Muğla Büyükşehir Reklam A.Ş.’nin açıklaması, reklam alanlarında haksız kazanç kabulünü, kamu zararı ihtimalini ve şirketin yetki tartışmasını gündeme taşıdı.
Reklamda Haksız Kazanç Kabulü: Yetkisiz Şirket “Asli Görev” Dedi
Muğla Büyükşehir Belediyesi’ne bağlı Muğla Büyükşehir Reklam A.Ş. tarafından yapılan açıklama, açık hava reklam alanlarıyla ilgili tartışmayı büyüttü.
Şirket açıklamasında, 2023 yılından bu yana yürürlükte olan mevcut reklam yönetmeliğinin değişmesi gerektiği, yönetmelikteki bazı izin koşulları ve tanımların açık hava reklamcılığında haksız kazanca ve yasa dışı uygulamalara yol açtığının tespit edildiği belirtildi.
Açıklamada, Muğla Büyükşehir Belediyesi’ne yapılan “kiralık reklam alanı oluşturma izni” başvurularında, reklam alanının büyüklüğüne göre yıllık 30 bin TL ile 200 bin TL arasında ödeme alındığı ifade edildi.
Aynı açıklamada, bu izni alan kişi ve kuruluşların söz konusu reklam alanlarını yıllık 3,5 milyon TL ile 9,5 milyon TL arasında değişen bedellerle üçüncü kişilere kiraladığı belirtildi.
Bu ifadeler, belediye eliyle verilen izinler üzerinden üçüncü kişilere haksız kazanç alanı açıldığının kabulü anlamına geldi.
Ancak tartışmanın en dikkat çekici noktası, bu açıklamanın belediye başkanlığı, belediye meclisi ya da ilgili daire başkanlığı tarafından değil, Muğla Büyükşehir Reklam A.Ş. tarafından yapılması oldu.
Yetki Belediyede, Açıklama Şirketten
Açık hava reklam alanlarının izinlendirilmesi, yönetmelik değişikliği, denetimi ve yaptırımı belediyenin kamu yetkisidir.
Belediye şirketleri ise kamu gücü kullanan idari makam değildir.
Buna rağmen Muğla Büyükşehir Reklam A.Ş. açıklamasında, açık hava reklamlarından elde edilen geliri olması gereken düzeye ulaştırmayı, yasal reklam alanları oluşturmayı ve kayıpları ortadan kaldırmayı “asli görevimizdir” sözleriyle duyurdu.
Çelişkiler…
Reklam yönetmeliğini şirket yapamaz.
İzin ve denetim yetkisini şirket kullanamaz.
Kamu adına yaptırım sürecini şirket işletemez.
Belediye gelirinin hangi yöntemle artırılacağına şirket karar veremez.
Buna rağmen şirket, belediyenin kamu yetkisi alanında kendisini asli görevli gibi konumlandırdı.
Haksız Kazanç Varsa, İzin Süreci de Sorgulanır
Açıklamada yer alan rakamlar, kamu zararı ihtimalini de gündeme taşıdı.
Belediye 30 bin TL ile 200 bin TL arasında bedel alırken, aynı alanların üçüncü kişiler tarafından milyonlarca liraya kiralanması, kamusal izinle oluşan ekonomik değerin özel kişilere aktığını gösterdi.
Bu tablo kendiliğinden oluşmadı.
Başvurular belediyeye yapıldı.
İzinler belediye tarafından verildi.
Bedeller belediye tarafından tahsil edildi.
Reklam alanları kullanıldı.
Üçüncü kişiler bu alanlardan milyonluk gelir elde etti.
Bugün aynı sistem için “haksız kazanç” deniliyorsa, geçmiş izinlerin kimlere verildiği, hangi alanları kapsadığı ve belediyenin bu süreçte nasıl denetim yaptığı açıklanmak zorundadır.
Kent Estetiği de İki Yıldır Belediyenin Sorumluluğundaydı
Şirket açıklamasında, bina dış cephelerinin reklam panosuna dönüştürülmesi ve ana yola cepheli LED reklam panoları da sorun olarak gösterildi.
Bu tespit, reklam meselesinin yalnızca gelir farkından ibaret olmadığını ortaya koydu.
Açık hava reklamları kent estetiği, görüntü kirliliği, trafik güvenliği ve kamusal düzenle doğrudan ilgilidir.
Eğer bina cepheleri reklam panosuna dönüştürüldüyse, ana yollara LED panolar yerleştirildiyse ve bunlar mevcut yönetmelik döneminde yaşandıysa, bu tablo iki yıldır belediyenin denetim alanındaydı.
Tablo Net
Muğla Büyükşehir Belediyesi düşük bedelle izin verdi.
Üçüncü kişiler aynı alanlardan milyonluk gelir elde etti.
Belediyeye bağlı şirket bunu haksız kazanç olarak açıkladı.
Aynı şirket, yetki alanı belediyeye ait olan reklam düzeninde kendisini “asli görevli” ilan etti.
Şimdi yönetmelik değişikliğiyle çözüm sunuluyor.
Ancak geçmiş izinlerin hesabı verilmeden, kamu zararı ihtimali araştırılmadan ve Muğla Büyükşehir Reklam A.Ş.’nin bu alanda hangi yetkiyle hareket ettiği açıklanmadan tartışma kapanmayacak.
Kamu yetkisinin belediye şirketi eliyle belirsizleştirilmesi ve geçmiş dönemde oluştuğu kabul edilen haksız kazancın hesabı verilmelidir.
Haksız kazanç varsa, yalnızca yönetmelik değiştirmek yetmez.