Milas Kıyıkışlacık’taki 5 bin yıllık İasos Antik Kenti’nde planlanan marina projesine tepki büyüyor. ÇED süreci başladı, kritik toplantı 9 Nisan’da.
Muğla’nın Milas ilçesine bağlı Kıyıkışlacık Mahallesi’ndeki 5 bin yıllık antik İasos kenti, yeni marina projesiyle yeniden tartışmanın merkezine oturdu. Çevreciler ve bölge halkı, “körfez marina mezarlığına dönüyor” diyerek projeye sert tepki gösterdi.
Milas Kıyıkışlacık Mahallesi Tahtakoz mevkiinde planlanan “Yat Limanı Projesi” için Çevresel Etki Değerlendirmesi süreci resmen başladı.
Proje kapsamında;
yer alıyor.
Projenin en kritik aşamalarından biri olan İnceleme Değerlendirme Komisyonu toplantısı ise 9 Nisan 2026 tarihinde yapılacak.
Bölgede daha önce de benzer projelere karşı eylemler düzenleyen çevreciler, Güllük Körfezi’nin taşıma kapasitesinin aşıldığını savunuyor.
STK’lar ve bölge halkı, kıyıların giderek yapılaşmaya açıldığını ve bu sürecin geri dönülmez sonuçlar doğuracağını ifade ediyor.
Yarım asırdır marina sektöründe faaliyet gösteren uzman Bruno Meier, projeye karşı çıkan isimler arasında yer aldı.
Meier, bölgedeki mevcut marinaların bile tam kapasite çalışmadığını belirterek şu uyarıyı yaptı:
“Kimse marina yatırımına karşı değil. Ancak Güllük Körfezi zaten dolmuş durumda. Mevcut marinalar bile yüzde 50 kapasiteyle çalışıyor. Bu yatırımın ekonomik ve çevresel bir anlamı yok.”
Projeye göre marina;
Deniz tabanında tarama yapılmayacağı belirtilse de dolgu ve yapılaşma boyutu tartışma yaratmış durumda.
Projenin yapılmak istendiği bölgede yalnızca doğal alanlar değil, aynı zamanda binlerce yıllık arkeolojik miras da bulunuyor.
Bölge halkı, projenin hem deniz ekosistemine hem de tarihi kalıntılara zarar vereceğini savunuyor.
Çevre örgütleri ve yerel halk, projeye karşı hukuki mücadele başlatacaklarını açıkladı.
Önümüzdeki günlerde yeni eylem ve basın açıklamalarının da yapılması bekleniyor.
Güllük Körfezi’nde yaşanan bu tartışma, yalnızca bir marina yatırımı meselesi değil. Bölgenin geleceği açısından “turizm yatırımı” ile “doğa ve tarih korunumu” arasındaki denge yeniden sorgulanıyor.
Ortaya çıkan tablo şu soruyu gündeme getiriyor:
Bodrum ve çevresi, turizm adı altında kendi değerlerini tüketen bir modele mi sürükleniyor?
Kaynak: Anter Haber