DOLAR
44,4931
EURO
52,0195
ALTIN
6.746,57
BIST
13.536,84
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Muğla
Hafif Yağmurlu
20°C
Muğla
20°C
Hafif Yağmurlu
Perşembe Hafif Yağmurlu
14°C
Cuma Parçalı Bulutlu
15°C
Cumartesi Parçalı Bulutlu
15°C
Pazar Az Bulutlu
17°C

Halk ile Yerel Yönetimin Arasında Makas Açılıyor: Fildişi Kuleler ve Balık İstifi Otobüsler

A+
A-

Halk ile Yerel Yönetimin Arasında Makas Açılıyor: Fildişi Kuleler ve Balık İstifi Otobüsler

Halk ile Yerel Yönetimin Arasında Makas Açılıyor: Fildişi Kuleler ve Balık İstifi Otobüsler

Ankara’nın koridorlarındaki yüksek tansiyon, ziyaretler, danışmanlar ve yargı süreçleri… Bunlar bugün bizim meselemiz değil. Zamanı geldiğinde onlar da konuşulur. Yargı kararını versin, gerisi sonra.

Bugün asıl mesele, lüks makam araçlarının camlarından görünmeyen, tebdil-i kıyafet giymeden anlaşılamayan gerçek: Muğla’da yurttaşın geçim derdine eklenen ağır ulaşım yükü.

Ulaşım mı, Servet Transferi mi?

Menteşe’den Bodrum’a gitmek isteyen bir öğrenci bugün cebinden 216 TL, bir sivil ise 300 TL çıkarmak zorunda. Belediye hizmeti diye sunulan bu tarifeler belirlenirken, o hattı her gün kullanan vatandaşın maaşı hiç hesaba katıldı mı?

Sadece bu hat mı? Köylere, şehir içine gidenler… Maaşlara oranla bu ücretler bütçede nasıl bir delik açıyor, farkında mısınız?

Kıyaslayalım: Menteşe’den Milas Bodrum Havalimanına giden lüks servisler de aynı fiyata (300 TL) yolcu taşıyor. Orada klima çalışıyor, su ikram ediliyor, kimse ayakta kalmıyor. Ama Milas-Bodrum, Menteşe-Marmaris veya diğer ilçelerden sabahın köründe Eğitim Araştırma Hastanesi’ne giden yurttaş? Özellikle Pazartesi 07:00 seferlerinde “balık istifi” yolculuğa mahkûm.

Neden? Toplu ulaşımın yetkililerine soruyorum: Neyi anlamadınız? Yurttaşın mesai saatlerini mi? Yaşlılarımızın hastaneye gitme zamanlarını mı? Çocukların okul saatlerini mi? Gözünüzün önünde neyi göremiyorsunuz? Haydi liyakatin yetersiz diyelim uygulaması var, yapay zekası var bu çağda neyi nasıl yönetemiyorsunuz? Çok mu zordur ek sefer eklemek, hiç olamaz mı belli saatlerde aracı büyütmek?

Dahası…

Kooperatif tekeli devam ettikçe, belediye kendi filosunu kurup alternatif üretmedikçe, yük her geçen gün ağırlaşıyor. Farkında mısınız?

Peki MUTTAŞ Ne Yapıyor? UKOME Afiyette mi?

MUTTAŞ’ın görevi ne? Halkın ulaşımını ulaşılabilir ve adil hale getirmek değil mi? Yoksa tarihi bina alıp “kültür mirasına sahip çıktık” diye poz verip sonra o binayı çürümeye terk etmek mi? Ya da makam aracı filosuna katkı sunmak mı?

Halkın temel ihtiyacı bu kadar yakıcıyken, hizmet öncelikleriniz nerede?

Hatırlayın: Ekim 2024’te “büyük müjde” diye duyurulan Valilik karşısındaki tarihi bina… Aradan 15 aydan fazla geçti, hâlâ pahalı bir reklam panosu gibi duruyor. Gece-gündüz ışıklandırılması ise halkın cebinden. Harcanan kaynaklarla (80 milyon TL civarı konuşuluyor) ulaşımı sübvanse edecek bir sistem kurulamaz mıydı?

Nerede o bina için söz verilen İlber Ortaylı Kütüphanesi?

Cevap: Danışman engelledi!

Nerede o gösterişli bienaller?

Cevap: “Sesli düşünmüşümdür. Sonra onu unuttum. “derin sessizliği!

Fildişi kulelerin en büyük sorunu bu: Öncelikleri halktan bağımsız. Çünkü onlar halkın içinde yaşamıyor.

O bina göz göre göre çürüyor, vaatler köşe yazılarında asılı kalıyor.

Medya Nerede?

Medya büyük oranda “PR destek merkezi”ne dönüşmüş durumda. Şemsi Ana’nın mezarı başında video çekip paylaşmak kolay. Peki o mahallenin yıllardır çözülmeyen kanalizasyon sorununu sormak, takip etmek? İşte orası zor.

Hizmet, ekranda parlamak değil. Sokağın tozunu, kokusunu ve çilesini ortadan kaldırmaktır.

Siyasetin “Ahlak Bekçiliği” Halkın Gündemi Değil

Yerel muhalefet de aynı körlükten nasibini almış. Vatandaş kirasını, market masrafını, akşam vereceği otobüs parasını düşünürken; siyaset hâlâ kimlerin kimin sofrasında içki içtiği ile yer yer de ahlak zafiyetiyle uğraşıyor.

Halkın net mesajı şu:
“Benim sizin ahlak tartışmalarınıza ayıracak ne vaktim var, ne de enerjim. Devlet yönetimini bilmiyorsanız bizi daha fazla yormayın.”

Son Durak: Sandık

Yönetenlere ve yönetmeye talip olanlara bir hatırlatma:

Vatandaş sabah yağmurda otobüs beklerken, otobüs gelmeyince patronu maaşından kesinti yaparken, akşam “insan onuruna yakışmayan” bir kalabalıkta evine dönerken biriktiriyor.

Şimdi soruyoruz:
Hizmette var mısınız, yok musunuz?

Bu sorunun cevabı makam ziyaretlerinde, otel odalarında veya sosyal medyada keklik avında değil. Sokakta, pazarda, otobüste, hastanede, gelen faturada, aldığı hizmetin kalitesinde…

Ve çok yakında, o “balık istifi” otobüslerden inip sandık başına gidecek olan halkın elinde.

Az kaldı: Sabır bitiyor!

Sokakta halktan en çok duyduğumuz cümle:
“Devlet yarına bırakır da yanına bırakmaz.” diyor halk.

Soruyorum yerel yönetimlerin yetkililerine:

Sahiden siz devleti yeterince tanıyor musunuz?

“Hükümet ile devleti ayıramıyorum” diyorsanız, rahat olun: Siz bu sorudan muafsınız!

Haydi selametle…

ETİKETLER: