DOLAR
32,9167
EURO
35,8466
ALTIN
2.535,05
BIST
11.172,75
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Muğla
Az Bulutlu
36°C
Muğla
36°C
Az Bulutlu
Çarşamba Az Bulutlu
34°C
Perşembe Parçalı Bulutlu
33°C
Cuma Açık
32°C
Cumartesi Açık
35°C

‘İnternet ve sosyal medya ileri yaşlarda ruhsal sorunlara sebep olabilir’

Gençlerde internet ve sosyal medya bağımlılığının ileri yaşlarda daha önemli ruhsal sorunlara sebep olabileceği bildirildi.

‘İnternet ve sosyal medya ileri yaşlarda ruhsal sorunlara sebep olabilir’

Çocuk ve Ergen Psikiyatrisi Bilim Dalı Öğretim Üyesi Uzm. Dr. Cantekin Can, çocukluk ile yetişkinlik arasında yer alan, fizyolojik, psikolojik ve sosyal açıdan bir geçiş dönemi olarak tanımlanan ergenliğin; kişiyi ömür boyu etkileyecek davranışsal kalıpların şekillenmesi açısından da önemli bir dönem olduğunu belirtti.

İnternet ve teknolojinin popüler kültürde önemli bir yer edinmesiyle, gençlerde internet ve sosyal medya bağımlılığının giderek arttığına işaret eden Can, “İnternete ve internetin bilgi edinme, oyun oynayabilme, sosyal ortamlarda yer edinebilme vb. avantajlarına kolay ulaşabilme imkanı, internet başında geçirilen süreyi her geçen gün daha da arttırıyor. Gençler kendi rutin yaşamlarında yeterince sahip olamadıkları mutluluğu, başarıyı, yeterlilik hissini, sosyal etkileşimi ve hazzı sanal ortamda çok daha kolay yakalayabiliyorlar” diye konuştu.

“HER YAŞTAKİ ÇOCUĞU OLUMSUZ ETKİLİYOR”

Kontrolsüz kullanımın ergenlik dönemi başta olmak üzere, her yaştaki çocukta olumsuz etkileri olduğunun altını çizen Can, “Sosyal anksiyetesi olan, okulda veya oyun ortamlarında arkadaşlarıyla iletişim kurmaktan çekinen ve sosyal ortamlara dahil olamayan çocuklar, sanal ortamı daha güvenilir bulabiliyor. Futbolu yeterince iyi oynayamadığı için arkadaşları tarafından oyuna alınmayan bir çocuk, internette oynadığı futbol oyunuyla kendini daha iyi, başarılı ve yeterli hissedebiliyor” dedi.

Dikkat eksikliği veya öğrenme güçlüğü olan çocukların ders çalışmakta zorlandığı için onlara daha eğlenceli gelen oyunlara yönelebildiğine dikkat çeken Can, şöyle devam etti:

“Kavga eden ebeveynlerini duymak istemeyen çocuklar huzursuzluk veya gerginlikten kurtulma isteğiyle, ebeveynleri boşanması nedeniyle anne veya babasından birini göremeyen çocuklar da özlem duygusunu bastırmak için uzun saatler oyun oynayabiliyor. Oyunda elde edilen başarılar ile sahte bir takdir edilme ve beğenilme duygusu hisseden çocukların, sanal ortamlarda üçüncü kişilerin telkinine ve yönlendirmelerine daha yatkın hale geliyor ve suça yönelim riskleri artıyor.”

“ÇOCUKLAR İSTISMARA DAHA AÇIK HALE GELEBİLİYOR”

Sosyal medya araçlarında gençlerin gerçek kimliklerini gizleyerek olmak istedikleri kişi gibi davranış sergilediklerini ve bu sayede kendilerini daha rahat ifade edebildiklerini anlatan Can şunları kaydetti:

“Gençleri bekleyen en büyük tehlikeyi, karşıdaki kişilerin de kimliklerini gizleyebilmeleri ve manipüle edebilmeleri oluşturuyor. Özellikle sosyal medyada ikna edilmeye, kandırılmaya son derece müsait bir ortam oluşturularak gençler istismar edilebiliyor. Manipülasyon ve istismara maruz kalan çocuklarda özgüven eksikliği, içe kapanma, sosyal izolasyon, travma sonrası stres bozukluğu, depresyon ve kaygı bozukluğu gibi ruhsal problemler ortaya çıkabiliyor. Kendini daha kolay ve rahat ifade edebilme özgürlüğü, kimliğini gizleyebilme, kendini arkadaş grubunda dilediğince farklı şekillerde tanımlayabilme durumları, gençlerin zamanla dışarıdaki gerçek dünyadan kopmasına sebep oluyor. Sanal ortamdaki gerçek dışılığın daha çok artmaya başlaması; antisosyal kişilik gibi anormal kişilik gelişimine ve buna bağlı gelişen risklerin de artmasına yol açıyor.”

“SINIRLARI ÇİZMEK ÖNEM TAŞIYOR”

Ebeveynlerin çocuklarına akıllı telefon, tablet ve bilgisayar kullanımlarında sınır çizmelerinin gerekliliğini ifade eden Uzm. Dr. Cantekin Can, şöyle devam etti:

“Ebeveynlerin süreci iyi yönetmeleri, doğru bir otorite kurmaları ve mutlaka denetlemeleri önemli. Hangi şartlar sağlandığında bu imkanların verileceğini, kuralların neye dayanarak ve hangi gerekçelerle koyulduğunu, fazla internet kullanımının ne tür olumsuz etkilerinin olduğunu, internette, oyunda, sosyal medyada ne kadar zaman geçirebileceklerini, ne tür içeriklere izin verileceğini, ödev ve ders çalışma gibi sorumluluklarını yerine getirdikten sonra kullanabileceklerini, çocuğun gerçeği görebileceği ve anlayabileceği şekilde anlatmaları net olarak konuşmaları gerekiyor.”

polat-galle
ETİKETLER: , , , ,