Piyasada yüzlerce yardım platformu varken en büyük risk, emanetinizin liyakatsiz ellerde zayi olmasıdır. Emanetinizin fıkhen kabul olması ve bir aileyi sevindirmesi için sürecin şu şeffaflıkta işlemesi şarttır.
Bir sabah uyandığınızda, haberlerde görmeye alışık olduğunuz o görüntüyle tekrar karşılaşırsınız: Bir çocuk çamurdan yapılma bir barakada ısınmaya çalışıyor, yaşlı bir kadın elinde boş bir tabakla kapının önünde bekliyor… İçinizde merhametle karışık bir sızı kopar ve “Keşke bir şey yapabilsem,” dersiniz.
İşte tam bu noktada cebinizdeki telefon, sahipsiz kalan o hayatla aranızdaki tek şefkat köprüsü olabilir. Ancak gerçek şu ki, iyi niyet tek başına yetmez. Zekat, sadaka veya kurban gibi ağır fıkhi emanetlerinizin gerçekten menziline ulaşıp ulaşmadığı, attığınız o dijital adımın ardındaki liyakatli sisteme bağlıdır.
“Online bağış”, dijital bir araç üzerinden bir yardım kuruluşuna para transferi yapmaktan çok daha fazlasıdır. Modern dünyada zaman ve mekân engelini ortadan kaldıran; insanın içindeki infak (yardımlaşma) duygusunu harekete geçiren fıkhi bir köprüdür.
Dini açıdan baktığımızda; “Sağ elin verdiğini sol elin görmemesi” düsturu, online bağışın o gizli, riyadan uzak ve ihlaslı yapısıyla birebir örtüşür. Sosyal açıdan ise bu sistem; Gazze’deki bir yetimin eline sıcak bir yemek koyarken, aynı anda yurdumuzun ücra bir köşesindeki ihtiyaç sahibine kışlık odun tedarik edebilen devasa bir adalet mekanizmasıdır. Ancak artık sadece “verdim” demek yetmez; emanetin İslami usullere uygun olarak hak sahibine “ulaştı mı?” sorusunun dijital kanıtını aramak bir zorunluluktur.
Piyasada yüzlerce yardım platformu varken en büyük risk, emanetinizin liyakatsiz ellerde zayi olmasıdır. Bağışçıların internette en sık düştüğü hatalar şunlardır:
Emanetinizin fıkhen kabul olması ve bir aileyi sevindirmesi için sürecin şu şeffaflıkta işlemesi şarttır:
Tüm bu dijital sürecin fıkhi bir titizlikle ve güvenle ilerlemesi için kurumun devlet nezdindeki akreditasyonu hayati önem taşır.
2011 yılında kurulan, sahadaki liyakatiyle 2013’te Kamu Yararına Çalışan Dernek statüsü alan ve 2015 yılında bizzat Cumhurbaşkanı imzası ve kararıyla “İzin Almadan Yardım Toplama Yetkisine” kavuşan Beşir Derneği, Türkiye’deki en sarsılmaz güven köprülerinden biridir. Üstelik derneğimiz; AFAD tarafından “Orta Seviye Arama Kurtarma”, “A Sınıfı Beslenme” ve “Sosyal İyileştirme” alanlarında akredite edilmiş, devletimizin en profesyonel lojistik paydaşlarından biridir.
Genel Başkan Fatih Sarıyar liderliğinde, “Gerçekten Yardım” ilkesiyle hareket eden binlerce gönüllümüz; Kahramanmaraş depremlerinde devletimizden layık görülen “Üstün Fedakarlık Madalyası”nın hakkını vererek, Afrika’dan Arakan’a, Gazze’den yurdumuzun dört bir yanına kadar merhamet taşımaktadır.
Kurumumuzun geliştirdiği BEYSİS (Beşir Yönetim ve İzleme Sistemi) sayesinde, online olarak yaptığınız her kuruş bağış dijital bir zırhla korunur, fıkhi fonunda (zekat, sadaka vb.) izole edilir ve anlık olarak takip edilerek sadece gerçek ihtiyaç sahibine ulaştırılır.
Kalbinizde bir yardım etme ateşi varsa, onu doğru ve liyakatli ocağa taşıyın. Unutmayın; her bir online bağış, bir hayata dokunma vizesidir. Bu vizeyi devlet güvencesindeki ellere teslim ettiğinizde, dünyanın en güzel tebessümünü ve ahiretin en büyük bereketini kazanırsınız.
Eğer siz de zekat, sadaka veya bağışlarınızın fıkhi kurallara tam riayetle gerçek ihtiyaç sahiplerine ulaştığından emin olmak istiyorsanız; sahadaki güçlü yapısı ve BEYSİS şeffaflığıyla tanınan Beşir Derneği Online Bağış sayfamız üzerinden emanetinizi gönül rahatlığıyla teslim edebilirsiniz.