DOLAR
44,4602
EURO
51,3222
ALTIN
6.365,13
BIST
12.727,06
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Muğla
Parçalı Bulutlu
17°C
Muğla
17°C
Parçalı Bulutlu
Cuma Hafif Yağmurlu
15°C
Cumartesi Yağmurlu
10°C
Pazar Yağmurlu
10°C
Pazartesi Hafif Yağmurlu
12°C

Niyazi Atare Neden Cezaevinde?

Niyazi Atare Neden Cezaevinde?

Niyazi Atare Neden Cezaevinde?

Muğla Büyükşehir ve Bodrum Belediye Meclis Üyesi Niyazi Atare, 30 Ekim 2025 tarihinde rüşvet operasyonunda gözaltına alındı ve 31 Ekim 2025 tarihinde tutuklanarak cezaevine gönderildi.
O gün bugündür cezaevinde.

Nihayet iddianamesi hazırlandı. Bazı kaynaklara göre 20 Nisan 2026 tarihinde Bodrum 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nde yargılanması başlayacak.

Yargının yerine kendimi koyarak yorum yapmayı düşünmüyorum. Herkes kendi işini yapmalı. Ancak bir gazeteci olarak, olup bitene salt verilen bilgiler üzerinden bakıp Niyazi Atare’yi peşinen mahkûm edecek de değilim.

İddianameyi okudum. Gördüğüm çelişkileri sizlerle paylaşma gereği duydum.

Suçtan zarar gören, ihbar eden ve şüpheli sıfatıyla iddianamede adı geçen T.Ç. ifadesinde şunları söylüyor:

“Bodrum Mumcular Mahallesi’nde 403 ada 11 parselde bulunan arsaya 3 katlı, toplam 6 dairelik yapı yapmak için arsa sahibiyle anlaşma yaptım. Anlaşma yaptıktan sonra konut yapılacak yerin yolu ile ilgili problem olduğunu gördüm. Arsa olmasına rağmen yol olmadığını sonradan fark ettim.

Bununla ilgili yol açılması için öncelikle 2025 yılı Mart-Nisan aylarında Devlet Su İşleri Kurumu’na resmi olarak müracaatta bulundum. Bununla ilgili aynı zamanda Bodrum Belediyesi’ne gittim. İmar işleri ile ilgili bu konuları takip ettiği için daha önceden numarası bende kayıtlı olan Niyazi Atare’yi telefonla aradım ve aynı gün Bodrum Belediyesi’ne gittim. Bodrum Belediye Başkanı’nın odasının yan tarafında bulunan toplantı odasına birlikte geçtik. Odada ikimiz vardık.

Ben kendisine durumu anlattım. Konut yapacağım alanın eskiden yolu olduğunu ve yanlışlıkla yolun kapalı olabileceğini söyledim. O da bana, ‘Biraz müsaade et, sana haber vereceğim’ dedi.

Niyazi Atare 2 veya 3 gün sonra beni aradı, ‘Buluşalım’ dedi. Ben de tamam dedim. Ertesi gün Bodrum Belediyesi’nde buluştuk. Barlar Sokağı’na doğru yürüdük.

Niyazi Atare bana, ‘Ben senin işini Fen İşleri Müdürlüğü üzerinden çözeceğim ancak bir bedeli olur’ dedi. Ben de, ‘Bu seferlik para vermesem olmaz mı?’ dedim. O da, ‘Yok kardeşim, parasız olmaz bu işler’ dedi.

Ben de, ‘Benim ekonomik durumum iyi değil, beni sarsmayacak bir para verebilirim’ dedim. Şahıs bana, ‘Ruhsat işlerini ne yaptın peki? İstersen onu da hızlandırabilirim’ dedi.

Yol açılması için 1 milyon 200 bin lira vermen gerekir dedi. Ben de pazarlık yaptım, 1 milyon liraya düşürdüm. Toplamda şahsa 600 bin lira elden para verdim. Geri kalan 400 bin lirayı 2025 yaz başında verecektim. Ancak sağlık sorunlarım nedeniyle sürekli ertelemek zorunda kaldım.”

T.Ç. daha sonra hukukçu bir ahbabına danıştığını, kendisine “Sürekli para vermekle bu işler olmaz, belediye yolu açmak zorunda, şikâyetçi ol” denildiğini ve bunun üzerine Niyazi Atare’den şikâyetçi olduğunu anlatıyor.

Paranın kalan kısmını ödemek üzere Niyazi Atare ile buluştuğunu, parayı verdiği anda da bilinen operasyonun gerçekleştiğini söylüyor.

Anlatılan ve iddianamede geçen ifade bu. Elbette bunun detayları başka bir yazıda ayrıca ele alınabilir. Ancak burada ilginç bir ayrıntı var.

İhbarcı T.Ç.’nin, kat karşılığı sözleşme yaptığını iddia ettiği taşınmazın sahibi Y.A. ise ifadesinde şunları söylüyor:

“Ben T.Ç.’yi olaydan bir yıl önce tanıdım. Şahıs bana emlakçı olduğunu söyledi. ‘Senin arsaya kat karşılığı müteahhit bulabilirim’ dedi. Tanışmamızdan 3 veya 4 ay sonra T.Ç. beni aradı ve H.Ç. adlı müteahhitle beni tanıştırdı. H.Ç. ile kat karşılığı sözleşme yaptık. Yolun açılması için DSİ’ye ve mahkemeye ben başvurdum, dava devam ediyor. Niyazi Atare’yi Bodrumlu olduğu için isim olarak bilirim, kendisini tanımam.”

Taşınmaz sahibiyle kat karşılığı sözleşme yapan müteahhit H.Ç. ise ifadesinde şunları söylüyor:

“Ben T.Ç. ile aynı ofisi ortak kullanırım. Kendisi kat karşılığı arsa bulduğunu söyledi. Arsa sahibi ile tanıştırdı. Arsa sahibi yol sorunu olduğu bilgisini verdi. Ben de, ‘Yol sorununu çözerseniz işi yaparım’ dedim. Arsa sahibi, avukatım aracılığıyla gerekli başvuruları yaptı. Sözleşme yaptık. T.Ç. bu süreçte arsa ile ilgileniyordu ancak ne tür işlem yaptığını bilmiyorum. Konuyu olayın olduğu gün medyadan öğrendim. Konu hakkında başkaca bilgim yok.”

Şüpheli İ.Ç. ise taşınmazın ruhsat işini, işi gereği takip ettiğini, bunu Niyazi Atare üzerinden yaptığını, yapı ruhsatının alınmasına rağmen kendi 80 bin lira danışmanlık ücretini alamadığını ve olayda adı geçen ihbarcı T.Ç.’yi tanımadığını söylüyor.

Olayla ilgili ifade veren projenin mimarı ise, İ.Ç.’nin alacağından dolayı T.Ç.’ye ulaşamadıklarını kendisini arayarak söylediğini, kendisinin de işin müteahhidine durumu bildireceğini ifade ettiğini ve bunu yaptığını söylüyor. Müteahhit H.Ç. de, T.Ç.’nin para işlerine baktığını ve ortağı olduğunu söylediğini aktarıyor.

Bir para alışverişinin rüşvet olabilmesi için öncelikle karşı tarafta kamu görevlisi sıfatı bulunması gerekir. Niyazi Atare, görev ve sıfatı bakımından kamu görevlisidir.

Ancak Niyazi Atare, Bodrum Belediyesi’nde sadece meclis üyesidir ve yürütmeye ilişkin doğrudan yetki ve sorumluluğu yoktur. Dosyada ve kamuoyundaki anlatımlarda zaman zaman “başkan vekilliği” ifadesi kullanılsa da, belediyede daimi ve müstakil bir “başkan vekilliği” makamı yoktur. Başkanın bulunmadığı veya görevi başında olmadığı durumlarda vekâlet edilmesi ayrı şeydir, buradan sürekli ve bağımsız bir icra yetkisi çıktığını söylemek ise ayrı şeydir.

Konu, bir parselde 6 daire yapılabilmesi için yol sorununun çözülmesi meselesidir. İşin maliyetine bakıldığında, iddia edilen rakam bu iş için oldukça yüksek görünmektedir.

Olaya konu olan yolun, Bodrum Belediyesi Fen İşleri Müdürlüğü tarafından açılabilmesi yasal olarak söz konusu dahi değildir. Çünkü parselde imar yolu ya da kadastral yol mevcut değildir.

Aynı zamanda bu parsele mevcut haliyle yapı ruhsatı da mevzuata göre düzenlenemez.

Mal sahibi “DSİ’ye dava açtım” diyor. Müteahhit “Yolu olmadan bu işi yapamam” diyor. Emlak danışmanı İ.Ç. ise “Yapı ruhsatını aldım” diyor.

İyi güzel de; arsa sahibi de, müteahhit de Niyazi Atare’yi tanımıyor.

İhbarcı T.Ç. ise ifadesinde sözleşmeyi kendisinin yaptığını, işin sahibinin kendisi olduğunu, sorunun çözülmesi için Niyazi Atare’ye 1 milyon lira rüşvet verdiğini ifade ediyor. Oysa arsa sahibi, sözleşmeyi H.Ç. ile yaptığını söylüyor.

İtirafçı işin sahibi değilse, ihbarcı bu parayı kimden ya da kimlerden alarak vermiştir? Kaynağı nedir?

Bu iddianamede olay bağlantıları eksik ya da bu eksiklikler yargılama sürecinde tamamlanacak.

Niyazi Atare’nin belediye içinde nüfuz kullandığı iddia edilse bile, bunun somut sonucu olarak baskı gördüğünü söyleyen, işlem yapmaya zorlandığını ifade eden ya da mağdur olduğunu ortaya koyan bir memur dosyada görünmemektedir. Başka bir deyişle, “nüfuz kullanıldı” denilse dahi, bu nüfuzun belediye bürokrasisi üzerinde fiilen nasıl bir baskı doğurduğu ve bu baskının kime yöneldiği dosyada açık değildir.

Yolun açılması için imar planı değişikliği gerekir. Mevcut haliyle, arsa üzerinde yapı yapılabilmesi için yola cepheli başka bir parselle birleştirilmesi ve diğer parsellerin maliklerinin onayı şarttır.

Olaya konu olan parsel imar sınırında kalmaktadır. 18. madde uygulama koşulları da mevcut değildir.

Basiretli bir iş insanı bunu önceden görebilmelidir. “Ben müteahhidim, emlakçıyım” diyen ihbarcının bunu bilmemesi hayatın olağan akışına terstir.

İş yapılmamış ve dava konusu olan bir yol varken, ortada “rüşvet verdim” diyen bir ihbarcı var. Ancak olayla ilgili hukuki bağlantısı dahi net değil.

Varın sonuca siz karar verin.

Niyazi Atare’nin ifadesinde dile getirdiği gibi, bu dosyada bir kumpas ihtimali bulunup bulunmadığını ortaya koyacak olan yer mahkemedir. Ancak mevcut tabloya bakıldığında, insanın aklına bu ihtimali getiren çelişkilerin hiç de az olmadığı görülmektedir.

Vesselam.

Devam edecek.

Niyazi Atare Dosyasında Kritik Açmaz: İddia Var, Delil Nerede?

ETİKETLER:
Yazarın Diğer Yazıları