logo

Yaşayarak göreceğiz…


facebooktwitter
Mustafa Gündoğ
mustafa@bodrumhaber.com

Telefonum çaldı, uzun zamandır yüz yüzü sohbet edemediğim bir arkadaşım telefonda idi, açar açmaz “Bir süredir Bodrum gündemiyle ilgilenemedim, yazılarını takip ediyorum, yerel yönetim eleştirilerine ara vermişsin gibi.” dedi.

Evet biraz beklemeye aldım dedim…

Mahallenin delisi olmak var işin içinde, kim kimseye bir şey söyleyemeyince, deli dillendirir gerçeği. Delilikle, zekanın arasında çokça bir fark yok, birinde doğrudan, diğerinde dolandırarak ifade edersiniz kendinizi. İki durumda normal bir davranış.

Normal olmayan, her türlü olumsuzlukta sessiz kalmaktır. Atalarımız “söz gümüş ise sukut altındır “demiş, ama niye demiş sor bir hele. Gereksiz konuşma demişler, biz ise sessizliği uyanıklık olarak algılamışız.

Sessiz kalanlar, aday adayı oldular, ses çıkaranlar elimine edildiler çünkü.

Uyum içerisinde çalışan, Bodrum Belediye Meclisi CHP grubundan kaç aday adayı var, sessiz ve derinden gelen, beş aday. Uyumsuzluğun uyumu, toplumun lehinde olması gereken durumlarda, gücü tercih ederek, gelecek endişesiyle boyun eğmişler ve şimdide irade ortaya koyarak cek ,cak peşindeler.

Mevcut iradenin gücüne karşı koyamayan, Belediye Başkanı olduğunda nasıl bir erk kullanacak bilinmez, içlerinde kalmışlıkları sergilerlerse, yazık olur Bodrum’a.

Bazı ulusal medya yazarları tarafından Bodrum aday adayları üzerinde yazılar yazılmakta, bazı köstebek gazetecilerde durumdan vazife çıkarıp, kendilerinin etkin olabileceği aday yaratma peşindeler.

Eleştirilerime neden ara verdiğim konusuna gelince…

Eleştirilerimin baş aktörü belli, şu an Muğla büyükşehir Belediye Başkan aday adayı Mehmet Kocadon. Eleştiriler ve olayları yazmaya devam ettiğimde, aday adayı olmasından dolayı sanki Kocadon iyi Belediyecilik yapamadı, diğer aday adayları bu işin üstesinden gelebilir algısının oluşmasını istemediğimden dir.

Muğla Büyükşehir Belediye Başkanlığı yaptığını sanan Osman Gürün, aday adayı olarak karşımıza çıktı. Diğer aday adayları ise, önceki dönem Milletvekili Nurettin Demir ve Tekirdağ Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri Oral Karakaya.

Mehmet Kocadon Muğla Büyükşehir Belediye Başkanlığını yapamaz görüntüsü vermek, Osman Pardon DR Osman Gürün’ün yapabileceği hissini uyandırmak, kendi ilkelerime aykırı. Nurettin Demir’i milletvekilliğinden tanıyoruz, Oral Karakaya’yı hiç tanımıyoruz.

Kocadon haricindeki adaylardan henüz ses çıkmıyor. Genel Başkan’a ne kadar hoş görünürlerse, o kadar adaylıklarını garantileyebileceklerini düşünüyor olabilirler.

Bir bakıyorsunuz, Bodrum reklam tabelalarında adamın biri Cumhuriyet Bayramımızı kutluyor. Bodrum’da ilanla kutlama işini yapan, sanırım 13 ilçede de yapıyordur. Arkasında henüz partinin olmadığı aday adayı, bu finansmanı nereden buluyor ki Devlet Memurluğu’ndan henüz istifa etmemiş birisinin bunu yapması ne kadar normal. Tekirdağ ‘da yapsa anlayabilirim belki.

Arkada bir finans gücü olduğu belli; belki atadan, dededen belki kendi birikimleri, memur maaşından arta kalanlar. Ancak yerini garantilemeden, memurluğu devam ederken, boy boy ilan vermesi kaçak güreşmek anlamına gelir diye düşünüyorum.

Mevcut Başkan Osman Gürün ise sanki “oğlan bizim kız bizim” türküsünü söyler gibi. İlçe Yönetimlerinin oluşumu, İl Yönetimi ve Milletvekilliği adaylarının belirlenmesindeki rolü yadsınamaz. Nasıl olsa örgüt bende, Milletvekilleri de arkanda halaya devam edasıyla pozisyon almakta. Lakin aday olursa halkın karşısına nasıl çıkacak merak ediyorum. Yine ilçe Belediye Başkan adaylarını öne sürüp, kendisi arkada durup ortada görünmemeyi mi tercih edecek.

Osman Gürün deyince, açtığım musluktan gelen ses geliyor aklıma tıssssssssss…

Gel gelelim eski vekilimiz Nurettin Beye, onun pozisyonu biraz farklı, “değmen benim gamlı yaslı gönlüme” der gibi,Milletvekili olamayınca, Büyükşehir aday adayları birbirine düşer de, aradan sıyrılabilir miyim ,Yazı tura onbaşılık peşinde gibi.

Büyükşehir’in aday adaylarında Mehmet Kocadon’dan başka kimse yok ortada. Mevcut yerel yönetim anlayışını eleştiriyor, ne olması gerekeni söylüyor ve farklılık ortaya koyuyor. “Kavaklıdere, Seydikemer kazanılmadan seçimi kazanılmış saymam.” diyerek “Yüzde 65 oy alacağım.” diyor. “Partililiğimi kimse sorgulayamaz, bürokratların değil, halkın Belediyeciliğini yapacağım.” diyor.

Büyükşehir yasasından ve Osman Gürün’den kaynaklı, görevini yapamadığının öz eleştirisini yapıyor, bahane olarak ta kabul edebiliriz.

Gözü kara, yürekli, ele avuca sığmıyor.

Lakin…

Ne demiş Hacı Bektaşi Veli…

“Hararet nardadır sacda değildir
Keramet baştadır tacda değildir”

“Sakın bir kimsenin gönlünü yıkma
Gerçek erenlerin sözünden çıkma”

Ufak bir dokunuştan sonra devam edelim söylemimize. Bodrum, her şeye rağmen Mehmet Kocadon’un arkasında duracak mı, durmayacak mı karar vermelidir. Bu işler üç, beş meslek odası arkamda görüntüsüyle olmaz.

Bodrum, Kocadon’un Büyükşehir Belediye Başkan Adaylığı konusunda arkasında durursa ne kazanır, ne kaybederiz’ in hesabını yapmalıdır. Tarihinde iki Milletvekili çıkarmış, Bodrum siteminden uzaklaşıp, siyaset arenasında söz sahibi olacak mı, olmayacak mı karar vermelidir.

Kocadon ise ;

Gerçekten Belediye Başkanı mı olmak istiyor, yoksa makam, şan, şöhret peşinde mi karar vermelidir. Belediye Başkanı olmak istiyorsa, bunu açıkça beyan etmelidir. Bu işler, kadro işidir, bilgi işidir, emek işidir.

Halkçı Belediyecilik anlayışını önemsemeli, özümsemeli ve yaşama geçirilmeyi planlamalıdır. Yatırımcının önünü açacağım diye, yaşam alanlarımızı talan ettirmemelidir. Belediye’yi bürokratlardan kurtaracağım derken, iş bilmez, yol bilmezlerin eline bırakmamalıdır.

Goygoycularından ve kolpacılar dan kurtulmalıdır.

Her şeyi yaşayarak göreceğiz…

Share
#

SENDE YORUM YAZ

5+6 = ?
#

Yaşayarak göreceğiz…” için 1 yorum

  1. Selçuk Tuzkaya : diyor ki:

    Bodrum belediye başkanlığına aday olan kişileride biraz tanıtsaydınız bilgilenirdik. İyi günler.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • Danışıklı Dövüş mü ?

    18 Ağustos 2019 Köşe Yazıları

    Bilginin doğruluğuna emin olmadan, basında çıkan haberler üzerine yorum yapmak ne kadar doğrudur sizce. Haberin başlığına bakarak veya içeriğindeki açıklamaları doğru kabul ederek yapacağımız her yorum, bir başkasına haksızlık yapabileceğimiz kuşkusuyla yapılmalıdır. Dün yaygın ve yerel basında çıkan “Bodrum’da tartışılan proje için yargı devam dedi” başlıklı haber gerçeği yansıtmadığı gibi, değişik yorumlara neden olmaktadır. Çıkan haberin başlıktan sonraki özet kısmı şöyle ; “Yoğun yapılaşma nedeniyle kamuoyunda tartışılan Bodrum...
  • “MAZİYE BİR BAKIVER!!!”

    18 Ağustos 2019 Köşe Yazıları

    Almış eline mikrofonu güzel sanatçı, Bestesi Selahattin Altınbaş, Güftesi Orhan Arıtan Makamı hüzzam şarkıyı okuyor, Özgüven, Özen yerinde , ses güzel: “Ömrümüzün son demi, son baharıdır artık Maziye bir bakıver neler, neler bıraktık!” Evet, Mazi/geçmiş, insanların, halkları, kentlerin ortak alanı ortak paysıdır. Bu geçmişin kimisi karanlık, kimisi pırıl, pırıl, kimisi sıkıntı verici, kimisi utandırıcı, kimisi ayıplarla dolu kimsi onurlandırıcı. Kimsi statik kimisi başarı yükü. Ama hepsi de ayrı ,ayrı insanların geçmiş özel yapısı . Elbet...
  • İmar suçu varsa, suç ortağı da vardır…

    17 Ağustos 2019 Köşe Yazıları

    Ak Parti Genel Başkanı Sayın Erdoğan Kurban Bayramında Bodrum, Gündoğan Malhallesin'de halen yapımı devam etmekte olan, eski Ankara Ticaret Odası Başkanı Salih Bezci’ye ait Besa Grup'un THE BO VIERA otel projesine bir göz attı. Umarım, kendisine bağlı Çevre ve Şehircik Bakanlığının, İmar Planı değişikliğiyle yarattığı bu ucube proje, nasıl kurtulur düşüncesiyle gelmemiştir. Sayın, AKP Genel Başkanı Erdoğan’ın ziyaretinin hemen ardından, Bodrum Belediye Başkanı Ahmet Aras , sosyal medyadan ; “Dağlarımızı, tepelerimizi, bitki örtümüz...
  • Neden bu hale geldik…

    08 Ağustos 2019 Köşe Yazıları

    Rahmi Turan tokmak ta sormuş. Neden bu hale geldik.Milliyetçi duygularımız neden kayboldu.Tokmak 2 de devam etmesini isterdim ama etmemiş. Dilimin döndüğü kadar ben anlatayım. Yıl 1938  10 kasım Atatürk artık yok.Başbakan İsmet İnönü.Türkiye nüfusu yaklaşık 17 milyon. Okuma yazma oranı % 10  yani memlekette okuma yazma bilen 2 milyon kişi. Yıl 2019  nüfus 80 milyon okuma yazma oranı % 98 yani  2,4 milyon okuma yazma bilmeyen.Buda zaten okul öncesi çocuklar.Nerede ise Türkiye'nin tam nüfusu okuma yazma biliyor. Şimdi ne oldu d...

gaziantep escort