logo

Sorun adaylarınıza ne diyecekler…


facebooktwitter
Mustafa Gündoğ
mustafa@bodrumhaber.com

Gazeteci tarafsız olmalı, “Safınızı belli ediyorsunuz.” diye bazen eleştirenler oluyor. Gazeteci tarafsız değil, özgür olmalıdır. Kişilerin karşı oldukları görüşlerle ilgili, olumlu yazarsanız “yandaş”, olumsuz yazarsanız “yoldaş” oluyorsunuz. Kendimizce belirlediğimiz standart budur.

Evet ben tarafım, toplumsal olandan tarafım. Şu ya da bu kişilerin tarafı değilim. Benim iki tane oyum var, birincisi vermeyeceğim oy, ikicisi vereceğim oy.  Vermeyeceğim oyum her zaman bellidir. Vereceğim oy, benle vicdanım arasındadır.

Bodrum AKP Adayı Tahir Ateş, bir toplantıda ecrimisil hakkında  “Ecrimisiller maalesef turizmcilerin en büyük sorunu. Bu sorunu,  sayın bakanımız, milletvekilimiz ve il başkanımız ile birlikte çok güzel bir çalışma ile ortadan kaldırıyoruz. Bu sıkıntılı sorunun şimdilik bir nebze çözülmesi, ileride ise tamamen sorun olmaktan çıkarılması için yürüttüğümüz çalışmalarda sona doğru geldik. Turizmcilerimizin sırtında bir kambur gibi duran ecrimisil fiyatların yüzde 30 aşağıya çekilmesini sağladık. Peşin ödemelerde ise yüzde 50 indirim olması içinde şartları zorluyoruz. Bu müjdeyi de ilk kez buradan açıklıyorum.” diyor.

Beni suçlamak için vakit harcayanlar, bu açıklama da talanın bir parçasıdır. Kimsenin sesi çıkmıyor. Ecrimisil, haksız işgal demektir. Haksız işgalin meşrulaştırılmasına, doğru gibi gösterenlere ses çıkarmayanlar, yarın “Sahiller, halkın malıdır.” dememelidir.

Birkaç yazımda ifade ettim, sahiller her ne kadar “Devletin hüküm ve tasarrufunda” olsa dahi, bu alanlar kiraya verilemez. Çünkü; Devletin tapulu malı değil, halkın malıdır. Devlet kendine ait olmayan yeri, kiraya veremez. Sahillerin işgalinden dolayı ödenen bedel, yani ecrimisil, geçmişe yönelik kullanım bedeli olup, gelecek tarihleri içermez. İşlem yapılan alan eski haline çevrilerek, halkın kullanımına açılır.

Hadi buyurun, desteklediğiniz adaylara sorun, ecrimisili kira olarak gösterenlere karşı ne yapacaklar. Başkan ve meclis adayları arasında, ecrimisil ödeyerek sahili kiraladıklarını iddia edenler var mıdır? Halk plajı yapacağım diye söylemlerde bulunanlar, halkın sahilleri kullanımlarını sınırlamak mı istiyorlar? Alın size plaj, bunun dışına çıkmayın.

Evet halk plajları yapılmalı, ama “İşte halk plajı yaptık, sizde sahil işgallerine ses çıkartmayın.” gibi bir kılıfı olmamalıdır.

Sorun adaylarınıza ne diyecekler…

Halkın malına el koyanların peşinden mi gideceksiniz? Sorun bakalım imar barışından yararlanan kaç başkan ve meclis üyesi adayı var.

Sorun bakalım dün ve bu gün Belediye mülklerinden yararlanan, geçim dünyası bu işler olan, adaylar var mı?

Sorularınızın yanıtı şu olacak; “Var ama, başkası işgal edeceğine biz edelim. Biz işgal etmeyelim de başkaları mı işgal etsin? Herkes yapıyor biz yapsak ne olacak?” gibi, uzar gider.

Bakalım kaç kişi sorup, bu yazının altına yorum yapacak.

Kocadon propaganda filmi hazırlamış, sosyal medyada dönüyor…

“Halk ekmek yok!

Halk Süt yok!

Kooperatif yok!

Bu mudur Atatürkçülük!

2 milyonluk araca binmek,

Yaraştan arsa toplayıp,

Sonradan İmara açmak,

Bu mudur Atatürkçülük!

Feto’dan tutuklu damadı olanı

Baş danışman yapmak

Bu mudur Atatürkçülük!

Ne din istismarı

Ne Atatürk istismarı

Yetti gari

Ver oyunu, boz oyunu!”

Sayın Kocadon, kimi hedeflediğiniz belli. Hedefinizdeki CHP Muğla Büyükşehir Başkan Adayı Osman Gürün yanlış bir aday doğru, ancak kişisel çekişmelerinizi siyasallaştırmayın, belden aşağı siyaset yapmak, söylenecek sözü olmayanların işidir.

Siz Bodrum’da bu saydıklarınızın hangisini yaptınız? Hiçbir resmi törende Ata’ya saygı duruşunda bulunmadınız. Halk ekmek, halk süt Bodrum’da varda bizim haberimiz mi yok?

Kendinize Büyük Atatürkçü algısı yaratmanız, beyhude.

Peki bir soruyla sonuçlandıralım yazıyı, bu kadar olumsuzlukları olan Osman Abinizin omuzunda neden ağladınız?

Share
#

SENDE YORUM YAZ

9+8 = ?
#

Sorun adaylarınıza ne diyecekler…” için 1 yorum

  1. ateşşşşş : diyor ki:

    müjdeyi halka ver ateş,işgalcilere değil.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • “Bodrum’un Delisi”

    30 Mayıs 2019 Köşe Yazıları

    Sözcü Gazetesi, birkaç gün önce Başkan Aras’ın önceki söylemlerini derlemiş, yeni bir habermiş gibi tekrar yayınlamış. Haberin başlığı “Bodrum’a bir deli lazımdı, o da geldi”. Eyvallah hoş geldi sefa geldi. Deli olduğunuzda cezai ehliyetiniz yok demektir. Her türlü kuralsızlığı kendinize kural edinebilirsiniz. Bir standardı olmadığına göre, bu durumda “delidir ne yapsa yeridir” kuralı geçerli olacaktır sanırım. “El deliye, biz akıllıya hasret” diyerek ,sitem edebiliriz. Delilik iyi bir şey midir ki koskoca Belediye Başkanı, Bodru...
  • Bodrum Kent Konseyi

    23 Mayıs 2019 Köşe Yazıları

    Bodrum gibi rantın yüksek olduğunu yerlerde, adınız çıkmadan, iş takip ederek kazanç sağlamanın yollarından bir tanesi belediyeye yakın olmaktan geçiyor. İş takip etmenin iki yolu var. Ya belediyenin dışında olacaksınız, yada içerisinde. Dışında iseniz; belirli dernek ve kuruluşlarda aktif rol alacaksınız. Belediyenin içerisinde olarak iş takip etmenin en etkili yolu, belediye meclis üyesi olmaktan geçmektedir. Bugünkü konumuz belediye meclis üyeliği değil. Diğer bir yöntem ise ne içinde olacaksınız belediyenin, nede dışında. Ne dışın...
  • Penceremin Altındaki Balıkçılar

    22 Mayıs 2019 Köşe Yazıları

    37 yıl önce Kumbahçe Mahallesindeki Cevri Hasan Kaptanın evinde oturmak, bugün ve yarın Bodrum’da ayrıcalıklı yaşamakla eş anlamlıdır. Günümüzde bu değerlendirme geçerliliğini yitirmiş sayılabilir. Evin, yanı-yönü, üstü-altı, önü-akası ticari amaçla kullanılıp değerlendiriliyor da ondan yitirdi. Ev yerinde duruyor. Önemli ölçüde çarpıtılıp yamuklaştırılsa da iskelet sağlam özgün yapı hakkında fikir verecek görüntüler de var. Eski sessizliği, estetiği yok artık. Geride gelmez. Kaptan köşkü gibiydi. Görüş açısı 180 dereceyi aşıyord...
  • Bu gün 19 Mayıs 2019

    19 Mayıs 2019 Köşe Yazıları

    Atatürk ün Samsun a çıkışının Yüzüncü yıl dönümü.Çok az insan bu kadar zaman yaşıyor.Bir yüz yıl geçti.Anamla Babamın evlilik resmine bakıyorum ve o zamanla gurur duyuyorum.Bir yüz yıl içinde bana,çeyrek asırdan az bir zaman var. Allah nasip ederse görürüm.Etmese de yine şükür olsun iyisi ile kötüsü ile bu günlere geldim ve Bu üç çeyrek asırda bir kitaba konu olacak kadar çok şeyler yaşadım. Hayatımın son on sekiz senesini Türkiye de Bodrum da yaşıyorum. Bodrum kozmopolit bir sahil şehri. CHP'nin de kalesi gibi. Bu şehri CHP li beled...