DOLAR
45,0098
EURO
52,8050
ALTIN
6.815,04
BIST
14.409,07
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Muğla
Hafif Yağmurlu
19°C
Muğla
19°C
Hafif Yağmurlu
Pazar Hafif Yağmurlu
24°C
Pazartesi Hafif Yağmurlu
25°C
Salı Hafif Yağmurlu
24°C
Çarşamba Az Bulutlu
23°C

‘Az gören bebekler için 2 yaşına kadar az gören eğitimi’ uyarısı

Göz Sağlığı ve Hastalıkları Bölümünden Doç. Dr. Sevil Karaman, “Bebeğiniz az görüyor ise özellikle 2 yaşına kadar mutlaka ‘az gören’ eğitimi verilmeli. Az gören bebeklerde motor gelişme de beklenenden daha az olur. Eğer uygun yaklaşım yapılmazsa görme azlığı kalıcı olabilir” diyerek ebeveynlere uyarılarda bulundu.

‘Az gören bebekler için 2 yaşına kadar az gören eğitimi’ uyarısı
A+
A-

Doç. Dr. Sevil Karaman, az gören bebeklere 2 yaşına kadar mutlaka “az gören” eğitimi verilmesi gerektiğini belirterek, eğer uygun yaklaşım yapılmazsa görme azlığının kalıcı olabileceğini bildirdi.

Çocuklukta görme gelişiminin 0 ila 6 yaş arasında çok hızlı ve kritik olduğuna dikkati çeken Karaman, “Bebeğiniz az görüyor ise özellikle 2 yaşına kadar mutlaka ‘az gören’ eğitimi verilmeli. Az gören bebeklerde motor gelişme de beklenenden daha az olur. Eğer uygun yaklaşım yapılmazsa görme azlığı kalıcı olabilir” uyarısında bulundu.

Yaşanan görme kayıplarının ve kalıtsal göz hastalıklarının nedenlerine değinen Karaman, şunları kaydetti:

“Kalıtsal göz hastalıklarının ortaya çıkmasında ilk sırayı akraba evlilikleri alıyor. Ayrıca, prematüre doğumlar, enfeksiyon hastalıkları, zehirlenmeler, tümörler ve kazalar da görme kaybının nedenleri arasında bulunuyor. Göze ait sebeplere araştırıldığında retinal hastalıklar, prematüre retinopatisi, göz tembelliği, katarakt, glokom, retinitis pigmentosa (tavukkarası), stargardt hastalığı, makula dejenerasyonu, leber sendromu, en yaygın görme kaybı sebepleri olarak görülür.”

“BASİT OYUNLARLA GÖRMESİNİ DESTEKLEYİN”

Doç. Dr. Sevil Karaman, az gören bebeklerde görmeyi azaltan optik nedenler giderildikten sonra görme çabasını artıracak oyunlarla çocuğun aktif olarak görme işlemine katılmasının sağlanması gerektiğini belirterek, “Örneğin, bebeğin görmesi eğer ışık hissi düzeyinde ise bir el fenerine sadece bakması değil, aynı zamanda ona dokunması sağlanarak görme ve motor algının birleştirilmesi son derece basit fakat önemli bir yaklaşımdır. Bu şekilde bakmak yerine görmenin uyarılması ile çocuğun görmesi zayıf bile olsa çevresindekileri anlamlandırabilmesi ve motor gelişimi sağlanır” ifadelerini kullandı.

Karaman, az gören bebeklerde görmenin desteklenmesi adına ebeveynlere günlük hayatta yapabilecekleri tavsiyeleri şöyle sıraladı:

  • “Bebek ışık hissinden daha iyi bir görme düzeyine sahipse annesinin yüzünü ve mimiklerini takip etmesine fırsat yaratılmalıdır. En azından bir ayna yardımıyla kendi yüzünü ve ışık yansımalarını takip edebilir. Mama sandalyesinde oturabilecek bir çocuğun önündeki tepsiye her defasında bir adet olmak üzere değişik gıdalar konularak tüm duyuları harekete geçirilmelidir.
  • Bakması, dokunması, tatması, koklaması ve dil gelişimi bakımından işitmesi sağlanmalıdır. Çocuğun dikkati dağıldığında tepsinin altından cismin hizasında ses çıkarılarak dikkatini tekrar görmeye odaklamasına yardım edilir. Bu işlemde başarılı olmaya başladıktan sonra cisimlerin büyüklüğü giderek küçültülür veya uzaklaştırılır.”

Karaman, görmenin psikofiziksel olarak santral sinir sisteminde öğrenilen aktif bir süreç olduğunu, bu nedenle az gören bebeklerin kendi hallerine bırakılmaması gerektiğini kaydetti.

ETİKETLER: ,