Bodrum’da kıyı işgalleri, doğa tahribatı, tarımsal alanlar ve çarpık kentleşme başlıklarında sahada yer alan Güney Şirin, Bodrum Kent Konseyi Başkanlığına aday oldu.
Bodrum Kent Konseyi seçim süreci, aday isimlerinden çok kentin geleceğine ilişkin birikmiş sorunları yeniden gündeme taşıdı.
Kıyı işgalleri, orman alanlarının tahribatı, zeytinliklerin ve tarımsal alanların baskı altına alınması, koyların yapılaşmaya açılması ve çarpık kentleşme, Bodrum’un uzun süredir çözülemeyen ana başlıkları arasında yer alıyor.
Bu başlıklarda sahada görünür olan, eylem organize eden, açıklama yapan ve kamuoyu oluşturmaya çalışan isimlerden biri de Güney Şirin oldu.
Şirin, Bodrum Kent Konseyi Başkanlığına adaylığını “Bodrum’dan vazgeçmiyoruz” sözleriyle duyurdu. Adaylık açıklamasında Karya’dan bugüne uzanan doğal, kültürel ve tarihsel mirasın korunmasına vurgu yapan Şirin, Bodrum’un kıyılarının, ormanlarının, zeytinliklerinin, koylarının ve ortak yaşam alanlarının daha fazla talan edilmesine izin verilmemesi gerektiğini belirtti.
Güney Şirin’in adaylık metninde öne çıkan vurgu, Kent Konseyi’nin yalnızca toplantı yapan bir yapı değil; kentte yaşayanların söz, karar ve denetim hakkını güçlendiren bir platform olması gerektiği yönünde.
Şirin, açıklamasında Bodrum’a ilişkin kararların kapalı kapılar ardında değil, şeffaf, katılımcı ve demokratik süreçlerle alınması gerektiğini ifade etti.
Bodrum’da özellikle sahil işgalleri konusunda yapılan eylemlerde Güney Şirin’in adı uzun süredir öne çıkıyor. Özgür Kıyılar Platformu Sözcüsü olarak yaptığı açıklamalarda, geçen yıl Bodrum sahillerinde 18 eylem yaptıklarını, işgaller sona erene kadar mücadeleyi sürdüreceklerini söylediği yerel basına yansımıştı.
Kalyon arsası ve kıyı alanlarına ilişkin tartışmalarda da Özgür Kıyılar Bodrum İnisiyatifi’nin açıklamalarıyla kamuoyuna çağrı yapılmış, “beton lobisinin değil halkın sesine kulak verin” denilerek Bodrum’daki yapılaşma baskısına dikkat çekilmişti.
Bu tablo, Güney Şirin’in adaylığını sıradan bir seçim başvurusu olmaktan çıkarıyor. Çünkü Kent Konseyi başkanlığı, yalnızca temsil makamı değil; kentin sorunlarını takip edebilen, gerektiğinde sahaya inebilen, kurumları harekete geçmeye zorlayabilen bir sorumluluk alanı.
Bodrum Kent Konseyi’nin çalışma yönergesinde de kuruluş amacının, kent yaşamı ve ortak karar süreçleriyle ilgili katılımcı bir zemin oluşturmak olduğu belirtiliyor.
Bu açıdan bakıldığında Güney Şirin’in kıyı işgalleri, doğa tahribatı, tarımsal alanların korunması ve çarpık kentleşme başlıklarındaki saha geçmişi, adaylar içinde ayrı bir yerde durmasını sağlıyor.
Adaylık görselinde yer alan şu ifadeler de kampanyanın ana çizgisini ortaya koyuyor:
Emek için.
Ekoloji için.
Demokrasi için.
Yaşamı savunmak için.
Bodrum’da Kent Konseyi’nin etkili olabilmesi, yalnızca genel kurulda seçilecek isimle değil, o ismin kentin yakıcı sorunlarına ne kadar temas ettiğiyle de ilgili olacak.
Bu nedenle Güney Şirin’in adaylığı, Bodrum’un kıyılarına, doğasına, tarımsal alanlarına ve ortak yaşam hakkına sahip çıkan kesimler açısından dikkatle değerlendirilmesi gereken bir adaylık olarak öne çıkıyor.