logo

Tecrübe Konuşur.


Nasfet İristay
nasfet@bodrumhaber.com

Acele işe şeytan karışır derler. Akıl ve izan haricinde bazı işler vardır ki, kanun ve tüzük bilmeyi gerektirir. Hele hele belediye işlerinde, sadece kanun ve belediye yasaları da yetmez, tecrübe konuşur.

Esnafın yarısını çağırıp, yarısını göz ardı edersen, bu sebepsiz görüşlere yol açar. Kaş yapayım derken göz, çıkarmamalıdır. “Onu da yıkarım bunu da yıkarım, onu da yaparım bunu da yaparım” ile doğru yol bulmak zordur. Size bir misal vereyim. Amarika USA 1972 senesinde bilim adamları ile “Kıyı Bölgesi Yönetimi” kanunu çıkarmıştır. USA da çok uzun sahil şeridi ve kumsallar vardır. Bu kanun bütün USA için geçerlidir. Kaliforniya sahilleri meşhurdur. Orada kumsal sahil şeridi üzerinde kazıklara kondurulmuş sahil evleri görebilirsiniz. Ayrıca sahilden denize doğru yapılmış büyük kazıklar üzerine oturtulmuş eğlence yerleri, restoranlar, izleme platformlarınıda görebilirsiniz. Bunlar yapılırken doğa düşünülmüş, deniz düşünülmüş ve en önemlisi insan faktörü düşünülmüştür. İnsanlar doğayı, denizi, doğru yaşamayı mesut olmayı istemektedirler. Onun için evler ve iskeleler kazıklar üzerine inşa edilmiş, deniz ve sahile dokunmadığı gibi tabiattan orada yaşayan canlılar gibi insanların da faydalanmasının yolu açılmıştır. Buna benzer bir kanun bizde de vardır. Kıyı konum( 3621 ) buradaki tanım kıyı kenar çizgisinden itibaran 100 metre içerisinde bir yapılaşma yapılamaz. 100 metreden sonrada günü birlik yapılar yapılabilir, bu alan içine beton inşaat yasaktır.

Türkiye 12 bin km den fazla kıyıya sahiptir.Türkiye’nin hangi kıyısına gidersen git, bu kanunun işlemediğini görürsün. Niyemi? Çünki bu ve buna benzer kanunlar, bilim adamları tarafından yapılmamıştır. Hal böyle olunca halkta bildiğini uygular. Ecrimisil adı altında kıyılara iskeleler kurar, ceza olarak kesilmiş faturaları da “Ben buranın parasını ödedim.” diyerek, sanki haklı imiş gibi, orada iskeleyi işletir. Halbuki kesilen ceza, “Sen buraya bunu yapamazsın, yaptı isen cezası budur.” der ve iskelenin yıkılmasını ister. Bunu kontrol etmeyen belediyelerde bir çok karmaşaya yol açarlar.

Türkiye nin kıyı çizgisi çok karmaşıktır. Bodrum Torba, Bitez ve bunun gibi bütün sahil şeridini ele alırsak,bir çok yerde iskelelerin elzem olduğunu görürüz. Zaten 3621 nolu kanuna bunların hiç biri uyamaz. Çünki Türkiye kıyıları bir bilimsel çalışma ile ele alınmamıştır. Yerleşim bu kanundan çok çok önceleri olmuştur. İnsanların huzuru için oralarda yapılması gereken, katı bir yönetim şekli değil, onlarla beraber bir yol bulunmasıdır. Yıkmaya kalkarsan, bütün Bodrumu yıkmak zorundasın. Sahil şeridinde halkın giremediği birçok tesis vardır. Şimdi soruyorum kanunlar nerede, kumsallar ve sahil şeriti kapatılamaz kamu malıdır diye yazmaz mı?. Anayasa “MADDE 43- Kıyılar, Devletin hüküm ve tasarrufu altındadır. Deniz, göl ve akarsu kıyılarıyla, deniz ve göllerin kıyılarını çevreleyen sahil şeritlerinden yararlanmada öncelikle kamu yararı gözetilir.” Demez mi? Tepdili kıyafetle sahillerde bir dolaş bakalım. Nerelerden geçeceksin, nerelerde takılacaksın. Adamı denizden bile sahile, kumsala sokmazlar. Bu şimdi hangi kamu vicdanına sığar. Yerleşkesini çok evvelden yapmış Bodrum ve Bodrum gibi yerlerde ana yerleşim yerlerinin, sahil yerleşimini bozmadan, yeni yapılaşmalarıda kontrol altına almak gerekir.

Seçimden sonra Bodrum problemlerini bilmeden, ağızdan dolma bir çok haberi gazetelerde, köşe yazılarında okuyoruz, ve hayretler içinde kalıyoruz. Bodrum meselesi yeni seçilen belediye için ciddi bir sorundur. “O geldi iyi belediye yardımcısıdır bu işleri iyi bilir, bundan sonra Bodrum istediğimiz gibi olacaktır.” safsatalarına kulaklarımız toktur. Daha ilk icraatta belediye fire vermiştir. Secimden evvel herkesin belediye başkanı olacağım sloganı, seçildikten sonra değerini kaybetmiştir. Daha evvel yazdıklarım gibi Bodrum’da belediye başkanı olmak zordur ve etik bir sorundur. Dün bir, bugün iki. Tabi ki Bodrum için iyi çalışmaların yapılmasını istiyoruz, ama hiç kimseninde ikileştirilmesini, karşı tarafta bir gard alarak, Bodrum için sorun olmasını istemiyoruz. Bu Bodrum’u ve Bodrumlu’yu üzer.

Yeni belediye başkanına ve belediye meclis üyeleri ile belediye çalışanlarına hayırlı çalışmalar dilerim.

Share
#

SENDE YORUM YAZ

8+3 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • “Bodrum’un Delisi”

    30 Mayıs 2019 Köşe Yazıları

    Sözcü Gazetesi, birkaç gün önce Başkan Aras’ın önceki söylemlerini derlemiş, yeni bir habermiş gibi tekrar yayınlamış. Haberin başlığı “Bodrum’a bir deli lazımdı, o da geldi”. Eyvallah hoş geldi sefa geldi. Deli olduğunuzda cezai ehliyetiniz yok demektir. Her türlü kuralsızlığı kendinize kural edinebilirsiniz. Bir standardı olmadığına göre, bu durumda “delidir ne yapsa yeridir” kuralı geçerli olacaktır sanırım. “El deliye, biz akıllıya hasret” diyerek ,sitem edebiliriz. Delilik iyi bir şey midir ki koskoca Belediye Başkanı, Bodru...
  • Bodrum Kent Konseyi

    23 Mayıs 2019 Köşe Yazıları

    Bodrum gibi rantın yüksek olduğunu yerlerde, adınız çıkmadan, iş takip ederek kazanç sağlamanın yollarından bir tanesi belediyeye yakın olmaktan geçiyor. İş takip etmenin iki yolu var. Ya belediyenin dışında olacaksınız, yada içerisinde. Dışında iseniz; belirli dernek ve kuruluşlarda aktif rol alacaksınız. Belediyenin içerisinde olarak iş takip etmenin en etkili yolu, belediye meclis üyesi olmaktan geçmektedir. Bugünkü konumuz belediye meclis üyeliği değil. Diğer bir yöntem ise ne içinde olacaksınız belediyenin, nede dışında. Ne dışın...
  • Penceremin Altındaki Balıkçılar

    22 Mayıs 2019 Köşe Yazıları

    37 yıl önce Kumbahçe Mahallesindeki Cevri Hasan Kaptanın evinde oturmak, bugün ve yarın Bodrum’da ayrıcalıklı yaşamakla eş anlamlıdır. Günümüzde bu değerlendirme geçerliliğini yitirmiş sayılabilir. Evin, yanı-yönü, üstü-altı, önü-akası ticari amaçla kullanılıp değerlendiriliyor da ondan yitirdi. Ev yerinde duruyor. Önemli ölçüde çarpıtılıp yamuklaştırılsa da iskelet sağlam özgün yapı hakkında fikir verecek görüntüler de var. Eski sessizliği, estetiği yok artık. Geride gelmez. Kaptan köşkü gibiydi. Görüş açısı 180 dereceyi aşıyord...
  • Bu gün 19 Mayıs 2019

    19 Mayıs 2019 Köşe Yazıları

    Atatürk ün Samsun a çıkışının Yüzüncü yıl dönümü.Çok az insan bu kadar zaman yaşıyor.Bir yüz yıl geçti.Anamla Babamın evlilik resmine bakıyorum ve o zamanla gurur duyuyorum.Bir yüz yıl içinde bana,çeyrek asırdan az bir zaman var. Allah nasip ederse görürüm.Etmese de yine şükür olsun iyisi ile kötüsü ile bu günlere geldim ve Bu üç çeyrek asırda bir kitaba konu olacak kadar çok şeyler yaşadım. Hayatımın son on sekiz senesini Türkiye de Bodrum da yaşıyorum. Bodrum kozmopolit bir sahil şehri. CHP'nin de kalesi gibi. Bu şehri CHP li beled...