Milas İkizköy Akbelen’de acele kamulaştırma sonrası keşif süreci başladı. Köylüler tepki gösterdi, AYM’ye çağrı yaptı.
Muğla’nın Milas ilçesine bağlı İkizköy Akbelen bölgesinde acele kamulaştırma kararının ardından başlatılan keşif süreci, köylülerin tepkisini büyüttü. Parsellere yönelik bilirkişi incelemeleri jandarma eşliğinde sürerken, köylüler sürecin durdurulması için çağrı yaptı.
İkizköy Mahalle Muhtarı Nejla Işık, acele kamulaştırma kararının ardından açılan el koyma davaları kapsamında keşif sürecinin başladığını açıkladı. Bilirkişi heyetinin sahada inceleme yaptığını belirten Işık, sürecin geri dönüşü olmayan bir noktaya ilerlediğini ifade etti.
Köylüler, Akbelen girişinde toplanarak sürece tepki gösterdi. Yapılan açıklamalarda, kamulaştırma kararının iptali için açılan davaların hatırlatıldığı ve bu işlemlerin kabul edilmediği vurgulandı. Bölge halkı, dayanışma çağrısında bulundu.
TBMM Sanayi ve Enerji Komisyonu Başkanı Mustafa Varank’ın bölgeye yaptığı ziyaret de tartışmaları büyüttü. İkizköy Çevre Komitesi, ziyaretin köy halkına haber verilmeden gerçekleştirildiğini belirterek, bunun “köylüyü dinlemekten çok bir görüntü verme amacı taşıdığı” görüşünü dile getirdi.
Köylüler, maden faaliyetleri ve kamulaştırma kararlarının yaşam alanlarını tehdit ettiğini belirterek, zeytinliklerin ve tarım alanlarının korunması gerektiğini vurguladı. Açıklamalarda, sürecin yalnızca hukuki değil, aynı zamanda yaşam hakkı meselesi olduğu ifade edildi.
Bölge halkı, 1 Nisan 2026’da Anayasa Mahkemesi önünde eylem yapacaklarını duyurdu. Danıştay ve AYM’ye “yürütmeyi durdurma” çağrısı yapılırken, sürecin acil şekilde durdurulması talep edildi.
Muhtar Nejla Işık, keşif sürecine ilişkin köy halkına ve avukatlara yeterli bilgilendirme yapılmadığını öne sürdü. Sürecin “yangından mal kaçırır gibi” yürütüldüğünü ifade eden Işık, köylülerin mağdur edilmemesi gerektiğini söyledi.
Akbelen dosyası artık sadece bir çevre meselesi değil, aynı zamanda ciddi bir hukuk ve mülkiyet krizi haline gelmiş durumda.
Acele kamulaştırma kararları ile sahadaki fiili uygulama arasındaki hız farkı, yargı süreci sonuçlanmadan fiili durum yaratıldığı eleştirilerini güçlendiriyor.
Bu süreçte belirleyici olan, Danıştay ve Anayasa Mahkemesi’nin vereceği kararlar olacak.
Kaynak: anterhaber.com