Bodrum Gümbet sahilinde bazı işletmelerin alanlarını taş ve ağaçlarla ayırmaya çalıştığı iddiaları, “kıyılar halkındır” tartışmasını yeniden gündeme getirdi.
Bodrum’da yaz sezonu öncesi sahillerde temizlik çalışmaları hız kazanırken, Gümbet sahilinden gelen görüntüler yeni bir tartışmayı gündeme taşıdı. Bazı işletmelerin sahildeki kullanım alanlarını ağaç, taş ve benzeri yöntemlerle ayırmaya çalıştığı iddiaları, “Kıyılar kimin?” sorusunu bir kez daha gündeme getirdi.
Yaz sezonuna hazırlık kapsamında sahillerde yapılan temizlik çalışmaları sürerken, Gümbet başta olmak üzere bazı bölgelerde dikkat çeken uygulamalar vatandaşların tepkisine neden oldu.
İddialara göre bazı işletmeler, kullandıkları alanları belirgin hale getirmek amacıyla sahil kısmında ağaç dikimi, taş dizimi ve benzeri fiziki sınırlandırmalara yöneldi. Görüntülerde, sahilin belirli bölümlerinin farklı yöntemlerle ayrıldığı ve bu alanların işletmelere aitmiş gibi gösterilmeye çalışıldığı öne sürüldü.
Sahillerde temizlik yapılmasına kimsenin karşı çıkmadığını belirten vatandaşlar, asıl tepkinin kıyıların fiilen bölünmesine yönelik olduğunu ifade ediyor.
Vatandaşların tepkisi şu sözlerle özetleniyor:
“Temizlik yapılmasına kimse karşı değil. Ancak sahili parsellemek kabul edilemez. Bugün taş koyan yarın tel çeker. Kıyılar halkındır, kimse kendine aitmiş gibi gösteremez.”
Türkiye’de yürürlükte bulunan 3621 sayılı Kıyı Kanunu’na göre kıyılar, devletin hüküm ve tasarrufu altındadır. Kanunun genel esasları arasında kıyıların herkesin eşit ve serbest yararlanmasına açık olduğu açıkça belirtiliyor. Kıyı ve sahil şeritlerinden yararlanmada öncelikle kamu yararının gözetilmesi gerekiyor.
Kıyı Kanunu’nun uygulanmasına dair yönetmelikte de aynı ilke korunuyor. Yönetmeliğe göre kıyılar ve doldurma ya da kurutma yoluyla kazanılan alanlar devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunuyor; kıyılar herkesin eşit ve serbest kullanımına açık kabul ediliyor.
Bu nedenle sahil üzerinde taş dizmek, ağaçla alan ayırmak, özel kullanım izlenimi verecek düzenlemeler yapmak ya da vatandaşın geçişini fiilen zorlaştıracak uygulamalara yönelmek hukuki tartışma doğuruyor.
Kıyıların özel mülkiyet alanı gibi gösterilmesi, yalnızca görüntü kirliliği ya da işletmeler arası rekabet meselesi değil; doğrudan kamusal kullanım hakkını ilgilendiren bir konu olarak öne çıkıyor.
Gümbet sahilinde yaşanan tartışma, Bodrum’da her yaz yeniden gündeme gelen temel soruyu bir kez daha hatırlattı:
Kıyılar işletmelerin kullanım alanı mı, yoksa halkın ortak yaşam alanı mı?
Mevzuat bu konuda açık. Kıyılar halkındır. Sahillerde temizlik yapılabilir, düzenleme yapılabilir, hizmet sunulabilir. Ancak bu düzenlemeler kıyının kamusal niteliğini ortadan kaldıracak, yurttaşta “buraya giremem” algısı yaratacak bir sınıra dönüşemez.
Bodrum’da asıl mesele birkaç taş, birkaç ağaç ya da birkaç şezlongdan ibaret değil. Mesele, kıyıların sessizce parça parça özel alanlara dönüştürülüp dönüştürülmediğidir.
Kaynak:Bodrum Sıcak Haber