DOLAR
45,0547
EURO
52,7444
ALTIN
6.667,40
BIST
14.488,51
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Muğla
Az Bulutlu
25°C
Muğla
25°C
Az Bulutlu
Salı Hafif Yağmurlu
24°C
Çarşamba Az Bulutlu
24°C
Perşembe Parçalı Bulutlu
23°C
Cuma Hafif Yağmurlu
18°C

Bu balığı asla derisiyle yemeyin, derisinde daha fazla civa var!

Günlük hayatımızda sıkça tükettiğimiz balıklardan bazıları, yüksek civa içeriyor. Uzmanlara göre, özellikle belirli balık türlerinin derisinde biriken civa miktarı, sinir sistemi üzerinde ciddi etkilere yol açıyor. İşte derisiyle birlikte yenilmemesi gereken balık türleri…

Bu balığı asla derisiyle yemeyin, derisinde daha fazla civa var!
A+
A-

Şefler, bazı balıkların derisi tüketilebilirken, bazı türlerin derisinden uzak durulması gerektiği vurgulanıyor. TastingTable’a göre, bu bilgi, New York’taki Jack & Charlie’s ve Leonetta restoranlarının ünlü şefi ve ortağı Ed Cotton’ın açıklamalarına dayanıyor.

Pamuk, marlin, köpek balığı, kılıç balığı ve uskumru gibi balık türlerinin derisinin yüksek miktarda cıva içerdiği ve bu nedenle büyük ölçüde tüketilmemesi gerektiği uyarısında bulunuyor. 

Bu türlerin dışında kalan birçok balığın derisinin yenilebilir olduğu belirtilse de, bu balıkların kabuklarının fazla tüketilmesinin sağlık açısından tehlikeli olabileceği ifade ediliyor. Bu nedenle, pişirmeden önce kabuklarının çıkarılması öneriliyor. Ayrıca, vatoz gibi dış yüzeyinde keskin dikenler bulunan balıkların derisinin de tüketilmemesi gerektiği vurgulanıyor.

Suyla temasta civa daha zehirli bir hal alıyor

Civa, çevrede doğal olarak bulunmasına rağmen, diğer maddelerle etkileşim sonucunda inorganik bir forma dönüşebilir. Bu inorganik civa suya karıştığında, daha zehirli bir tür olan metilcivaya dönüşerek tehlike oluşturur. 

Metilciva, su ekosisteminde fitoplanktonlara yerleşir; fitoplanktonlar küçük balıklar tarafından tüketilir, bu balıklar ise büyük balıklara ve sonunda daha büyük balıklara besin olur. Bu süreç, metilcivanın balıkların organizmalarında birikmesine yol açar. En yüksek metilciva konsantrasyonu, besin zincirinin en tepesindeki büyük balık türlerinde gözlemlenir.

Metilcivanın balıkların vücutlarında birikmesi, marlin, köpek balığı, kılıç balığı ve uskumru gibi balıkların derisinin büyük miktarlarda tüketilmesinin riskli olmasının başlıca nedenidir. Bu balıklar, ekosistemlerindeki en büyük türler arasında yer aldıkları için derileri yüksek miktarda metilciva içerir. Aşırı civa tüketimi, sinir sistemi üzerinde ciddi sağlık sorunlarına yol açabileceği konusunda uyarılar yapılmaktadır.

Bağ ağrısı ve titremeyle kendini gösteriyor

Cıva zehirlenmesi, titreme, baş ağrısı ve hafıza kaybı gibi belirtilerle kendini gösterebilir. Ayrıca, bu toksinin kardiyovasküler sistem üzerindeki olumsuz etkileri de dikkat çekmektedir. Yüksek cıva seviyelerinin, doğmamış bebeklerin ve küçük çocukların gelişimine zarar verebileceği için hamile kadınların deniz ürünleri tüketiminde dikkatli olmaları öneriliyor.

Ancak bu, balık derisinin tamamen tüketilmemesi gerektiği anlamına gelmiyor. Örneğin, somon, omega-3 yağ asitleri açısından zengin bir kaynak olarak derisiyle birlikte pişirildiğinde hem sağlıklı hem de lezzetli bir seçenek sunuyor.