logo

“Yarımadanın sağcılaşmasına geçit yok“


facebooktwitter
Mustafa Gündoğ
mustafa@bodrumhaber.com

Yarımada sağcılaşır mı ?

CHP İlçe Başkanı Halil Karahan, dün seçim ofisi açılışında “Yarımadanın sağcılaşmasına geçit yok “ diyor.

Sağcı politik anlayışın, bırakın Bodrum’u Ülke genelinde iktidar olması toplumsal açıdan doğru değildir. Sağ ve sol söylemlerin birbirine karışmaması gerekir. Ülkemizde insanlar siyasi tercihlerini bilgi, gözlem, deneyim üzerine genelde belirlemezler.

Her Müslüman anne babadan doğanın Müslüman kabul edilmesi gibi, sağcı bir aileden geliyorsan sağcı, solcu bir aileden geliyorsan solcu olarak kabul edilirsin.

Siyasi tercihler, güç üzerine de kurgulanabilir. Yani iktidar kimdeyse, siz ondansınızdır. İşin bu kısmı sosyal bilimcilerin işi, çok fazla kurcalamadan konumuza gelelim.

Evet Yarımada sağcılaşmamalıdır.

Sağcılık Nedir?

“Toplumsal eşitsizliği kabul eden veya destekleyen, siyasal duruş veya etkinliktir.”

Solculuk Nedir ?

“Kapitalist düzene karşı olan, siyasal ve ekonomik gücün halka yayılmasını savunan, bu alanlarda kökten değişiklik amaçlayan, toplumcu, ilerici akımların genel adı.”

Basit tanımları bunlardan ibarettir.

Toplumlar, bireyler sağ politik anlayıştan, sol politik anlayışa geçiş yapabilir. Soldan, sağa geçiş yapmak aslen olmaması gereken bir durumdur.

Yerel seçimlerde halk, bu duruma sağ ve sol olarak bakmaz, kendine en yakın ve dediğini yaptırabileceği adaya oy verir. Toplumsal menfaatlerden çok, bireysel menfaatler gözetilir.

Örneğin ; Tüm kaçak yapıları yıkacağım derseniz, kimse size oy vermez. İster sağcı olun ister solcu, havanızı alırsınız.

“Bodrum’da ucuz konut üretip evsizleri ev yapacağım.” derseniz, Beyaz Türkler olarak tanımlanan sınıf size oy vermeyecektir. Bodrum gibi bir yerde, sıkıntılı oy potansiyeline sahiptirler.

Solculuğumuz, sağcılığımız menfaatimizle orantılıdır.

Peki yarımada sağcılaşıyor mu ? CHP İlçe Başkanı Halil Karahan bizim bilmediğimiz bir bilgiye mi sahip?

Tersten soralım, Yarımada Solcu’ da bizim mi haberimiz yok ?

Siyaset maalesef; korku salma, endişelendirme yöntemiyle propaganda yaparak, insanları irade dışı hareket etmeye yol açan bir hale gelmiştir.

Dedim ya, deneyim ve gözlem siyasete önemlidir. Siyasetçi ne söylediğini bilecektir. Aklına geleni doğru kabul ederek, toplum karşısında ifade etmeyecektir.

Sağ Partilerle ittifak yaptığın seçimlerde “Yarımadanın sağcılaşmasına geçit vermeyeceğiz.” gibi söylemlerden uzak duracaksın.

Sağcılarda çıkıp, “Millet İttifakının adayı Osman Gürün’e oy vererek Muğla’yı Solculaştırmayacağız.” derse, bilesin ki evdeki bulgurdan olursun.

Bodrum’da seçilebilecek durumdaki adaylara bakın bakalım. Hangi partinin adayı daha çok, sol söylem kullanıyor, yerel seçimin sağcısı, solcusu olmaz, yerel yönetimler aslen sol bir anlayışın ürünüdür. Yerel yönetimler yasasıda bu doğrultudadır.

Bodrum’da sağ parti seçimi alır mı? Alırsa neden Alır ?

Hafızalarımızı tazeleyelim

Bodrum Belediyesi son 1 ay öncesine kadar CHP’li Belediye Başkanı tarafından yönetiliyordu. İki Başkan yardımcısı, CHP’li meclis üyesiydi. Belediye meclisinin 3 te 2 çoğunluğu CHP ye aitti.

Bodrum Belediyesi’nin tüm olumsuzlukları, son beş yılda İYİ Parti Belediye Başkan adayı Mehmet Tosun’u, hep gündemde tutmuştur.

Katılırsınız veya katılmazsınız, köy görüntüsünde olan bir yer, Bodrum Yarımadası’nda rantın en yüksek olduğu bir belde haline gelmiştir. Genelde dar gelirlilerin yer alarak, konut edindiği bu bölge zenginleşmiştir.

Dilden dile dolaşan bu ismin yaratıcısı, CHP’li Bodrum Belediyesidir.

Son 5 yılda yapılan meclis toplantılarının tamamı, Mehmet Tosun’un kapalı Pazar yeri olarak yaptığı Şimdiki adı Herodot Kültür Merkezinde yapılarak, Tosun’un reklamı yapılmıştır.

Var mı başka toplantı yapılacak yer, yok tabi ki. Oasis Kültür Merkezi var diyeceksiniz, orasınında Belediyeye, neden devredildiği halen hafızalarımızda.

Devam edelim. Belediye mülklerinin satışı…

CHP Kamu mallarının satışına karşı çıkarken, CHP’li Belediye Başkanı ve Meclis üyeleri belediye mülklerin satışına evet dememiş midir? Ayrıca bazı mülkler kime, nasıl, kaç paraya satılmış bir bakın.

Bodrum yarımadası, ihtiyaçtan yapılan kaçak yapılar yerine, servetlerine servet katanlar tarafından talan edilmemiş midir?

CHP’li Büyükşehir Belediye Başkanı’nı en çok yerden yere vuran, CHP’li Bodrum Belediye Başkanı değil midir?

RES’lerin ( Rüzgar Enerji Santrali) Yalıkavak tepelerine yapılmasına göz yuman, hangi partinin belediye başkanıdır. Bunlara  sesini çıkarmayan İmar müdür vekili, hangi partinin üyesidir.

Yazmakla bitmez.

Dün Yalıkavak, Küdür mevkiinde yaptığınız eylem neyin nesidir? Küdür, o hale kimin zamanında gelmiştir. (Bildiğim Küdür Yarımadası İmar Planları 2010 Yılında iptal edildi)

Eğer Bodrum’un sağcılaşmasına engel olmak istiyorsanız, önce solcu olmalısınız.

“Başkan Adayını belirlemede sandık koyacağız.” dediniz olmadı.

“Belediye Meclis Üyeleri belirlenirken sandık” dediniz olmadı. Dışardan Bodrum’a yerleşenleri yok sayıp, Öz Bodrumlulardan oluşan meclis listesi oluşturdunuz.

Yoksa siz buna solculuk mu diyorsunuz?

Unutmayın ki;

Bodrum’a sonradan yerleşen Bodrumlular sayesinde, CHP yerel seçimleri kazanmaktadır.

Seçim meydanlarında, aristokrat bir aileden geldiğini sürekli vurgulamak yerine , adayın Halkın içinden geldiği ifade edilmeli. Paşa Torunlarını değil, halkın çocuklarını seçmek istiyoruz.

Share
#

SENDE YORUM YAZ

9+6 = ?
#

“Yarımadanın sağcılaşmasına geçit yok“” için 2 Yorum

  1. Chp ilçe başkanı olarak seçilmemiş atanmış bir şahsın kendini solcu olarak nitelemesi ve toplumu kamplaştırmaya yönelik açıklaması, siyasi tercihin anne babaya dayandırılması karşısında aslında şaşırmadım. Siyasetin böyle insanlar yüzünden Türkiye de halen 1950 yıllarının görüntüsünde olmaması mümkün değil. Malum bilgi kültürel birikim maalesef anne babanın ürünü değil. Çok haklısınız Bodrum Yarımadası solcu idi de biz mi bilmiyorduk. Solcu olduğu için mi DP li bir kişi 15 yıl CHP çatısı altında belediye başkanlığı yaptı. CHP ve Bodrum siyaseti hale sizin tekelinizde ise yazık o partiye. AKP nin niçin 20 yıldır iktidar olduğuna şaşırmadım. Sen ben bizim oğlan siyaseti devam ettiği sürece demekki daha çok bekleyeceğiz. Avrupada kapitalizmin devamını sağlayan sosyal demokrat partilerin durumunu da hatırlatmakta yarar var diye düşünüyorum kendini solcu sanan arkadaşlara. Son bir not partilerde yapılan siyaset nemalanmak için değil halka hizmet içindir. Hatırlatayım.

  2. Ben SHP döneminde(sn Erdal İnönü gn bşk, sn Deniz Baykal vn skr iken) Uzunköprü’nün (Edirne) 1991 yılı kongresinde seçilmiş ilçe bşk ve aynı yıl yapılan olağan kurultayın tüzük komisyonu sözcülüğünü yapmış biri olarak sn bşk’a birkaç öneride bulunacağım.
    CHP ilçe bşk olan bu kardeşimizin öncelikle şunları bilmesi gerekir “1- bir siyasetçi ne söyleyeceğinden çok ne söylemeyeceğini bilmelidir.2- Siyasette öncelik, stratejinizi ve onu gerçekleştirmek için taktiklerinizi belirlemek ve ona göre siyaset yapmak olmalıdır.3- Siyasetçi yaşadığı tıplumsal yapıyı ve onun gerçeklerini çok iyi analiz etmekle yükümlüdür .”
    Kendisinin bu konuda boş olduğunu olduğunu söylemek yanlış olmaz.
    Bir taraftan ayrıştırıcı söylem ve politikalara karlı olurken diğer taraftan söylediklerinizle tüy dikeceksiniz. Kardeşim kusura bakmasın ama bugün küçük İstanbul dediğimiz Bodrumumuz’un CHP ilçe bşk daha dolu ve birikimli olmak zorundadır. Biraz okusun ve konuşmuş olmuş olmak için konuşmasın. Selam, sevgi ve saygılarımla
    Ecz. Neşet Ömer Saygı

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • “Bodrum’un Delisi”

    30 Mayıs 2019 Köşe Yazıları

    Sözcü Gazetesi, birkaç gün önce Başkan Aras’ın önceki söylemlerini derlemiş, yeni bir habermiş gibi tekrar yayınlamış. Haberin başlığı “Bodrum’a bir deli lazımdı, o da geldi”. Eyvallah hoş geldi sefa geldi. Deli olduğunuzda cezai ehliyetiniz yok demektir. Her türlü kuralsızlığı kendinize kural edinebilirsiniz. Bir standardı olmadığına göre, bu durumda “delidir ne yapsa yeridir” kuralı geçerli olacaktır sanırım. “El deliye, biz akıllıya hasret” diyerek ,sitem edebiliriz. Delilik iyi bir şey midir ki koskoca Belediye Başkanı, Bodru...
  • Bodrum Kent Konseyi

    23 Mayıs 2019 Köşe Yazıları

    Bodrum gibi rantın yüksek olduğunu yerlerde, adınız çıkmadan, iş takip ederek kazanç sağlamanın yollarından bir tanesi belediyeye yakın olmaktan geçiyor. İş takip etmenin iki yolu var. Ya belediyenin dışında olacaksınız, yada içerisinde. Dışında iseniz; belirli dernek ve kuruluşlarda aktif rol alacaksınız. Belediyenin içerisinde olarak iş takip etmenin en etkili yolu, belediye meclis üyesi olmaktan geçmektedir. Bugünkü konumuz belediye meclis üyeliği değil. Diğer bir yöntem ise ne içinde olacaksınız belediyenin, nede dışında. Ne dışın...
  • Penceremin Altındaki Balıkçılar

    22 Mayıs 2019 Köşe Yazıları

    37 yıl önce Kumbahçe Mahallesindeki Cevri Hasan Kaptanın evinde oturmak, bugün ve yarın Bodrum’da ayrıcalıklı yaşamakla eş anlamlıdır. Günümüzde bu değerlendirme geçerliliğini yitirmiş sayılabilir. Evin, yanı-yönü, üstü-altı, önü-akası ticari amaçla kullanılıp değerlendiriliyor da ondan yitirdi. Ev yerinde duruyor. Önemli ölçüde çarpıtılıp yamuklaştırılsa da iskelet sağlam özgün yapı hakkında fikir verecek görüntüler de var. Eski sessizliği, estetiği yok artık. Geride gelmez. Kaptan köşkü gibiydi. Görüş açısı 180 dereceyi aşıyord...
  • Bu gün 19 Mayıs 2019

    19 Mayıs 2019 Köşe Yazıları

    Atatürk ün Samsun a çıkışının Yüzüncü yıl dönümü.Çok az insan bu kadar zaman yaşıyor.Bir yüz yıl geçti.Anamla Babamın evlilik resmine bakıyorum ve o zamanla gurur duyuyorum.Bir yüz yıl içinde bana,çeyrek asırdan az bir zaman var. Allah nasip ederse görürüm.Etmese de yine şükür olsun iyisi ile kötüsü ile bu günlere geldim ve Bu üç çeyrek asırda bir kitaba konu olacak kadar çok şeyler yaşadım. Hayatımın son on sekiz senesini Türkiye de Bodrum da yaşıyorum. Bodrum kozmopolit bir sahil şehri. CHP'nin de kalesi gibi. Bu şehri CHP li beled...