Bitez’de Bodrum Belediyesi’ne ait halk plajının kaldırıldığı, aynı kıyı bandının özel plaj düzenlemesi için kullanılacağı iddiası tartışma yarattı. VERA Bitez’in “1.235 metrekare özel plaj alanı” tanıtımı kamuoyunda soru işaretleri doğurdu.
Bitez sahilinde, Bodrum Belediyesi’ne ait halk plajının bulunduğu alanın kaldırıldığı, aynı kıyı bandının ise özel plaj düzenlemesi için hazırlandığı iddiası tartışma yarattı. VERA Bitez projesinin kendi tanıtımında yer alan “özel plaj alanı”, “beyaz kum plaj”, “kabanalar” ve “özel sahil düzenlemesi” ifadeleri, kamuya ait kıyıların özel kullanım alanına dönüştürülüp dönüştürülmediği sorusunu gündeme taşıdı.
Bitez sahilinde daha önce Bodrum Belediyesi’ne ait halk plajı olarak kullanılan alanda bulunan yapıların kaldırıldığı görülüyor. Sahadan çekilen fotoğraflarda halk plajına ait kullanım alanlarının söküldüğü, kıyı bandında ise yeni bir düzenleme hazırlığı izlenimi veren çalışmaların bulunduğu dikkat çekiyor.
Bölgeyle ilgili iddialara göre, halk plajının bulunduğu kıyı bölümünün MUÇEV Turizm Ticaret A.Ş. üzerinden kiralandığı ve üçüncü kişilerin kullanımına açılacağı ileri sürülüyor.
İddia doğruysa, Bodrum Belediyesi’ne ait halk plajının kaldırıldığı alanda kamu kullanımı tasfiye edilmiş; aynı kıyı bandı özel plaj düzenine hazırlanmış olur.
VERA Bitez projesinin internet sitesinde yer alan tanıtımda, sahil ve plaj başlığı altında şu ifadelere yer veriliyor:
1.235 metrekare özel plaj alanı
Beyaz kum plaj
Kabanalar
Şezlong ve şemsiye alanları
Özel sahil düzenlemesi
Ayrıca projenin tanıtım görsellerinde kıyı bandında ahşap platformlar, kabanalar, şezlong alanları ve özel kullanım izlenimi veren sahil düzenlemeleri yer alıyor.
Bu ifadeler ve görseller, kamuya açık olması gereken kıyı alanının proje sakinlerine veya işletmeye tahsis edilmiş özel bir alan gibi pazarlandığı izlenimi yaratıyor.

Kamusal Alanda Peyzaj
Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 43. maddesine göre kıyılar devletin hüküm ve tasarrufu altındadır; deniz, göl ve akarsu kıyılarından yararlanmada öncelikle kamu yararı gözetilir.
3621 sayılı Kıyı Kanunu da kıyıların herkesin eşit ve serbest yararlanmasına açık olduğunu düzenler. Kıyı ve sahil şeritlerinden yararlanmada öncelik kamu yararıdır.
Kıyı Kanunu’nun Uygulanmasına Dair Yönetmelik ise kıyılarda duvar, çit, parmaklık, tel örgü, hendek, kazık ve benzeri engeller oluşturulamayacağını açıkça belirtir. Yönetmelikte kıyının herkesin eşitlik ve serbestlikle yararlanmasına açık olduğu vurgulanır.
Kıyı mevzuatı, uygulama imar planı olmadan kıyıda yapılabilecek unsurları son derece sınırlı tutar. Sabit olmayan duş, gölgelik, soyunma kabini, aralarında en az 150 metre mesafe olmak kaydıyla 6 metrekareyi geçmeyen büfe ve seyyar tuvalet gibi kullanımlar buna örnek gösterilir.
Bu düzenleme, kıyının geniş ölçekli özel plaj alanına çevrilebileceği anlamına gelmez.
6 metrekare büfe izni, 1.235 metrekare özel plaj düzenlemesi anlamına gelemez.
Bölgeyle ilgili eski imar planında, mülkiyetin ön kısmında kalan alanın yeşil alan olarak yer aldığı belirtiliyor. Ancak imar planının mahkeme tarafından iptal edildiği, bu nedenle bölgede geçerli bir plan bulunmadığı ileri sürülüyor.
Buna rağmen binaların önündeki sahil şeridinde peyzaj düzenlemeleri yapıldığı, kıyı hattının ise özel plaj düzenlemesi kapsamında değerlendirildiği iddia ediliyor.
Eğer söz konusu alan tapulu mülkiyet sınırı dışında kalıyorsa, peyzaj yapılması bu alanı özel mülke dönüştürmez. Kamuya ait yeşil alan, sahil şeridi veya kıyı bölümü, bir projenin bahçesi ya da özel kullanım alanı gibi değerlendirilemez.
Bitez sahilindeki tablo, kıyı hukukunun en temel ilkesini yeniden gündeme getiriyor.
Kıyı halkındır.
Halk plajı kaldırılıp aynı alan özel plaj vaadiyle pazarlanıyorsa, kamuoyuna açık ve belgeli yanıt verilmelidir.
Şezlong kiralanabilir, kıyı kiralanamaz.
Hizmet satılabilir, halkın denize erişim hakkı satılamaz.
Bodrum Belediyesi, MUÇEV ve ilgili kurumların bu konuda açıklama yapması bekleniyor.