Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Muğla
Parçalı Bulutlu
34°C
Muğla
34°C
Parçalı Bulutlu
Salı Parçalı Bulutlu
34°C
Çarşamba Parçalı Bulutlu
33°C
Perşembe Parçalı Bulutlu
33°C
Cuma Az Bulutlu
34°C

Sera Kadıgil Sordu: Sahiller İşletmelerin mi, Halkın mı?

TİP Milletvekili Sera Kadıgil, kıyı işgallerini TBMM gündemine taşıdı; ücretsiz kıyı alanlarını, denetimleri, yaptırımları ve tahsisleri Bakan Kurum’a sordu.

Sera Kadıgil Sordu: Sahiller İşletmelerin mi, Halkın mı?
A+
A-

Türkiye İşçi Partisi (TİP) İstanbul Milletvekili ve Parti Sözcüsü Sera Kadıgil, kıyı ve sahil şeritlerinin ticari işletmeler tarafından kullanılmasını Türkiye Büyük Millet Meclisi gündemine taşıdı.

Kadıgil, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum’un yanıtlaması istemiyle verdiği soru önergesinde; kıyıların oteller, beach club’lar, restoranlar ve benzeri işletmeler tarafından kapatıldığı, yurttaşların ücretsiz biçimde denize ulaşabilecekleri alanların giderek daraldığı yönündeki şikâyetlere dikkat çekti.

Önerge yalnızca Bodrum’u değil, Türkiye genelindeki deniz, göl ve akarsu kıyıları ile sahil şeritlerini kapsıyor. Ancak gündeme getirilen şezlong işgalleri, giriş ücretleri, asgari harcama koşulları ve kıyıya ulaşan yolların kapatılması gibi sorunlar, Bodrum’da da uzun süredir kamuoyunun gündeminde bulunuyor.

“Kıyılar herkesin eşit ve serbest kullanımına açık”

Anayasa’nın 43’üncü maddesi ile 3621 sayılı Kıyı Kanunu’nu hatırlatan Kadıgil, kıyılardan yararlanılmasında öncelikle kamu yararının gözetilmesi gerektiğini belirtti.

Kadıgil, bir kıyının kiralama, tahsis, kullanma izni veya irtifak hakkı yoluyla ticari bir işletmeye bırakılmasının, alanın kamusal niteliğini ortadan kaldırmadığını vurguladı.

Önergede, özellikle turizm bölgelerinde kıyıların şezlong, şemsiye, masa ve platformlarla büyük ölçüde kapatıldığı; yurttaşlara ücretsiz olarak havlu serebilecekleri alan bırakılmadığı ifade edildi. Denize erişimin giriş ücreti, şezlong bedeli veya asgari harcama koşuluna bağlandığı yönündeki şikâyetler de Bakan Kurum’a yöneltildi.

2002 ile 2026 arasındaki değişimi sordu

Kadıgil, 2002 ve 2026 yılları itibarıyla özel kişi ve şirketlerin kullanımına bırakılan kıyı alanlarının toplam büyüklüğünü ve sayısını sordu.

Bu alanların il ve ilçelere göre dağılımının açıklanmasını isteyen Kadıgil; kullanım hakkı verilen kişi veya şirketlerin, sözleşme sürelerinin, kullanım amaçlarının ve ödenen kira bedellerinin kamuoyuyla paylaşılmasını talep etti.

Önergede ayrıca Türkiye’nin adalar hariç yaklaşık 8 bin 592 kilometrelik deniz kıyısının ne kadarlık bölümünün otel, tatil köyü, beach club, restoran ve diğer ticari işletmeler tarafından kullanıldığı soruldu.

Ücretsiz alan için bir ölçü var mı?

Önergenin öne çıkan başlıklarından biri, ticari işletmelere kullandırılan kıyılarda yurttaşlara bırakılması gereken ücretsiz alanın ölçüsü oldu.

Kadıgil, Bakanlığa şu soruları yöneltti:

  • Ticari kullanıma bırakılan kıyıların ne kadarı, ücret ödemeyen ve işletmeden hizmet satın almayan yurttaşların kullanımına açıktır?
  • Yurttaşların ücretsiz kullanımına ayrılması gereken asgari bir oran, yüzölçümü veya kıyı uzunluğu bulunmakta mıdır?
  • İşletmelerin kıyının tamamını ya da büyük bölümünü şezlong ve benzeri ekipmanlarla kapatması, Kıyı Kanunu’nun “eşit ve serbest yararlanma” ilkesiyle bağdaşmakta mıdır?

Denetim, yaptırım ve ecrimisil soruları

Kadıgil, 2002–2026 yılları arasında kıyıların duvar, tel örgü, bariyer, turnike veya güvenlik görevlisiyle halkın erişimine kapatılması nedeniyle kaç denetim yapıldığını da sordu.

Önergede ayrıca;

  • Kaç işletme hakkında idari işlem uygulandığı,
  • Kıyı işgalleri nedeniyle kaç şikâyet alındığı,
  • Kaç ihlal tespit edildiği,
  • İzinsiz veya sözleşme sınırlarını aşan kullanımlar için ne kadar ecrimisil tahakkuk ettirildiği,
  • Aynı kıyıyı birden fazla yıl işgal eden kaç işletmenin bulunduğu,
  • Kaç işletmenin sözleşmesinin ya da kullanım izninin iptal edildiği

sorularına yanıt istendi.

“Türkiye Kıyı Envanteri oluşturulacak mı?”

Kadıgil’in son sorusu ise kıyıların kullanım durumunun kamuoyuna açık hâle getirilmesine yönelik oldu.

Bakanlığa; kiralanan veya tahsis edilen kıyıları, kullanım hakkının kime verildiğini, alanların büyüklüğünü, sözleşme sürelerini, ödenen bedelleri ve yurttaşların ücretsiz kullanımına bırakılan bölümleri gösterecek dijital bir “Türkiye Kıyı Envanteri” oluşturulup oluşturulmayacağı soruldu.