DOLAR
45,0661
EURO
52,9430
ALTIN
6.665,07
BIST
14.329,34
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Muğla
Az Bulutlu
24°C
Muğla
24°C
Az Bulutlu
Çarşamba Az Bulutlu
24°C
Perşembe Az Bulutlu
23°C
Cuma Hafif Yağmurlu
19°C
Cumartesi Hafif Yağmurlu
14°C

Muğla’ya Soralım: Miras mı Kondu, Miras mı Vurdu?

A+
A-

Muğla’ya Soralım: Miras mı Kondu, Miras mı Vurdu?

Muğla’da siyaset, kendi kuyruğunu kovalayan bir kedi gibi; çok hareket var ama ilerleme sıfır. Sahnede aynı oyun, dekorda aynı toz, kuliste aynı fısıltılar… Sadece ışıkçı değişmiş, spotlar Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras’ın üzerinde.

Ahmet Başkan konuşuyor; sanırsınız ki Muğla dün sabah keşfedildi. Ama biraz kulak kabartınca o tanıdık melodi yükseliyor: “Liyakat, MUSKİ, kadrolar, teknik yetersizlik, bürokratik gülümsemeler…”

Efendiler, biz bu filmi izledik! Hem de siyah-beyaz döneminden beri. Siyasette buna “Temcit Pilavı” denir, üstelik bizimkisi pişmiş aşa tekrar tekrar su kata kata artık pirinçler liyakat tartışmasından lapa hamura dönmüş.

Kim Bu “Geçmiş Dönem”?

Başkan diyor ki: “Geçmiş dönem MUSKİ liyakatsizdi.”
Hoppala!
Şimdi durup düşünelim. Bu “geçmiş dönem” dediğimiz yer, paralel evrende başka bir partiye mi aitti? Hayır. Başkan Osman Gürün’ün hükümranlığıydı. Çok tatlı bir meclis üyenizin özgeçmisinden alıntıyla “Sayın Partinizin” dönemidir yine! Hani şu genel merkezden “teşekkürnamelerle”, “başarı plaketleriyle” uğurlanan dönem. Daha dün gibi o miting, o sahne, Osman Başkanın elini havaya kaldıran CHP Lideri Özel’in övgü dolu sözleri. Gerçekten liyakatsiz bir döneme mi aitti? Zaman zaman sayın partinizde liyakatsizlik de övgü alır mıydı? Bu konuyu bugün tartışmaya açan kim ?

Şimdi aynı partinin kürsüsünden, aynı koltuğun tozunu alırken “burada liyakat yoktu” demek… Bu bir siyasi yüzleşme mi, yoksa “hafıza silme” tuşuna yanlışlıkla basmak mı? Hem alkışlayıp hem “aslında içerisi dökülüyordu” demek; kahkaha atarken aynı zamanda hıçkıra hıçkıra ağlamak gibi bir şey. Kabusla komedi aynı cepte, bozuk para gibi birbirine sürtünüyor.

Paramız Var Ama “Bürokrasi” Bize Engel!

Gelelim o meşhur savunmaya: “Paramız var ama bürokratik engeller var.” Ah be Başkan! Eskişehir’in ayazında üniversite okumuş, Yılmaz Büyükerşen’in “bozkırdan vaha yaratma” mucizesini yerinde izlemiş bir yurttaş olarak sormazlar mı: Büyükerşen engelleri aşmak için belediyeye tünel mi kazdı? Hayır. O, “sistem çalışıyor” dedi, “ben yapıyorum” demedi. Aranızdaki en büyük fark bu sanırım!

Eğer kasanızda 2.7 milyar TL varsa ve MUSKİ 80 milyon dolarlık bir ejderha gibi altınların üzerinde yatıyorsa; sorun bürokrasi değildir. Sorun, o parayı hangi “öncelikli” heykele ya da hangi “acil” park tadilatına yatıracağınız arasındaki kararsızlıktır. Bürokrasi, iş bilmeyenin karşısında devleşen bir canavar; iş bilenin elinde ise uslu bir memurdur. Biz Yılmaz Hocamızdan böyle gördük. Engel dışarıda değil, koridorun sonundaki o kapalı kapıların ardında büyüyor. Bu arada bahsettiğiniz bürokrasi, teşekkür üstüne teşekkür ettiğiniz aynı bürokrasi mi?

Bodrum’da Borçlardan Gözümüzü Açamıyoruz, Muğla’da Paramız Var Bürokratik Engele Takılıyoruz!

Bodrum’da belediye başkanıyken başka bir şarkı, Muğla Büyükşehir’de başka bir türkü…

Osman Gürün’ün kasasıyla övünüp, Osman Gürün’ün kadrosuna “liyakatsiz” demek; babasından kalan yalıda oturup, “babam da hiç hesap bilmezdi” diye hayıflanan mirasyedi şaşkınlığına benziyor. Bence bu tablo dostu ağlatır, düşmanı söyletir.

Son Kararı Duymak İsteriz: Selef Döneminden Yük mü Aldınız Güç mü?

CHP, ulusalda liyakat bayrağını en yükseğe dikmeye çalışırken, Muğla’dan “içeriden gelen” bu liyakatsizlik feryadı kime yarar? Rakip partiye malzeme mi, yoksa kendi bindiği dalı testereyle nazikçe kesmek mi?

Siyaset bazen susunca devleşir, bazen de konuşunca kendi zeminini oyar.

Şimdi en sade, en ironik haliyle soralım:

Ahmet Başkan; bu miras size yük mü getirdi, yoksa size güç mü bahşetti?

Bir karar verin.

Zira sizin bu “ne yardan ne serden” halleriniz, yakında partinizin sırtına en büyük liyakat yükü olarak dönecek gibi duruyor. Sizce CHP’nin üstünde bu ara yeni yük taşıyacak hal var mı?

Haydi selametle…

ETİKETLER: