?

    Her yer kapatıldı…

    Soruyorum yetkililere, şantiyelerin durumu ne olacak? Sağlıklı iş ortamlarında çalışmayan, halen koğuş sistemiyle barındırılan, ortak yemekhanelerde, yığınlar halinde yattıkları yerde bir araya gelmeyecekler mi?

    Bir yerden önlem alırken, başka yerleri açıkta bırakma, virüsü nasıl engelleyecek?

    Bodrum’a kimse gelmesin…

    “Bodrum’ gelmeyin, Bodrum’dan gitmeyin, ellerinizi yıkayın, barlar pavyonlar kapandı, Pazar yerleri açık olacak.” önlem paketimiz bundan ibaret.

    İflaslar, icralar başlayacak, bunlardan kimse söz etmiyor. Halen “dolar yükseldi, borsa çöktü” diyoruz, yaşamımız elden giderken, dünya malı düşünür hale geldik.

    Düşünün marketlerde raflar neden boşaldı…

    “Bana bir şey olmasın yiyeceğim, içeceğim olsun, ihtiyaçlarımı stok yapayım.” derken hiç düşündünüz mü aç kalan insanların neler yapabileceğini?

    Evet toplumsal dayanışmaya ihtiyacımız var.

    İhtiyaç sahipleri belirlenmeli, kimseler duymadan her türlü destek sağlanmalı. Yardım demiyorum, sizde yardım demeyin, “destek” bu anlamdaki en doğru sözcüktür. Kimin ne zaman ne olacağı belli olmaz.

    “Komşumuz açken, kendimiz tok yatmayalım”

    Dün akşam meydana gelen depremin boyutu daha büyük olsaydı, toplanma yerlerinde bir aya gelinmeyecek miydi?Yetkililerin bu konuda almış olduğu bir önlem var mıdır.?

    Ülkeyi yönetenler, kentimizi yönetenler, gelecekte olabilecekleri tahmin ederek önlemleri farklı noktalarda almalıdır. Sonra başımıza ikinci bir “varlık vergisi” çıkmasın.

    Bu işler; mizansen görüntülerin verildiği, basın toplantılarıyla çözülemez.

    Vesselam…


    Bodrum Haber