Danıştay 4. Dairesi, Milas Kıyıkışlacık’taki İasos Yat Limanı projesi için verilen ÇED Olumlu kararını iptal eden mahkeme kararını bozdu.
Milas’ın Kıyıkışlacık Mahallesi’nde, İasos Antik Kenti yakınında yapılması planlanan “İasos Yat Limanı” projesine karşı açılan davada Danıştay 4. Dairesi, yerel mahkemenin iptal kararını bozarak davanın reddine hükmetti. Kararla birlikte, projeye ilişkin “ÇED Olumlu” kararı yeniden geçerli hale geldi.
Muğla Büyükşehir Belediyesi, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’nın 2024 yılında İasos Yat Limanı projesi için verdiği “ÇED Olumlu” kararının iptali istemiyle dava açmıştı.
Muğla 4. İdare Mahkemesi, projeye ilişkin çevresel değerlendirmelerde eksiklikler bulunduğu gerekçesiyle ÇED kararını iptal etmişti. Ancak Bakanlığın temyiz başvurusu üzerine dosyayı inceleyen Danıştay 4. Dairesi, yerel mahkemenin kararını bozdu ve davanın reddine karar verdi.
Danıştay 4. Dairesi’nin 26 Şubat 2026 tarihli kararında, bilirkişi raporlarında ortaya konulan eksikliklerin ÇED raporunu geçersiz kılacak nitelikte olmadığı değerlendirildi.
Kararda; atık yönetimi, deniz ekosistemi, trafik yükü ve meteorolojik veriler konusunda dile getirilen eksikliklerin, işlemi hukuka aykırı hale getirmediği görüşüne yer verildi. Çevresel etkilerin büyük ölçüde incelendiği ve alınacak önlemlerle olası etkilerin kabul edilebilir düzeyde tutulabileceği savunuldu.
Oysa yerel mahkemenin iptal kararına dayanak oluşturan bilirkişi değerlendirmelerinde; arıtma tesisi planlaması, zeytin ağaçları, deniz kirliliği riski, bakım ve onarım faaliyetlerinden kaynaklanabilecek kimyasal atıklar ile çekek yerinin çevresel etkileri konusunda önemli eksiklikler bulunduğu belirtilmişti.
Dosyada görevli Danıştay tetkik hâkiminin, uyuşmazlığın çözümü için yeni bir bilirkişi incelemesi yapılması gerektiği yönünde görüş bildirdiği belirtildi.
Buna rağmen Danıştay 4. Dairesi, yeni bir bilirkişi incelemesi yaptırmadan karar verdi. Oy çokluğuyla alınan karara bir Danıştay üyesi karşı oy kullandı. Karşı oyda, yerel mahkeme kararının bozulmasını gerektirecek bir neden bulunmadığı ve iptal kararının onanması gerektiği görüşü savunuldu.
Proje, antik Karia kentlerinden biri olan İasos’un yakınındaki Kıyıkışlacık koyunda planlanıyor. Yaklaşık 38 bin 500 metrekarelik kara ve deniz alanını kapsadığı belirtilen yat limanı ve çekek yeri projesi, yıllardır bölge halkının ve çevre savunucularının tepkisine neden oluyor.
Milaslılar, Muğlalı çevreciler ve İasos halkı, kıyı ekosisteminin, zeytinliklerin ve kültürel mirasın zarar göreceği endişesiyle projeye karşı çok sayıda eylem gerçekleştirdi; hukuki mücadele yürüttü.
İasos Mahalle Meclisi Derneği de Danıştay kararının ardından mücadeleyi sürdüreceğini açıkladı. Dernek Başkanı Hülya Scobie, bilirkişi raporlarının dikkate alınmamasına tepki göstererek kararın Anayasa Mahkemesi’ne taşınacağını duyurdu.
Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras da kararın ardından yaptığı açıklamada, yerel mahkemenin iptal kararına dayanak oluşturan bilirkişi raporlarında projenin çevre ve doğal varlıklar üzerindeki olumsuz etkilerinin ortaya konulduğunu belirtti.
Aras, Danıştay’ın yeni bir bilirkişi incelemesi yaptırmadan karar vermesini eleştirerek, doğal, kültürel ve çevresel değerlerin korunması için hukuki ve idari süreçlerin takipçisi olmayı sürdüreceklerini ifade etti.
Danıştay’ın kararı, İasos Yat Limanı projesi açısından önemli bir hukuki engeli kaldırdı. Ancak karar, bölgede yıllardır yürütülen çevre ve kültürel miras mücadelesini sona erdirmedi.
Binlerce yıllık geçmişe sahip İasos’un yanı başında planlanan bir yat limanı projesinde, bilirkişi raporlarında belirtilen çevresel risklerin “esasa etkili görülmemesi”, yalnızca Kıyıkışlacık halkının değil, Muğla’nın kıyılarına ve tarihine sahip çıkan herkesin önünde duran ciddi bir tartışma başlığı olarak kalacak.